Connect with us

Gündem

Boris Johnson corona virüsü nasıl kaptı?

Bilim kurulunun aksi yöndeki tavsiyelerine rağmen Johnson’ın el sıkışma alışkanlığını bırakmaması tartışılıyor. Başbakan iyileştikten sonra da corona virüse aldırmıyor, maske takmıyor.

Published

on

İngiltere, Başbakan Boris Johnson’ın corona virüsü nasıl kaptığını tartışıyor. Bilim insanlarının aksi yöndeki tavsiyelerine rağmen Johnson’ın el sıkışma alışkanlığını bırakmaması konuşuluyor.

“EL SIKIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM”

İngiltere’de Acil Durumlar İçin Bilimsel Danışma Grubu, 3 Mart’ta sarılma ve el sıkışmaların bırakılması çağrısı yaptı. Fiziksel temasın durdurulması, virüsle başa çıkmak için el hijyenine dikkat edilmesi tavsiyesinde bulundu. Ancak aynı gün Boris Johnson düzenlediği basın toplantısında karşılaştığı insanlarla el sıkışmaya devam ettiğini ve edeceğini söyledi.

İngiltere bilim insanlarının çağrıları, virüsün ülke çapında hızla yayıldığı İngiltere’de ilk Covid-19 vakasının onaylanmasından beş hafta sonra geldi.

Bilim kurulunun tavsiye belgesinde, “El hijyeninin önemi hakkında mevcut kanıtlar göz önüne alındığında, el sıkışmak ve sarılmak gibi selamlaşmalara karşı hükümetin tavsiyelerde bulunması gerektiği konusunda karar alınmıştır” denildi.

“HASTANEDE DE HERKESLE EL SIKIŞTIM”

Başbakan ise bir gün sonrasında, “Sürekli el sıkıştığımı söyleyebilirim. Geçen gece bir hastanedeydim, birkaç corona virüs hastası olduğunu düşünüyorum ve herkesle el sıkıştım, bilmekten memnun olacaksınız” dedi.

Uyarıları dikkate almayan Johnson’ın sürekli el sıkışırken çekilen fotoğrafları yayınlanarak, bilim kurulu çağrısından iki ay sora hastanede yoğun bakıma alındığı hatırlatıldı.

Tedavi gördükten sonra yeniden işinin başına dönen Johnson, bugün Londra’da sabah yürüşü yaparken görüldü.

TEDAVİDEN SONRA DA MASKESİZ

Elinde kahvesiyle görüntülenen Johnson’ın en önemli corona virüs tedbirlerinden biri olan maske takma önerisine uymaması dikkat çekti.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Wuhan’ı şimdi de sel vurdu

121 kişi kayboldu, 875 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldı…

Published

on

Yeni tür korona virüsü salgınının çıkış noktası olan ve iki aydan uzun süre çok sıkı karantina tedbirlerine sahne olan Çin kenti Wuhan’ı kez de yağmur vurdu. Yetkililer sel nedeniyle evden çıkılmamasını istedi.

Wuhan’a pazar günü ile pazartesi sabahı arasında 426 milimetre yağmur düştüğü belirtilirken, acil durum seviyesi ikinci en yüksek kategoriye yükseltildi. Çin Acil Durum Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, şu ana dek en az 121 kişiden haber alınamıyor. Bölgede nehir kıyısında kalan 50’den fazla noktada suyun aşırı yükseldiği, 875 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı açıklandı.

Öte yandan, Çin Ulusal Meteoroloji Servisi önümüzdeki 31 gün boyunca yağmur uyarısında bulundu. Devlet gazetesi Halkın Günlüğü ise ülkende böylesi bir yağmurun nadiren görüldüğünü yazdı.

Çin sosyal medyası Weibo’da ise kullanıcılar, devlet medyasını selin boyutunu hafife almakla ve haberlerinde yardım görevlilerinin mahsur kalan vatandaşları kurtardığı ‘kahramanlık’ görüntülerine odaklanmakla eleştirdi.

Wuhan, 1998 yılında da Yangtze Nehri’nin taşması sonucu yıkıcı bir sele maruz kalmıştı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Düğünde virüs önlemi: Takılar cansız mankenlere takıldı!

Karabük’te bir düğünde takılar kutuya atılmak yerine cansız mankenlere takıldı.

Published

on

Coronavirüs nedeniyle düğünlere ara verilmesinin ve 1 Temmuz itibariyle düğün salonlarına sosyal mesafe kuralı, maske ve dezenfektan kullanma şartı ile izin verilmesinin ardından yapılan düğünler, farklı uygulamalara sahne oluyor.

Yunus Emre ile Ezgi Uslanmaz çiftinin kentteki bir düğün salonunda yapılan düğününde alınan tedbirler, davetlileri ilk başta şaşırtsa da görenleri mutlu etti.

Düğünde sosyal mesafe kuralına uyularak takılar gelinlik ve damatlık giydirilen cansız mankene takıldı.

Yeni tip Coronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında yapılan düğünde davetliler gelin ve damada temas etmeden tebrik etti.

Düğün salonu işletmecisi Ersin Aslan, gazetecilere yaptığı açıklamasında, 1 Temmuz’dan itibaren sosyal mesafe kuralına uyularak düğün salonlarının açıldığını hatırlattı.

Kapasitelerinin bin kişi olduğunu belirten Aslan, Covid-19 tedbirleri kapsamında kapasiteyi 300 kişiye düşürdüklerini anlattı.

Aslan, düğün salonunda sosyal mesafe açılarını ve masalar arası mesafeleri ayarladıklarını ifade ederek, kapı girişlerinde ateş kontrolü yapıldığını, el dezenfektanı ve maskesi olmayan misafirlere maske verdiklerini dile getirdi.

Genelgeye göre damat ve geline takı takmanın yasaklandığını vurgulayan Aslan, “Kutu veya sandık içerisine konulması gerekiyor. Türk gelenek ve göreneklerinde geline ve damada takı takıldığı için kutu bize biraz tuhaf geldi. ‘Nasıl bir çözüm bulabiliriz?’ diye düşündük. Kendi aramızda konuşurken ortağım böyle bir fikir sundu bize de uygun geldi. Hem sosyal mesafeyi koruyoruz hem de gelin ile damada takı takılıyormuş gibi bir ortam oluştu” dedi.

Okumaya Devam Et

Gündem

İngiliz bilim insanı: Coronavirüs Çin’den gelmedi, hep buradaydı

Oxford Üniversitesi’nden Dr. Tom Jefferson, yeni tip coronavirüsün (Covid-19) Çin’in Vuhan kentindeki laboratuvardan çıkmadığını belirterek, “Dünyanın her yerinde uyku durumundaydı” dedi.

Published

on

Oxford Üniversitesi Kanıta Dayalı Tıp Merkezi uzmanı Dr. Tom Jefferson, The Daily Telegraph’a açıklamasında, Covid-19’un Vuhan’daki laboratuvardan çıkmadığını, uzun zamandır dünyanın her yerinde uyku durumunda bulunduğunu söyledi.

Jefferson, “Bence virüs hep buradaydı, ‘burada’ derken ‘her yerde’ kastediyorum. Muhtemelen uyku durumundayken çevre koşulları tarafından aktif hale getirilen bir virüsle karşı karşıyayız” ifadesini kullandı.

Virüsün Çin’de ortaya çıkmadan çok önce Avrupa’da görüldüğüne dair delillerin olduğunu söyleyen uzman, İspanyol epidemiyoloji uzmanlarının 2019 Mart ayında Barcelona’nın atık sularında yeni coronavirüse rastladıklarını bildirdiklerini hatırlattı. Covid-19’un izlerine ayrıca geçen yılın Aralık ayında İtalyan’nın Milano ve Torino kentlerinde ve Kasım ayında Brezilya’nın Florianopolis kentinde rastlandığı ifade edildi.

Ayrıca 1918-1920 döneminde 100 milyona yakın can alan İspanyol gribiyle kıyaslayan Jefferson, “1918’de Batı Samoa’nın her 3 sakininden biri İspanyol gribi yüzünden hayatını kaybetti. Oysa bu halkın dış dünyayla hiçbir teması yoktu. Bunun açıklaması ancak şu olabilir ki, bu virüsler hiçbir yerden gelmiyor ve hiçbir yere gitmiyor. Onlar hep burada ve bazen bir şey onları aktif hale getiriyor, dünya nüfusunun yoğunluğu veya çevre koşulları olabilir” yorumunda bulundu.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar