Connect with us

Gündem

Bakan Ersoy: Birkaç hafta içinde trafiğin bütün ülkelerle açılacağını düşünüyorum

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yurt dışı turizmin yeniden başlamasıyla ilgili açıklamalarda bulunarak, 1 hafta, 10 gün içinde çok önemli gelişmeler olacağını, birkaç hafta içinde trafiğin bütün ülkelerle başlayacağını düşündüğünü söyledi.

Published

on

By

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Antalya’da Güvenli Turizm Sertifikası Programı kapsamında 51 ülkenin büyükelçisi ve özellikle Avrupa’dan uluslararası basın temsilcilerinin katıldığı tanıtım programı kapsamında ve uluslararası turizm hareketliliğiyle ilgili genel değerlendirmede bulundu.

Uluslararası hava trafiğini tekrar başlatabilmek açısından bir program dahilinde aşamalı faaliyetler gerçekleştirildiğini belirten Bakan Ersoy, “Bunlardan sonuncusu da yoğun olarak turist trafiği sağlayan ülkelerin büyükelçileriyle Türkiye’nin 1 Haziran itibarıyla hayata geçirdiği Sağlıklı Turizm Sertifikası’nın tanıtımı için Antalya daveti oldu. Bu bağlamda hem sertifikasyonun uygulamalarını yerinde deneyimleme şansına sahip oldular hem de önlemlerin gerçekten ne kadar düzenli şekilde çalıştığını görme fırsatı buldular” dedi.

Konuştuğu büyükelçilerin çoğunlukla beklentilerin çok üzerinde sertifikasyon programıyla karşılaştıklarını anlatan Bakan Ersoy, “Özellikle yabancı basın mensupları da kendi ülkeleriyle de bu sertifikasyon programının detaylarının paylaşılmasını, bu tarz önlemler ve denetimlerin yapılmasını istiyor. Zaten biz bu programı özellikle uluslararası sertifikasyon firmalarını da dahil etmiştik. 50’den fazla ülkede örgütlü firmalar. Bu firmalarla bağlantıya geçerlerse programın detaylarını alabilirler” diye konuştu.

‘SERVİS VE HİJYEN STANDARTLARININ AŞAMALI YÜKSELTİLMESİ GEREK’

Sertifikasyon programının pandemi gerekçesiyle başladığı ve 132 ana kuraldan oluştuğunu söyleyen Ersoy, “Pandemiden sonra da bazı kurallar çıkartılarak veya bazı yeni kurallar eklenerek bu sertifikasyon programını bakanlık olarak devam ettirmek istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin 2023 hedefleri içerisinde öncelikle nitelikli turizm olacak ve nitelikli turist için de servis ve hijyen standartlarının her yıl aşamalı yükseltilmesi gerekiyor. Bu bağlamda sertifikasyon programı en tutarlı ve kontrollü şekilde bu hedeflerimize ulaşmamız için gerekli olan sonucu sağlıyor” dedi.

Turistlere uygulanacak sigorta sisteminin çok basit ve Avrupa’daki emsalleriyle karşılaştırılınca oldukça cazip olduğunu kaydeden Ersoy, “2 bin euro ile 7 bin euro arasında limitleri var. Çok düşük bir sigorta paketi de alabilirsiniz 13-15 euro gibi. Birazcık daha yükseltip 23 euroluk bir sigorta için 7 bin euroya kadarki haftalık konaklamalar için tedavi limit sigortası yaptırabilirsiniz. Bu sigortanın sebebi bazı ülkelerin sigortaları pandemide geçerli olmuyor. Bizde en ufak bir risk almasın, diye internet üzerinden rahatlıkla satılabilecek” diye konuştu.

1 TEMMUZ’DA ERİŞİME AÇILACAK

Türkiye’yi yoğun satan tur operatörleri veya seyahat acentelerinin sistemlerine link vererek çok rahat bir şekilde sigorta erişimlerinin 1 Temmuz itibarıyla sağlanacağını söyleyen Ersoy, “Bakanlık ve TGA sitelerinden de erişilebilecek. Zaten Türkiye’de herhangi bir devlet hastanesine gittiğinizde öncelikle sizi kabul ediyorlar ve tedavi sürecinizi başlatıyorlar. Sonrasında ödeme şartları ve koşulları konuşuluyor. Ama zaten bir ülkeye gelen bir turist açısından 13-23 euro arasında bir sigorta limiti hiçbir şey değil, bir öğle yemeği fiyatı gibi düşünebilirsiniz. O yüzden bu sorunu rahatlıkla çözdük diyebilirim” dedi.

2021’E ERKEN REZERVASYONLAR BAŞLADI

Almanya’nın seyahat uyarısının politik veya ekonomik gerekçelerle olabileceğine dikkat çeken Ersoy, “Corona virüsü ikinci dalgası ekovirüs şeklinde geliyor ve o yüzden her ülke kendince bazı önlemler almak istiyor. Avrupa ülkeleri de sonuçta paranın Avrupa sınırları içinde kalması için bir önlem almış olabilir. Bunu dolaylı bir şekilde yapıyor, açıkça söyleyemiyor olabilirler. Ama Avrupa ülkelerinin halkları özellikle Türkiye’deki tatili çok özledi. Bize gelen talepler ve Türkiye’ye gelme isteklerinden çok net belli oluyor. Şu anda 2021 için erken rezervasyon çok daha erken başladı. 2020’de tatile çıkmaktan vazgeçen birçok turist şimdiden 2021 için Türkiye’ye erken rezervasyon yaptırmaya başladı” diye konuştu.

‘1 HAFTA 10 GÜN İÇİNDE ÖNEMLİ GELİŞMELER OLACAK’

Avrupa ülkeleriyle görüşmelerin sürdüğünü, birçoğunun da zaten hava trafiğini yavaş yavaş açmaya başladığını kaydeden Bakan Ersoy, “Özellikle tarifeli seferler açılmaya başladı. 1 hafta 10 gün içinde çok önemli gelişmeler olacağını düşünüyorum. Aşamalı bir şekilde açılır, diye düşünüyorum. Ama biz yaptığımız çalışmaların etkinliklerini bizzat yerinde görmeleri için büyükelçilerini ve Avrupa basınını da ülkemize davet ettik. Buradaki en büyük amacımız Avrupa’yla kıyaslandığı, karşılaştırıldığında Türkiye’deki standartların, tedbirlerin en üst seviyede olduğunu, hatta birçok Avrupa ülkesiyle karşılaştırılamayacak kadar iyi olduğunu göstermek için yaptık bu etkinliği. Onlar da söylüyor, beklentilerinin çok üzerinde bir sistemle karşılaştık diye. Sonuçta birkaç hafta içinde trafiğin bütün ülkelerle başlayacağını düşünüyorum” dedi.

‘VAKA SAYILARI DÜNYA ORTALAMASININ ÇOK ALTINDA’

Turizm destinasyonları Antalya, Muğla ve Aydın gibi illerde vaka sayılarının dünya ortalamasının çok altında olduğunu da belirten Ersoy, “Avrupa ortalamasını hiç tartışmıyorum bile. Antalya’da toplam vaka sayısı 500’ün, Muğla ve Aydın’da 300’ün altında. Günlük vaka sayıları Ege’de 3, Antalya’da 5 civarında. Hastane altyapımız da çok iyi ve hastanelerimiz de boşaldı. Ortada bir vaka da kalmadı. O yüzden gerçekleri herkes görecek veya görmezlikten gelemeyecek. Turizm hareketleri başladı. Kastımız sadece kıyı turizmi değil. Karadeniz’de Trabzon’da da çok düşük, İç Anadolu ve kampanyada zaten iç turizm başladı. Haziran, temmuz, ağustos denilince deniz, kum, güneş akla geliyor. Özellikle butik otellerde hafta sonları çok ciddi doluluklar görüyoruz. İç hareketlilik başladı ve dışarıdaki hareketliliğin de başlatılmasıyla turizm potansiyellerini tekrar hayata geçirmek” diye konuştu.

‘OTELLERİN YÜZDE 50’Sİ AÇILIRSA BAŞARI’

Hedeflerle ilgili rakam konusunda, 1 hafta, 10 gün sonra uluslararası trafiğin ülke bazında netleşeceğini kaydeden Ersoy, “Gerçekleştikten sonra daha gerçekçi rakamlar verilir ama görünen köy de kılavuz istemiyor. Sonuç olarak bu sene ille bir başarı ölçütü yapacaksak mevcut otellerimizin yarısını hayata geçirebilirsek başarılı bir sonuç elde etmiş oluruz. Zaten bu sene kimsenin ne rakam ne maliyete takıldığını da düşünmüyorum. Bu sene önemli olan hareketi tekrar başlatabilmek, personelin bir kısmını tekrar istihdama alabilmek, en azından 2021 erken rezervasyonları şimdiden başladığı ve veriler de çok iyi gittiği için 2021 için hızlı bir düzeltme olacağını Türkiye açısından düşünüyorum” dedi.

‘AÇIK BÜFE DEVAM EDİYOR, BAZI DÜZENLEMELER YAPILDI’

Otellerde yeni süreçte her şey dahil ve açık büfe sistemin devam edeceğini; ancak bazı düzenlemeler yapıldığını dile getiren Bakan Ersoy, şöyle konuştu:

“Eskiden açık büfeden siz kendiniz alıyordunuz, büfe aynı zenginliğiyle ve yoğunluğuyla duruyor. Şimdi bir camekanın arkasında duruyor ve aşçı sizin istediğiniz kadar tabağınıza koyuyor. Tek değişen bu, sunum şekli değişti, başka bir şey değişmedi. Özellikle o yüzden bu kadar yabancı misafiri Antalya’ya davet ettik. Artı alakart servislerinin artması da aslında kaliteli turizm açısından bir niteliktir. Herhangi bir fiyat farkı ödemeden bu servisi almak da turistler açısından bir avantaj. Normalde alakart servisler de ekstra fark ödemeniz gerekiyordu. Şimdi Covid sebebiyle otelci arkadaşlarımız bunların maliyetlerini üstleniyor ve herhangi bir fiyat farkı artışı yapmadan bu servisi yapmaya başladı.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Eliaçık’tan Ayasofya önerisi: Cuma günü Müslümanlar, pazar günü Hristiyanlar kullansın

Ayasofya’nın Danıştay kararı ile cami olarak ibadete açılmasını değerlendiren ilahiyatçı İhsan Eliaçık ‘Cuma günü Müslümanlar, pazar günü Hristiyanlar kullansın’ önerisinde bulundu.

Published

on

By

Artı TV’de yayınlanan Haber Aktüel programına bağlanan televizyonun programcısı ilahiyatçı İhsan Eliaçık, Danıştay’ın Ayasofya kararını değerlendirdi. İslamiyet’te fetih adı altında işgalin olmadığına dikkat çeken Eliaçık, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek parti açıklamalarına da değindi.

‘BUGÜN DE TEK ADAM YÖNETİMİ VAR’

Türkiye’de mevcut durumda tek parti ve tek adam yönetiminin olduğunu söyleyen Eliaçık, “Ayasofya’nın cami yapılması cumhurbaşkanı tarafından ‘tarihe ihanetin giderilmesi ve bir hakkın yerine getirilmesi’ olarak ifade edildi. Tek parti döneminde alınan kararın müze yapıldığı söylendi, ancak aynısı yine yapılıyor. Bugün de tek parti yönetimi ve tek adam yönetimi var” ifadelerini kullandı.

‘İSLAMİYET’TE İŞGAL YOKTUR’

Farklı inançların mabetlerinin cami olarak kullanılmasının inançlara saygısızlık olduğunu dile getiren Eliaçık, İslam tarihine dair şu eleştirilerde bulundu:

“Tarihi geriye doğru saramayız, ancak yönünü değiştirebiliriz. İslam tarihinden günümüze doğru yanlış akıp gelen bir tarih var. Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar Müslümanlık adına ortaya çıkmış imparatorluklardır. Bunlar bölgelerinde yaşayan diğer dinlerin, halkların ve mezheplerin ülkelerini ele geçirip, mabetlerini onlara sormaksızın camiye çevirmişlerdir. Bu tarih yanlıştır, çünkü İslamiyet’te fetih adı altında işgal etmek diye bir şey yoktur. İnsanların mabetlerini camiye çevirmek onlara bir saygısızlıktır.”

‘ŞU ANDA FATİH’İN DÖNEMİNDE DEĞİLİZ’

Dinler ve mezhepler arası savaşların sona erdirilmesi ve barış mesajı verilmesi için Müslüman ve Hristiyanların Ayasofya’yı birlikte kullanabileceğini söyleyen Eliaçık, “Şu anda Fatih’in döneminde değiliz, yeni bir çağdayız ve yanlış akıp gelen tarihin akışını değiştirmek zorundayız. Dinler arasında ve mezhepler arasındaki savaşları sona erdirmek ve barış süreci açmak gerekiyor. Özü itibariyle müze olarak kalmak şartıyla, haftada iki gün cuma günü Müslümanlara, pazar günü de Hristiyanlara tahsis edilmeliydi. Bu dünyaya barış mesajı verir ve eski çağların bittiğini ve yeni bir dönemin başladığını ifade ederdi” önerisinde bulundu.

‘EN ZOR ANINDA AÇTI, ONU KURTARMAYACAK’

Ayasofya’nın ibadete açılması kararının siyasi olduğunu ve iktidar partisi AKP’nin çökmeye başladığını söyleyen Eliaçık, seçmenin cami kararı sonrası fikrinin değişmeyeceği görüşünü savundu. İktidar partisi lideri Erdoğan’ın Ayasofya kararını en zor ana sakladığını dile getiren Eliaçık sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meselenin dini boyutuna bakıldığı zaman camiye ihtiyaç yoktu. Caminin kilise yapılması, kilisenin cami yapılması doğru değildi. Bizden önce buralarda yaşayanlar yapmış bizler de böyle bir tarihi devralmışız. Devraldığımız tarihin yönünü değiştirerek barışa bakmalıydık, ancak bu karar ile tarih tekrar ettiriliyor. Hiçbir faydası yok, sadece iktidar partisinin çekirdek tabanının biraz toparlanmasına yarar. Halktan oy almaya bile yaramaz. Çünkü “Cami olsun” diyenlerin oranı yüzde 48’i geçmiyor.

İktidar partisinde parçalanma ve çözülme yaşanıyor. Üçüncü parti yolda, hatta dördüncü için bile hazırlık yapılıyor. Moral olarak parçalanmış haldeler. Bana göre iktidar partisi lideri Ayasofya’yı en sona sakladı. En zor anında açtı, ancak bu onu kurtaramayacak. Ayasofya’yı açtı diye de insanlar oy verecek değiller. Bunu bir siyaset malzemesi ile olarak epeyce kullanacaklar. Lazer ışıkları ile gösterecekler, Avrupalıların iddialarına cevaplar verecekler, “tek parti dönemi camileri ahır” yaptı diyerek bir süre daha götürecekler, ama bu yolun sonu yok.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Almanya’da koronavirüs aşı testine gönüllü denek akını

Tübingen’de yürütülen koronavirüs aşı çalışmalarına katılmak için 4 bin kişi gönüllü denek olarak başvurdu. Araştırma yöneticisi, böyle bir “lüks” ile daha önce karşılaşmadıklarını söyledi.

Published

on

By

Almanya’daki Tübingen Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yürütülen yeni tip koronavirüs aşısının klinik deneylerinde katılmak için yaklaşık 4 bin kişi gönüllü denek olarak başvuruda bulundu.

Araştırma yöneticisi Prof. Dr. Peter Kremsner, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, “Daha önce hiçbir klinik çalışmada karşılaşmadığımız bir lüks içerisindeyiz. Normalde harıl harıl denek aramak zorunda kalırız” diye konuştu.

Şu ana kadar yaklaşık 50 kişiye yapılan aşının toplamda 168 kişi üzerinde denenmesi planlanıyor. Aşı denemesi Almanya’nın Tübingen, Hannover ve Münih kentlerinin yanı sıra ve Belçika’nın Gent şehrinde yapılacak. “Birinci evre” çalışmalarında olumlu sonuç elde edildiği takdirde, çalışmalar daha fazla kişiyle yürütülecek.

Yan etki tespit edilmedi

Tübingen Üniversitesi’ndeki klinik çalışma, Haziran ayı ortasında başlamıştı. Çalışma kapsamında Alman biyoteknoloji firması CureVac’ın geliştirdiği aşının insanlar tarafından tolere edilip edilemeyeceği araştırılıyor. Araştırma yöneticisi Peter Kremsner tarafından aktarılan bilgilere göre, henüz herhangi bir yan etki gözlemlenmiş değil. “Şu ana kadar her şeyin yolunda olduğunu” belirten Kremsner, olumlu veya olumsuz herhangi bir sarsıcı keşfin söz konusu olmadığının altını çizdi.

Kremsner, klinik testlerin başlatılmasının ardından Haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada da, ilk sonuçların iki ay içinde alınabileceğini söylemişti.

Yapılan çalışmalarda, “mRNA” adı verilen aşı maddesi kullanılıyor. mRNA, insan vücudunun protein üretim sürecinde rol oynayan, bir tür haberci molekül.

CureVac firması, ABD Başkanı Donald Trump’ın firmanın geliştirdiği aşının haklarını satın almak istediği iddialarıyla gündeme gelmişti. Olay Almanya ile ABD arasında gerginliğe neden olmuş, Alman Ekonomi Bakanı Peter Altmaier “Almanya satılık değildir” açıklamasında bulunmuştu. Daha sonra Alman hükümeti, CureVac’a hissedar olmuştu.

CureVac, Mainz merkezli Biontech’in ardından koronavirüs aşısı için izin alan ikinci Alman firması.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kovid-19’dan iyileşenlerin sayısı 7,5 milyonu geçti

Koronavirüs salgını her gün binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açarken, virüsle mücadeleyi kazananların sayısı da yükseliyor

Published

on

By

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) iyileşenlerin sayısı 7,5 milyonu aştı.

Kovid-19 verilerinin derlendiği “Worldometer” internet sitesine göre, dünya genelinde virüs bulaşan 7 milyon 500 bin 755 kişi sağlığına kavuştu.

Listeye göre en çok vaka sayısının görüldüğü Amerika, iyileşen hasta sayısı bakımında da listenin ilk sırasında yer alıyor.

Amerika’yı Brezilya ve Hindistan takip ederken Türkiye’de listenin 9’uncu sırasında.

En çok hastanın koronavirüsü yendiği ülkeler ve sayıları şöyle:

Çin’de ortaya çıkan Kovid-19, kısa sürede 200’den fazla ülke ve bölgeye yayılarak salgına dönüştü.

Dünya genelinde Kovid-19 vaka sayısı 12 milyon 869 bin 79’a ulaşırken, virüs nedeniyle 568 bin 291 kişi hayatını kaybetti.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar