Connect with us

Haber

Boris Johnson neden çok seviliyor?

Published

on

By

Boris Johnson’a palyaço diyerek eleştirenlere, İngiliz halkı ‘ama sevilen Palyaço’ diye tepki verip oylarıyla başbakan yaptı. Son 10 senede Youtube ve Instagram gibi web siteleri ve uygulamaları sayesinde birçok çocuk ve genç milyoner oldu. Popüler kültür bize Kardashian Ailesi gibi yeni karakterler sundu. Sabah akşam bu ailenin yaptıkları konuşulduğu bir dönem geçirdik. Bu ailenin popülerliğini bir iş adamı geçti… Trump, Amerika’nın başkanı oldu.  Trump’ın Tweetleri sayesinde eski ünlüleri unuttuk.  Oysa ki Trump “Benim roketim daha büyük” diye Tweet atabilen bir karakter. Ama ABD başkanı oldu.

Conservative partisi de halkın seveceği popüler kültüre uygun bir lider bulma çabasına girdi. Ve bize de sevilen liderimizi bulduk. Boris’e 2 kere 2 kaç diye sorarsanız, yarım saat size ineklerden uzaya, birçok konudan bahsedip başta ne sorduğunuzu unutturacak muhteşem bir siyasetçi. “Ekmeğin fiyatını bilmem ama şampanyanın fiyatını bilirim” diyecek kadar cesaretli ve “Benden başka bankaları savunan olmadı” diyecek kadar dürüst bir politikacı. Peki neden fakir halk tarafından bu kadar çok seviliyor?

YAPAY ZEKA…

İngiltere de 5 aile 12 milyon insandan fazla para kazanır. News UK, Daily Mail Group ve Reach firmaları medyanın %83’üne hâkim. BBC, Google ve Facebook dahil tüm bu gruplar birlikte çalışır. Boris, bu kesim tarafından ortak çıkarlar için korunuyor. Conservative partide 49 yıllık milletvekilliği ve bakanlık yapmış, Ken Clark BBC’ye verdiği röportajda, hükümeti Boris Johnson değil de danışmanı Dominic Cummings’in yönettiğini, bunun sadece kendi görüşü olmadığını diğer milletvekilleri ve bakanların da aynı görüşte olduğunu söyledi.

REKLAMIN GÜCÜ

Cummings, yapay zeka konusunda uzman. İster sağcı, ister solcu, dinci yada liberal olun, eğer seçimi kesin kazanmak istiyorsanız yanınıza almanız gerek bir kişi. Cambridge Analytica, İngiltere dahil birçok ülkenin seçimleri kazanılması için yasal ve yasadışı yöntemlerle garantili sonuç veren bir firmadır. (Bununla ilgili belgeseli izlemenizi öneririm) 3 sene önce İngiltere de AB’den çıkalım mı kalalım mı diye seçim yapıldı. Bu firma Facebook ve Youtube verilerini söylenene göre yasadışı yöntemlerle alıp kullandığı haberleri çıktı. Kararsız milyonlarca insana seçim öncesi neden AB’den çıkılması gerektiğini anlatan binlerce reklam yollayıp seçim sonucunu etkilediler.  Labour, Liberal ve Consrvative partileri kalalım propagandası yaptı. Toplam olarak etkileri %80 üzeri diyebiliriz. İskoç partisi de kalalım propagandası yaptı. Çıkmak isteyelim diyen parti taraftarları %5 diye tahmin ediliyordu. Hadi olsa olsa %20 oy alsalar bile rahat kazanılacak diye beklenirken %5 birden %51.9 oldu.

Bunun tek sebebi sadece yapay zekâ değil tabi. Bahsettiğim News UK, Daily Mail Group ve Reach firmaları yıllarca yabancı düşmanlığı yaparak ülkenin ekonomik sorunlarını yabancıların üstüne attılar. Yapılan araştırmalar AB’den gelenlerin aldıkları tüm yardımlar da hesaba katıldığında ekonomiye aldıklarından çok fazlasıyla gelir kattıkları ispatlanmasına rağmen yıllardır birikmiş nefret yüzünden ırkçılar bu haberleri dikkate almadı. Yapay zekâ bu yarayı deşti.

İNÖNÜ ASKER KAÇAĞI MI?

Yapay Zekâ firmaları beynini fazla kullanmayan insanları nasıl yöneteceğini artık çözmüş. Sosyal medyada karasız olanları etkileme yöntemlerini biliyor. Türkiye’de yapay zekâ sistemi bilgisayarlar bulunmadan önce vardı. Milleti, İsmet İnönü askerliğini yapmadı diye kandırmasını bildiler. Şu soru zekasını kullanmak istemeyenler tarafından hiç sorulmadı:  İsmet İnönü komutan değil mi  ve adına 1. ve 2. İnönü muharebesi gibi savaş isimleri varken nasıl asker kaçağı olabilir? Zekâ varsa yalan olduğunu anlarsınız ama hedef kitle zekâsını kullanmayanlar… Büyük bir kitle bu yalana inandı ve bu asker kaçağı sandığı komutana oy vermedi. Bu yöntemi itiraf eden de Hüsamettin Cindoruk!…

Konuştuğum bir Türkiyeli berber arkadaş son dönemlerde İngiltere’ye çok insan geldiği için Boris’e oy verdim dedi. Yapay zekâ ‘misafir misafiri sevmezmiş’ deyimini biliyor olmalı.

BİRİ BİZİ DİNLİYOR

Arkadaşınızla yan yana, ya da telefonda bir üründen bahsederseniz kısa bir süre sonra internette haberlere baktığınızda o ürünün reklamı çıkar. Telefonumuzun bizi dinlediğini duymayan kalmadı. Şimdilik müşteri hizmeti diyelim buna. Araştırmalar yaptığınız 20 beğeniden sonra Google sizi arkadaşlarınızdan daha iyi tanıdığı 250 beğeniden sonra sizi Anneniz ve eşininizden daha iyi tanıdığını söylüyor. Aslında iyi tarafı da var bunun. Diyelim bekarsınız. Google beğenilerinize göre size en uygun eşi seçip arabuluculuk yapabilir. Google, teyzenizin seçtiği eşten kesin daha iyisini seçecektir.

Yapay Zekayı sosyal demokratlar da kullanmalı bence. Amacı insanları kullanmak olanlar kullanıyorsa, geçekten hizmet etmek isteyenler neden kullanmasın? Ya da alternatifi bulunmalı. Seçim öncesi kapı kapı dolaşmak etkili ama ülkelerin nüfusu ve coğrafi koşullarına göre bir erken seçimde 50 yada 100 milyon insanı ziyaret etmek çok zor. Günde ortalama 5 saat televizyon ve sosyal medyada beyni yıkanan insanın fikrini kapıda 5 dakika konuşarak değiştirmek kolay iş değil.

Gerçeklere ulaşmak için sosyal medyada bağımsız haber kaynaklarını takip etmek gerekiyor. Reklam derdi olmayan, belirli bir devlete ya da partiye borcu olmayan, bazen gerçeklere ulaşmak için hayatını riske atan gazetecileri takip etmenizi öneririm. Beyaz Kasklı (White Helmets) denilen grubun batı merkezli olduğunu ve teröristlerle çalıştığını Eva Karene Bartlett Vanessa Beeley gibi bağımsız gazetecilerden öğrendim. Sizlerin de tavsiye edeceğiniz gazeteciler ya da haber kaynakları varsa mesaj atın lütfen.

Alttaki Youtube videosunda Afrika da gençlerin seçimlerde nasıl kandırıldığı hakkında bilgi var. Seyretmenizi öneririm.

METE METİN

The Insane Cambridge Analytica Election Interference Revelations in The Great Hack

 

Revealed: 50 million Facebook profiles harvested for Cambridge Analytica in major data breach:

https://www.theguardian.com/news/2018/mar/17/cambridge-analytica-facebook-influence-us-election

Vote Leave AI firm wins seven government contracts in 18 months:

https://www.theguardian.com/world/2020/may/04/vote-leave-ai-firm-wins-seven-government-contracts-in-18-months

https://www.facebook.com/vanessa.beeley

https://www.facebook.com/EvaBoBeeva

https://www.facebook.com/owenjones84/

 

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Yeni küresel salgın Myanmar’dan mı çıkacak: Kaplan ve pangolin gibi çok sayıda tür ticari amaçlı yetiştirilecek

Myanmar, 90 hayvan türünün ticari amaçlı yetiştirilmesine izin verdi

Published

on

By

Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar’da kaplan, pangolin ve nesli tehlike altındaki diğer türlerin ticari amaçlı yetiştirilmesine olanak tanıyan yasa kabul edildi.

Doğa koruma örgütleri halihazırda komşusu Çin’den gelen ticari talep nedeniyle vahşi hayvan kaçakçılığının bir merkezi haline gelen ülkedeki bu ani yasa değişikliğine tepki gösterdi.

Haziran ayında Myanmar Orman Bakanlığı sessiz sedasız şekilde özel hayvanat bahçelerinin 90 tür hayvan için yetiştirme lisansı başvurusu yapmasına yeşil ışık yaktı.

Bu türler arasında 20’den fazlası nesli tehlikede ve kritik tehlikede olan hayvanlar arasında bulunuyor.

Ülkede sadece 22 kaplan kaldı

Kararla birlikte artık ülkedeki sayıları sadece 22 adet olduğu sanılan kaplanların yanı sıra pangolin, fil, akbaba türlerinin yanı sıra nesli tükenme tehdidi kritik düzeyde olan Irrawaddy yunusu ile Siyam timsahları etleri ve derilerinden yararlanmak üzere yetiştirilebilecek.

Orman Bakanlığı kararın amacının vahşi hayvanların kaçakçılığı ve yasa dışı şekilde yetiştirilmelerinin önüne geçmek olduğunu söylerken, doğa koruma örgütleri ticari amaçlı hayvan yetiştiriciliğinin uzun vadede nesli tükenmekte olan türlerin kullanımını meşrulaştıracağını ve pazarda bu türlere olan talebi artacağını belirtti.

Yeni virüs salgını riski

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ile Fauna and Flora International (FFI) yaptıkları ortak açıklamada “Kar amaçlı ticaretin, paralel bir pazar yaratarak vahşi hayvanların yasa dışı ticaretini ve bu hayvanlardan elde edilen ürünleri artırdığı daha önce görüldü” dedi.

Uzmanlar ayrıca Myanmar’ın bu ticareti düzenleme konusunndaki yetersizliğinin, insanlara hayvanlardan geçen Covid-19 benzeri yeni hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabileceği riskinden de endişe ediyor.

Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) nesli tehlike altındaki türlerden bazılarının kapatılmış alanlarda yetiştirilmesine izin veriyor ancak bunun sıkı kurallara tabii şekilde yapılamasını şart koşuyor.

Okumaya Devam Et

Haber

Diyanet’ten şiddet gören kadınlara skandal tavsiyeler!

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı aile ve dini rehberlik bürolarının şiddet gören kadınlara verdiği tavsiyeler pes dedirtti.

Published

on

By

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı aile ve dini rehberlik bürolarının şiddet gören kadınlara verdiği tavsiyeler pes dedirtti.

DW’den Burcu Karakaş’ın haberine göre Diyanet, şiddet gören kadınlara ‘şiddeti kabullenmeyi, hatayı kendinde aramayı ve meseleleri aile içinde çözmeyi’ tavsiye ediyor. Diyanet, resmi kurumlara başvurmayı ise en son yapışacak iş olarak telkin ediyor.

Habere göre Konya Müftülüğü’ne bağlı aile ve dini rehberlik bürosu 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’ kapsamında kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi görevlisi, şiddet gördüğünü ve boşanmayı düşündüğünü söyleyen kadına şu tavsiyelerde bulundu:

“Dayanılmaz hale geldiyse büyüklerinizle istişare edin. Allahüteâlâ Nisa suresinde buyurur ki; kadın ve erkeğin birer büyükle sıkıntıyı gidermeye çalışsınlar. Gençler kestirip atabiliyor. Biz diyoruz ki aile büyükleriyle sıkıntıyı aşmaya çalışın.”

Çorum Müftülüğü’ne “Elini kaldırdı, daha vurmadı ama endişe ediyorum” diyen bir kadına ise şu yanıt verildi: “Uygun dille sebebini sorun. Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözebilirsiniz. Akşam mesela sevdiği şeyleri yaptınız, çayın yanında sakince konuşun.”

‘Şiddet gördüğümde ne yapmam gerekir’ diye soran kadına ise “Vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. Odanıza çekilin. ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. ‘Nasıl istiyorsun, bilemedim. Bilsem öyle yapardım’ gibi konuşun” denildi.

‘Peki, polisi aramak gerekir mi?’ diye sorulduğunda ise telefondaki kişi “Yok, bu tür şeyleri çözersiniz inşallah. Allah’a emanet olun…” yanıtını verdi.

Aranan bir diğer yer de Niğde Müftülüğü. Vaiz, şiddet gören kadına “Şiddet göstermesinin sebebi ne? Erkeğin eşinden beklediği nedir? Akşam geldiğinde güler yüz, yemeğinin hazırlanması… Elinden geleni yapmana rağmen yaranamıyorsan farklı şeyler olabilir. Başka ilişkisi olabilir mi?” yanıtı verdi.

Telefondaki görevliye, “Bazen saçımdan çekiyor. Korkuyorum. Polis çağırsam mı?” diye sorulması üzerine görevli, polise başvurmadan önce iyi düşünülmesi gerektiğini söyledi ve “Dayanamayacak duruma geldiyse müracaat edebilirsiniz ama genellikle erkeğe üç beş ay evden uzaklaştırma veriyorlar. Onun için önce polise müracaat etmeden çözmenin yoluna başvuracağız. Siz acaba ters mi davranıyorsunuz?” dedi.

Okumaya Devam Et

Haber

Bill Gates: Koronavirüs aşısı en çok ihtiyacı olanlara verilmeli, en çok parayı verenlere değil

Microsoft kurucusu Bill Gates, Covid-19 ilaçlarının ve bulununca aşısının “en çok parayı” veren ülkelere değil, en çok ihtiyacı olanlara verilmesi gerektiğini söyledi.

Published

on

By

Uluslararası AIDS Derneği tarafından internet üzerinden organize edilen Covid-19 konferansı için bir video hazırlayan Gates, “Eğer ilaç ve aşının ihtiyacı olanlar yerine en çok parayı verene gitmesine izin verirsek daha uzun, daha adil olmayan ve daha ölümcül bir pandemi ile karşı karşıya kalacağız” dedi.

Gates, bu tür “zor kararlar” alınırken piyasaların değil, “eşitliğin” temel alınması gerektiğini ifade etti ve ekledi; “HIV/AIDS’le mücadeleden öğrenilecek en önemli ders, ilaçları herkese ulaştılabilecek bir adil dağıtım ağı kurmanın önemidir”.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar