Connect with us

Yaşam

Fiyatıyla dudak uçuklatan arı sütü talebine yetişemiyorlar

Tekirdağ’ın Saray ilçesinde, 40 yıldır arı yetiştiriciliği yapan Tuncer Çalışkan (55), bağışıklığı güçlendirmesiyle bilinen ve kilosu 7-8 bin TL olan arı sütüne yoğun ilginin olduğunu, taleplere yetişemediklerini söyledi.

Published

on

By

Bulgaristan’dan ailesiyle birlikte 1977 yılında İstanbul’un Silivri ilçesine gelip arıcılık yapmaya başlayan Tuncer Çalışkan, 100 kovanla babasından devraldığı arıcılığı 500 kovana çıkardı. Bir süre sonra Tekirdağ’ın Saray ilçesi Bahçeköy Mahallesi’ne taşınan ve 40 yıldır arıcılık yapan Çalışkan, son dönemdeki koronavirüs salgınından sonra artan arı sütü taleplerine yetişememeye başladı. Sporcudan, yaşlıya, sağlık için kullanandan, gençleştirici özelliği için kullanana kadar geniş müşteri yelpazesi bulunan Çalışkan, yurt dışından da gelen taleplere cevap vermeye çalıştığını dile getirdi.

Arı sütü fiyatının pahalı olduğunu, özellikle sporcuların ve yaşlıların çok tükettiğini ifade eden Çalışkan, “Fiyatı üretimine göre değişiyor. Bizde fiyatı 7- 8 bin TL civarında. Toptan satış yaptığımız Arap müşterilerimiz var. Yıllık gelip alışveriş yapan sporcularımız var. İş insanlarımız yarım kilo, bir kilo alıyor aileleri için. Halkımız bilinçlendi, bağışıklık güçlendirdiği için destekleyici oluyor. Taleplere yetişmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Özellikle koronavirüs sürecinde satışlarının çoğaldığını da kaydeden Çalışkan, “Koronavirüs de satışı artırdı bu dönemde. Bize sokağa çıkma serbest olduğu için biz çalışmalarımıza devam ettik. Dışarı çıkamayanların adreslerine ürünlerini teslim ettik. Bal, polen, arı sütü, propolis karışımı yapıyoruz. Propolis de çok önemli biliyorsunuz. Onun da kanserden koruyucu etkisi ve kanser tedavisinde önemli bir rolü var” diye konuştu.

‘ARI SÜTÜ ÜRETİMİNİ ARTIRMALIYIZ’

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Bioteknoloji Bölümü Dr. Öğretim Görevlisi Devrim Oskay, arı sütünün insan beslenmesinde büyük besin kaynağı olduğunu, son zamanlarda Türkiye’de arıcılık yapanların da arı sütü üretimini arttırdıklarını söyledi. Oskay, şunları söyledi:

“Türkiye normalde bal arısı kolonisi varlığı bakımından dünyada ikinci sırada. Çin’den sonra en fazla koloni varlığına sahip ama ne yazık ki istatistiklerde arı sütü üretim miktarı yok. Çünkü çoğunlukla arı sütü Türkiye’ye Çin’den ithal olarak geliyor. Bizim ülkemizde bu arı sütünü daha fazla üretme ihtiyacımız var aslında. Çünkü dışarıdan ithal geliyor. Bağışıklık sistemini de güçlendirdiği biliniyor. Salgın hastalıklarda olsun, son Covid-19 konusunu biliyorsunuz bu tip konularda bağışıklık sistemini güçlendireceği için de önemli bir besin kaynağı olarak karşımızda şu anda. İlginin fazla olması kesinlikle sağlıklı beslenme, vücut direncini en yüksek düzeyde tutabilmek için arı ürünleri kullanmak istiyor tüketicilerimiz. Tabi ki bunun içinde de arı ürünlerinin içinde de en değerli besinlerden bir tanesi arı sütü.”

‘ODA SICAKLIĞINDA BEKLETMEYİN’

Arı sütünün kesinlikle oda sıcaklığında bekletilmemesi gerektiğinin de altını çizen Dr. Oskay, “Arı sütünün kesinlikle oda sıcaklığında bekletilmemesi gerekiyor. Mutlaka soğuk zincir içerisinde eksi 18 derecede saklanması gerekiyor. Oda sıcaklığında tutulan arı sütünün tüketilmemesi gerekiyor. Polen de aynı şekilde olması gerekiyor. Soğuk zincir de olursa tüketiciler en maksimum düzeyde biyolojik değerini almış olur polenlerden” dedi.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Sadece turizm için değil… İngilizler Türkiye’ye onun için akın ediyorlar

KORONAVİRÜS salgını önlemlerinin hafifletilmesi ve İngiltere’den uçuşların başlamasıyla birlikte Antalya’ya gelen turistler, denizden sonra soluğu dövme stüdyolarında aldı. Dövme yaptırmak için rezervasyon yaptıran İn

Published

on

By

Dünyayı etkisi altına alan pandemi sürecinde yasakların kaldırılmasıyla tatil için Antalya’yı seçen İngiliz turistler, internet üzerinden ulaştıkları Türk dövme sanatçılarına dövme yaptırmak için günler öncesinden rezervasyon yaptırıyor. Türk sanatçıların çalışmalarını sosyal medya üzerinden takip ettiklerini anlatan turistler, tatil programlarında dövme yaptırmak için de zaman ayırıyor.

Londra’dan gelip, iki arkadaşıyla birlikte 5 gündür tatil yaptığını anlatan spor salonu işletmecisi Elvin Simkings, dövme yaptıran turistlerden biri oldu. Dünyanın farklı ülkelerine gittiğinde her noktada bir dövme yaptırıp, anılarını vücudunda biriktirdiğini anlatan Simkings, “Buraya gelirken aklımda dövme yaptırmak yoktu. Fakat arkadaşım Türk dövme sanatçılarının çok iyi olduğunu söyledi. Meraklandım ve sosyal medyayı taradım. Otelime yakın bir dövme stüdyosu olduğunu öğrendim. Randevu alıp, ön görüşme yaptım. İstediğim dövmeyi 3 saat içinde yapacağını söyledi. Randevulaştık ve iki farklı dövme yaptırıp ülkeme dönüyorum” dedi.

ALMAN VE İNGİLİZLER ÇOK İLGİ GÖSTERİYOR

Yurt dışından oldukça ilgi gördüklerini anlatan dövme stüdyosu işletmecisi Celine Lecoutre Balcı, koronavirüs sürecinde uçuşların başlamasıyla birlikte tatil için gelecek turistlerin kendilerinden de randevu talep ettiğini belirtti. Balcı, “Antalya’da birçok stüdyo var. Sosyal medya üzerinden bize ulaşıyorlar. Alman ve İngilizler çok ilgi gösteriyor. 10 Ağustos’tan itibaren Ruslar da gelecek. Şimdiden bizden randevu alanlar oldu. Buraya tatil için gelenlerin birçoğu yaptıracağı dövmeyi öncesinde belirliyor” diye konuştu. Turistlerin burada dövme yaptırmasının başlıca nedenlerinden birinin de fiyatların uygunluğu olduğunu hatırlatan Balcı, “Avrupa’ya göre fiyatlar çok uygun. Üstelik hijyenik şartlar da oldukça üst düzey. Bu nedenle bir yandan tatil yaparken dövmelerini de yaptırıyorlar” ifadelerini kullandı.

Dövme sanatçısı Burak Balcı ise, “Koronavirüsün ardından hızlı bir ilgi artışı oldu. Önceki yıllara göre daha düşük şartlarda seyrediyor. Turistler bizden kaliteli dövme istiyor. Birçoğu kendi dövmesini seçiyor. Fakat biz onlara bazı önerilerde bulunuyoruz. Bu dönem İngilizler oldukça fazla” dedi.

Okumaya Devam Et

Yaşam

WhatsApp’da mavi tik nasıl kaldırılır? WhatsApp okundu bilgisi kaldırma…

WhatsApp’da çeşitli farklı özellikler bazen kullanıcıların rahatsız olmasına neden olabiliyor. WhatsApp’ta mavi tik kaldırma yani okundu bilgisini göstermek istemeyenler işlem yapmalıdırlar. Çünkü program indirildiğinde ve kullanıma başlandığından bu özellikler aktive edilmiştir. Peki mavi tik nedir? WhatsApp’ta mavi tik nasıl kaldırılır?

Published

on

By

Milyonlarca Whatsapp kullanıcısı, gelen mesajları karşı taraf farkına varmadan yani “mavi tik” onay işareti almadan nasıl okuyacağının yolunu arıyor. Ancak WhatsApp’ta mavi tik kaldırma yani okundu bilgisini göstermek istemeyenler için çözüm basit. İşte mavi tik kaldırma yöntemi…

WHATSAPP MAVİ TİK KALDIRMA

WhatsApp’ta okundu bilgisi yani mavi tiki kaldırarak karlı tarafında mesajı okuyup okumadığını görmesini engelleyebilirsiniz. Peki WhatsApp’ta okundu bilgisi nasıl kapatılır? İşte yanıtı…

– WhatsApp uygulamasını açın ve “Ayarlar” bölümüne tıklayın.

– “Hesap” bölümünü açın ve “Gizlilik” bölüme girin.

– Gizlilik bölümünde yer alan “Okundu Bilgisi” seçeneğini pasif hale getirin.

– Artık okundu bilgisi yani mavi tik karşı taraf tarafından görüntülenemeyecek.

WHATSAPP MAVİ TİK NE ANLAMA GELİR?

Whatsap’ta bazı özellikler işaretler ile ifade edilir. Örneğin; saat ikonu görürseniz bu; mesajınızın henüz gönderilmediğini ifade eder. Ya da üst kısımda gördüğünüz saat son aktif olunan saati temsil eder. Mavi tik de bu işaretlerden biridir. WhatsApp’ta mavi tik mesajı gelen kişinin o mesajı gördüğünüze emin olmasını sağlar. Bu sayede karşı taraf mesajı okuduğunuzu bilir. Bu nedenle mavi tık kapatma işlemi aslında okundu bilgisini kapatmaktır.

WHATSAPP’TA İŞARETLERİN DİLİ

Mavi tik: Mesajınızın gönderdiğiniz kişi tarafından okunduğunu gösterir

Saat ikonu: Onay işareti yerine saat ikonu görürseniz mesajınızın henüz gönderilmediği anlamına gelir.

Sayfadaki saat: Son görülme saati sayfanın en üstünde kullanıcının adının hemen altında yazar

Okumaya Devam Et

Yaşam

Et nasıl saklanır? Taze et dolaba konulur mu?

Saklanacak etin havalandırılması, buzdolabın derecesi ve koyulacak poşet önem arz ediyor…

Published

on

By

Bayramda kurban kesecek vatandaşlar etleri nasıl saklayacaklarını araştırıyorlar. Kurbanlık etleri sağlıklı bir şekilde saklayabilmek için bazı yöntemlere dikkat edilmesi gerekiyor. İşte “nasıl saklanır” sorusunun yanıtı ve püf noktaları…

KURBAN ETİ NASIL MUHAFAZA EDİLİR?

Kasap Faruk Mutlu, eti nasıl saklayabileceğimizle ilgili olarak “Etleri öncelikle uzman kasaplar tarafından kesildikten sonra askıda en az 12 saat beklemesi ve havalanması lazım. Bu havalanması sonrası etleri soğuduktan sonra buzdolaplarına koyabilirler. Ondan sonra gereken şekilde kıyma ve kuşbaşı olarak kullanılabilir. Sıcak etin direk buzdolabına girmemesi lazım. Dışarda en az 5 saat ve yapabilirsek 12 saate kadar havalandırılması lazım. Kan da akması lazım, kan aktıktan sonra oda sıcaklığa girmesi ve ondan sonra buzdolabına koyulması lazım. Et, balkonda, odada ya mutfakta havalandırılabilir. Etin havalandırılması çok önemli, yoksa etin rengi yeşile döner, bozulur ve bakteri üretir. Yapılan en büyük hata sıcak etin direk poşete konulup havalandırmadan buzdolabına konulmasıdır. Birkaç saat içinde et yeşermiş, kokmuş olarak karşımıza çıkıyor” ifadeleri kullandı.

Etin konulacağı poşetlerin de sadece beyaz ve şeffaf olmasını vurgulayan Mutlu, “Koyacağımız poşetlere da dikkat etmemiz lazım; Poşetlerde beyaz ve şeffaf poşetler olması gerekmektedir; her türlü poşetler olmayacaktır; ya da saklama kaplar olursa daha güzel olur” dedi.

Donmuş kurban eti çözülüp, bir daha dondurulmaz

Eti yiyebilecek parçalara ayrılıp buzdolabına koymayı tavsiye eden Faruk Mutlu, “Et birkaç gün içinde tüketilecekse dondurulmasına gerek yok, eğer daha sonra, bir hafta, on gün sonra tüketilecekse dondurulsun daha güzel olur. Dondururken de dolapta yiyebilecekleri kadar parçalara kesip koysunlar, çünkü dondurulmuş eti bir defa açtıktan sonra tekrar dondurulması riskli ve sağlıksızdır. Yani donan eti çözüp tekrar dondurulmasının zararı var” şeklinde konuştu.

Eti saklayacağımız süreye göre soğukluk derecesi de önemli

Mutlu, “Eğer kısa bir süre, yani bir haftaya kadar eti saklamak istiyorsak buzdolabın 3 veya 4 derecede saklayabiliriz, ama daha fazla saklamak istiyorsak eksi 18 dereceye kadar bir soğukluğa ihtiyacımız var” dedi.

Sıcak etin pişirilmesi zor

Sıcak etin yumuşamasının zor olduğunu vurgulayan Mutlu, “Eti hemen pişirip yemesi daha lezzetli, ama pişirmesi zordur. Bayramda hemen pişirdiğimiz etler çok lezzetli olur, ama çok zaman sert kalır. Donmuş etlerin pişirilmesi kolaydır ve hızlı bir şekilde yumuşatabiliriz” ifadeleri kullandı.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar