Connect with us

Yaşam

Çocukları hem dijital hem gerçek hayatta güvenceye almak ve korumak için neler yapılabilir?

Kaspersky’nin “Sorumlu Dijital Ebeveynlik” araştırmasına göre, Türkiye’deki ebeveynlerin yüzde 73’ü çocuklarının konumunu takip etmiyor.

Published

on

By

Kaspersky açıklamasına göre, çocukların konumunu takip etmemenin nedenleri kişiden kişiye değişiyor. Ailelerin yüzde 39’u çocuklarının konumunu izlemeyi hiç düşünmediğini, yüzde 29’u ise bunun nasıl yapılacağını bilmediğini belirtti.

Teknoloji sayesinde ebeveynlerin çocuklarının gittikleri yerleri haritada takip etmelerine ve dışına çıkmayacakları güvenli alanlar oluşturmalarına olanak tanıyan yazılımlar çocukların cihazlarına yüklenebiliyor. Bununla birlikte, Türkiye’deki ebeveynlerin yüzde 52’si çocuklarının cihazlarına böyle bir yazılım yüklemediklerini ifade ediyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Network Çocuk Güvenliği Başkanı Andrey Sidenko, “Çağdaş dünyada gerçek ya da dijital yaşamdaki istenmeyen olayları önlemeye yardımcı olacak çok çeşitli araçlara sahibiz. Bunları nasıl kullanacağımızı bilmek ve bunlardan faydalanmak son derece önemli. Çocuğunuzun konumunu takip etmek sizi pek çok sorundan kurtarabilir. Böylece çocuğunuzu sadece dijital hayattaki değil, gerçek hayattaki risklerden de koruyabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Kaspersky, çocukları hem dijital hem gerçek hayatta güvenceye almak ve korumak için şu önerilerde bulunuyor:

“Çocukların siber güvenliği konusunda daha fazla bilgi edinin.

Bu konudaki çağdaş eğilimleri, uygulamaları, çocuklarınızı tehlikelere karşı korumak için benimsenmesi gereken davranışları (internet kullanımının temel kuralları gibi) keşfedin.

Ağ güvenliği bilgilerinizi periyodik olarak güncelleyin.

Çocuğunuzla iletişim kurun ve aşmaması gereken sınırları aktarın.

Onlarla hem gerçek hem de sanal dünyada güvenliğe dair sohbet edin.

Çocuğunuzun aktivitesini izlemek için Kaspersky Safe Kids gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın.”

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Araçtaki yansımasıyla kavga eden keçi, arabaya 3 bin liralık zarar verdi

İstanbul Çekmeköy’de bir keçi park halindeki otomobile defalarca boynuzlarıyla vurarak zarar verdi. O anlar kameraya yansıdı.

Published

on

By

Birgün’de yer alan habere göre Çekmeköy’de Mücahit Arıcı’ya ait 12 keçiden biri olan ‘Fino’ otlamaktan döndüğü park halinde otomobilde yansımasını gördü. Fino adlı keçi, Cihangir Parlak’ın otomobiline defalarca boynuz darbesi vurdu. Keçiyi yoldan geçen bir kişi kovaladı. Otomobilde hasar oluşurken araç sahibi gördüğü manzara karşısında şok oldu.

“2-3 BİN LİRA MASRAFI VAR”

Aracında 3 bin lira civarında hasar olduğunu belirten Cihangir Parlak, “Keçiyle bir imtihanımız oldu. Aracı da daha yeni yıkattım zaten. Keçi gelmiş kendi yansımasını görüyor, kendisiyle kavga ediyor. Çamurluktan ön kapıya kadar hasar vermiş” dedi.

Olaydan komşusunun haber vermesi üzerine bilgisi olduğunu belirten Parlak, “İşte bugün de yaptıracağız. Komşumuzun keçisi, başı boş kalmış. Tamam biz de keçiyi, hayvanları seviyoruz o ayrı bir konu. Ama şimdi nereden baksan 2-3 bin lira masrafı var. Şimdi bu masrafı kim ödeyecek” dedi. Parlak, hasarın keçi sahibi tarafından karşılanmasını beklediğini ifade etti.

“ANNEM ONA ‘FİNO’ DİYE HİTAP EDİYOR”

Keçinin sahibi Mücahit Arıcı ise, “Parlak şeyler dikkatini çektiğinden araçtaki yansımayı başka bir keçi sanıyor ve zarar veriyor. Aslında uysal bir hayvan normalde. Daha önce aynaya vurmuştu ama otomobile vurmamıştı. Biz de şaşırdık açıkçası. Daha önce annem otlatmaya çıkarmış, aynada kendini görünce vurmaya başlamış. Aynanın sahibi de ‘Bırak abla vursun’ demiş. O da keyifle izlemiş bunu. Annem ona ‘Fino’ diye hitap ediyor” şeklinde konuştu.

O ANLAR KAMERADA

Öte yandan keçinin araca defalarca boynuz darbesi vurması kameraya yansıdı. Görüntülerde araçta hasar oluşturan keçi , yoldan bir kişinin kovalamasıyla uzaklaşıyor

Continue Reading

Yaşam

Hangi balık hangi ayda yenir? Eylül ayının en lezzetli balıkları hangileri?

Balık sezonunun açılmasıyla hem besleyici hem lezzetli bir besin olan balığa talep de arttı. Balık türlerinin mevsime göre lezzet farklılığı göstermesi vatandaşın kafasında, hangi balık hangi mevsimde yenir sorusunu oluşturdu. Peki hangi ayda hangi balığı tüketilmeli?

Published

on

By

Balığın hangi türünün hangi mevsimde yeneceği merak ediliyor. Yağlanınca lezzeti artan balığın farklı türlerinin farklı dönemlerde yağlandığı da bir gerçek. En lezzetli balık hangi ayda yenir? İşte balık hakkında merak edilen soruların cevapları…

HANGİ BALIK HANGİ MEVSİMDE YENİR?

  • EYLÜL : Sardalya ve kılıç lezzetlidir. Av sezonu başlar, palamut artmıştır ve lezzetlidir.
  • EKİM : Lüferin en lezzetli olduğu aylardan biridir, diğer balıklar açısından da bereketli bir aydır. Palamut, barnunya, tekir, sardalya, levrek bolca çıkar ve lezzetlidir.
  • KASIM : Hamsinin bolca bulunduğu ve lezzetli olduğu aydır. Uskumru ve torik de tercih edilen balıklardandır.
  • ARALIK : Bol miktarda tekir getiren bir aydır. Uskumlu, palmut ve lüfer iyice yağlanarak daha da lezzetlenmiştir.
  • OCAK : Yağlanmanın devam etmesiyle palamut, lüfer ve uskumru en lezzetli halindedir. Hamsi de en lezzetli halini bulmuş durumdadır.
  • ŞUBAT : Kalkan mevsiminin başlangıcıdır. Hamsi bu ayda biter. Midye sezonu başlar. Uskumru, lüfer ve palamutun lezzeti düşüşe geçer.
  • MART : Kalkan, levrek ve kefalin en lezzetli aylarından biridir. Lüfer, palamut ve uskumrunun lezzeti iyice düşer.
  • NİSAN : Kalkan sezonu nisanda da devam eder, mercan, kılıç, levrek ve kırlangıç balıkları boldur.
  • MAYIS : Barbunya, tekir, levrek ve iskorpit bu ayda bulunur.
  • HAZİRAN : Balık açısından bereketsiz bir aydır. Levrek, barbun, tekir gibi balıklar bulunur fakar azdır ve pahalıdır.
  • TEMMUZ : Sardalya mevsiminin başladığı aydır. İstavrit ve uskumru da tava için idealdir.
  • AĞUSTOS: Sardalya sezonunun en lezzetli dönemidir. Çingene palamutu ayın sonuna doğru çıkmaya başlar.

Continue Reading

Yaşam

2 yıl önce kaybettiği sörf tahtasını 8 bin kilometre uzakta buldu

Hawaii’de sörfçü ve fotoğrafçı olan Doug Falter, 2018 yılında dalgalarda kaybettiği sörf tahtasını, 8 bin kilometre uzakta Filipinler’de buldu.

Published

on

By

ABD’nin Hawaii eyaletinde yaşayan sörfçü ve fotoğrafçı Doug Falter, 2018 yılında Oahu adasındaki Waimea Koyu’nda sörf yaparken en sevdiği sörf tahtasını dalgalar arasında kaybetti. Falter’ın sörf tahtası, 8 bin kilometre Filipinler’de  ortaya çıktı. Filipinler’de Giovannne Branzuela adlı kişinin yerel bir balıkçıdan Falter’ın kaybolan sörf tahtasını, sörf yapmayı öğrenmek için satın aldığı öğrenildi.

“SÖRF TAHTAMIN O KİŞİDE OLDUĞUNU ÖĞRENİNCE MUTLU OLDUM”

ABD medyasına konuşan Falter, “Kaybolan tahtam üzerinde en büyük dalgayı yakalamıştım. O yüzden o tahta bana çok şey ifade ediyordu. 8 bin kilometreden bahsediyoruz. Tahtamı kaybettiğimde üzülmüştüm. Ama şu anda orada sörf yapmayı öğrenmek için tahtamı satın alan bir kişide olduğunu öğrenince mutlu oldum” ifadelerini kullandı.

SÖRF TAHTASINI KAYBOLDUKTAN 6 AY SONRA SATIN ALMIŞ

Filipinler’de ilkokul öğretmeni olan Giovanne Branzuela, Falter’ın sörf tahtasını kaybolduktan 6 ay sonra tahtayı bulan yerel bir balıkçıdan 40 dolara (305 TL) satın aldı. Mavi olan sörf tahtasının, Pasifik Okyanusu’ndaki yolculuğu sonucu sarıya döndüğü belirtildi. Yerel medyaya konuşan Branzuela, “Sörf tahtasının Hawaii’den geldiği ortaya çıktı. İnanılmaz bir şey. Büyük dalgalarda sörf yapmak her zaman hayalim olmuştu. Falter’a, sörf tahtasına iyi bakacağımı söyledim” dedi.

Continue Reading

En Çok Okunanlar