Connect with us

Gündem

İngiltere’de Türkler kaçıncı sınıf vatandaş?

Türkler, İngiltere’de kaçıncı sınıf olarak görünüyordur, bir tahmin edin lütfen. Alttaki liste, herhangi bir kaynak yada bilgi olmadan yapılan bir tahmin. Lütfen ciddiye alıp moralinizi bozmayın.

Published

on

By

Türkler, İngiltere’de kaçıncı sınıf olarak görünüyordur, bir tahmin edin lütfen.

Alttaki liste, herhangi bir kaynak yada bilgi olmadan yapılan bir tahmin.  Lütfen ciddiye alıp moralinizi bozmayın.

  1. Kraliyet.
  2. Milyarderler
  3. Milyonerler
  4. CEO’lar ve borsa yatırımcıları.
  5. Saatte ortalama 1500 sterlin kazanan Barrister ve Harley Street gibi yerlerde çalışan özel Doktorlar
  6. Oxford ve Cambridge mezunu üst düzey işlerde çalışan memurlar
  7. 1. bölgede yaşayan, bankalarda yada iyi işlerde çalışan ve çocuklarını özel okula yollayan, opera ve tiyatro gibi kültürel etkinlikleri kaçırmayan ‘upper middle class’
  8. Evi ve işi olan ama çok kültüre takmayan pek para sorunu olmayan orta direk!
  9. İşçi kesimi
  10. Tam burada Türkler geliyor diye beklediğinizi düşünüyorum ama maalesef değil. İskoçlar var sırada… İskoçun aksan dışında dil ve vize sorunu yok. Kendi ülkesi sayılır, daha avantajlı yani.
  11. Fransız gibi Batı Avrupalılar. Aynı ırk. Aynı kıta. Aynı din. Çalışma izni sorunu yok. Seksi aksan ve öpüşmeye kadar iyi denilen bir sürü pozitif önyargı var.
  12. Yunanistan ve Portekiz gibi ağırlıkla tarım ve turizm odaklı ülkelerin vatandaşları.
  13. Hintliler… 100 sene önce gelmişler. İş kurmuşlar. Belediyelerde ve yönetimde az da olsa varlar. Çocukları avukat ve doktor gibi üst düzey işleri var. 4. kuşak şu anda İngiltere de eğitim seviyesi en yüksek olan kesim.
  14. Kıbrıs Türkleri. Vize ve dil sorunları yok.
  15. Türkiye’den 30 sene önce göç edenler.
  16. Son gelen Ankara Antlaşmalılar!
  17. Siyahlar.

 

Neden siyahlar sonuncu sırada? Bir Türk olarak yolda yürürken Türk olduğunuz belli olmuyor. 11. Sıradaki Fransız da sanabilirler. Ama siyahsanız herkes sizi siyah olarak çok uzaktan görüyor. Görünce nasıl tepki veriliyor anca bunu siyahlar bilir. Geçen sene renk teni koyu olan kişilerin yüzlerine asit atıldığını duymuş olmalısınız. Asit satın almak artık eskisi kadar kolay değil. Bu yüzden asit saldırıları azaldı. Siz bu duyguyu anlamazsınız ama rengi koyu olanlar bu stresi bilir.

1981 yılında Mauritani ülkesi köleliği kaldıran son ülke olmuş. Yani siz 40 yaşlarında iseniz doğduğunuzda kölelik hala vardı. Belçikalılar 1950 yıllarında Afrika’dan getirdikleri siyahları hayvanat bahçelerindeki hayvanlar gibi sergilerdiler. Siyahlar ve diğer azınlık grupları hakkında çıkan kitaplarda bu insanların suça meyilli, yalancı, sahtekar ve kendi kendini yönetemeyecek seviyede oldukları gibi saçma sapan bir sürü kitap ve belge mevcut.

HANGİ ÜLKEDEN NE GELİYOR

Kölelik kalktıktan sonra Mantalite bir günde değişmedi. Düne kadar para ile satın aldıkları kişilerle ertesi gün eşit görmediler. Irkçılığı bu gün yaşayan çocuklarına aktardılar. Şu an 80 yaşlarındaki İngiliz vatandaşları, ilkokula gittiklerinde şu sorular vardı: Haritaya bakıp hangi ülkeleri yönettiğimizi ve onlardan ne ürünleri getirdiğimizi anlatın. Hindistan Pamuk, Afrika Altın ve Elmas, Latin Amerika muz, Çanakkale hava! gibi. Bu kesim eski Kraliyet ve kölelik döneminin getirdiği avantajları hep özler, boş boş konuşur ve maalesef oy kullanıp seçimleri etkiler.

Bizim Almaya’ya giden işçiler gibi bir ara İngiltere 1950 yıllarında Caribbean Adaları’ndan işçi getirdi. Gelen işçileri yapılan araştırmalar 1000 ev sahibinden sadece 15 tanesi siyahlara oda verdiği için en kötü bölgelere itildiler ve beyazlardan 2 misli fazla kira ödemek zorunda kaldılar. Bu insanlar 70 senedir İngiltere’de olmalarına rağmen bazıları pasaport çıkarmadı. Sigorta numaraları olduğu için mahkeme kararı onların lehine verilmesine rağmen hükümet sırf ırkçı kesimin gözüne girmek için kendi kanunlarını bile takmadan emekli olmuş yaşlıların bazılarını geçen sene vizeleri yok diye geri yolladı.

 

DAZLAK SALDIRILARI

1960 ve 1990 yılları arasında dazlak kafa olarak bilinen ırkçı İngiliz grupları ‘Paki-Bashing’ diye tanımlanan çoğu Pakistanlı Asyalı azınlıklara saldırılar düzenlerdiler. 2000 yıllarında kayıtlara geçen her sene 5 binden fazla ırkçı saldırı oldu. Bir çok insan bir tokat yediğinde yada yüzüne tükürüldüğünde hemen polise gitmediği için kayıtlara geçmeyenleri ekleyince bu sayı çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

 

TAVUK PAKETLERİYLE MESAJ

Özellikle Greater Manchester Police, ve London Metropolitan Police teşkilatlarının ırkçı oldukları hakkında birçok belge ve gizli çekimle yapılan belgeseller var. İstatistiklere göre İngiltere’de son bıçaklama olaylarının nerdeyse hepsini beyazlar yaptı. Hükümet ise bıçaklama olaylarını durdurmak için KFC gibi tavuk firmalarının paketlerine bıçak kullanmayın mesajları yazdı. Çok duygulanan bıçak taşıyan gençler hemen bıçakları polislere teslim etseydi ne iyi olurdu… Neden tavuk paketleri seçildi, düşünün anlarsınız.

Büyük bir adamın küçük bir çocuğa tecavüz etmeye çalıştığını düşünün. Çocuğun adamı itmesi yada bıçaklaması şiddetten daha çok nefsi müdafadır. Esas şiddet, adamın yaptığıdır. Tecavüzcüye verilen tepkiye yoğunlaşmak tecavüzü desteklemek anlamına geliyor. 10 sene önce siyah bir adamın Tottenham bölgesinde polis tarafından vurulması ayaklanmayı tetikledi ama çoğu beyaz  gençler boşluktan yararlanıp dükkanları yağmaladı. Bu tür toplumsal tepkiler sistemi az da olsa düzeltiyor. Bu tepkiler olmasaydı 1970’lerdeki gibi belirli ırkçı gruplar sizi yolda dövüp öldürebildiği ve polisin bu konuda hiç bir şey yapmadığı dönem hala devam ederdi.

 

MAHKEME 18 SENE SÜRDÜ

Stephen Lawrence adlı siyah genç 1993 yılında bir otobüs durağında beklerken bir grup beyaz gencin ırkçı saldırısına uğramış ve öldürülmüştü. Onca kanıta rağmen mahkeme 18 sene sonra sonuçlandı.

Polis sizi yanlışlıkla tutuklarsa eskiden çıkan ayaklanmalar ve azınlık grupların yıllarca süren protestoları sayesinde artık, konuşmama, bedava avukat tutma ve  tazminat alma hakkınız var. Konuştuğum bir kişi George Floyd için sokağa çıkıp  sistemi protesto eden insanları sadece dükkanları yağmalayan hırsızlar olarak nitelendirdi. Polisi protesto eden nefes almaya çalışan insanlarla fırsattan istifade edip hırsızlık yapan gruplar aynı değildir. Siyahların yıllar süren mücadelesi sayesinde biz de rahat nefes alıyoruz. Irkçılığa karşı mücadele etmek istiyorsanız BAME denilen (SİYAH, ASYALI, ve AZINLIK) grupları takip etmenizi öneriyorum.

Kitap önerisi: Zülfü Livaneli’nin  ‘Arafat’ta Bir Çocuk’ kitabı. Ana konusu,  sürgün ve sınır.  Göç ettiği ülkede sınıf arkadaşlarının ırkçı davranışları yüzünden bir çocuğun yaşadığı değişimi sizde yaşayacaksınız.

HABER /YORUM Mete Metin

 

KONUYLA BAĞLANTILI LİNKLER

Irkçı cinayet kararı 18 yıl gecikmeyle geldi

https://www.bbc.com/turkce/haberler/2012/01/120104_racist_murder_verdict

Secret Policeman: Racism in the Police

https://youtu.be/BxH99SIjfsQ

Geniş Kalçaları ve Cinsel Organı Nedeniyle Hayatı Mahvedilen Sarah Baartman’ın Acıklı Hikayesi

https://listelist.com/sarah-baartman/#:~:text=Sarah%20Baartman%3B%201789%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20G%C3%BCney,alt%20grubu%20olan%20Griqua%20kabilesindendir

Gündem

Rusya’nın Komünistleri Partisi’nden çağrı: Ayasofya’ya müze statüsü iade edilmedikçe Türkiye’ye gitmeyin

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi kararına tepki gösteren Rusya’nın Komünistleri Partisi, yurttaşlara Türkiye’ye seyahat etmeme çağrısı yaptı.

Published

on

By

Ayasofya’nın müze statüsünün iptali ve cami olarak ibadete açılmasına bir tepki de Rusya’nın Komünistleri Partisi Merkez Komitesi Başkan Yardımcısı Yaroslav Sidorov’dan geldi.

‘Komünistlerin sözcüsüyüm’

“Bir komünist ve bin yılı aşkın tarihi olan bir ülkenin vatandaşı olarak, partimdeki birçok komünistin fikrini dile getiriyorum” diyen Sidorov, şöyle devam etti:

Rus hükümetine güçlü karşılık vermesi için çağrı

“Türkiye hükümeti Ayasofya’ya müze statüsünü iade etmediği sürece Rusya vatandaşlarını bu ülkeye seyahat etmekten kaçınmaya çağırıyorum.”

“Türkiye, Rusya ve diğer ülkelerin dini ve insani kurumlarının defalarca yaptığı açıklamaları dikkate almıyor. Rusya hükümetiyle toplumunun bu davranışa güçlü bir yanıt vermesi gerekmektedir.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Dünya Sağlık Örgütü: Karşı karşıya olduğumuz en büyük tehlike koronavirüs değil

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus, Koronavirüs pandemisi günlerinde bir liderin öne çıkmamasından ve toplumlar arası iş birliğinin yeterli seviyede sağlanamamasından yakındı.

Published

on

By

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus, Koronavirüs pandemisi günlerinde bir liderin öne çıkmamasından ve toplumlar arası iş birliğinin yeterli seviyede sağlanamamasından yakındı.

Cenevre’de bir basın toplantısı düzenleyen Ghebreyesus, “Dostlarım, şunu unutmayın; bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük tehdit virüs değildir. Asıl tehdit, ulusal ve küresel seviyelerde lidersizlik ve ayrışmalardır” diye konuştu.

Sesi titreyen Ghebreyesus, “Bu trajedi bir çok arkadaşımızı kaybetmemize sebep oluyor. Çok fazla insan öldü. Bu pandemiyi bölünmüş bir dünya olarak yenemeyiz” dedi.

“Toplumlardaki çatlakların virüsün avantajına olduğunu” ifade eden DSÖ Genel Sekreteri, Koronavirüs’ü ortak düşman olarak nitelendirdi

Dünya genelinde şu ana kadar 12 milyon 630 bin 872 yeni tip Koronavirüs vakası görüldü ve 550 binden fazla insan hayatını kaybetti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Çin üçüncü faz aşı denemeleri için 40 bin yabancı arıyor!

Corona virüsünün başlangıç noktası olan Çin’de süren aşı çalışmalarında üçüncü faz denemelere geçilecek. Çinli ilaç firması denemeler için Brezilya, Suudi Arabistan, Şili ve Rusya ile görüşmelere başlandığını duyurdu.

Published

on

By

Çinli aşı geliştiricisi CanSino firması, dünyayı kasıp kavuran ve 560 binden fazla can alan corona virüsü salgınına karşı geliştirdiği aşı için üçüncü faz denemelere geçiyor.

Firma aşının üçüncü faz denemeleri için Çin dışında da faaliyet göstermek istediğini açıkladı.

Üçüncü faz denemeler için Rusya, Brezilya, Suudi Arabistan ve Şili gibi ülkelerle görüşmelere başlandığını açıklayan firma denemeler için anlaşmaya çalıştıklarını bildirdi.

40 BİN KATILIMCI HEDEFLENİYOR

Firma yetkilisi üçüncü faz denemelerin kısa süre içinde başlayacağını belirtirken yaklaşık 40 bin katılımcının üzerinde denemeler gerçekleştirmeyi planladıklarını aktardı.

İkinci faz denemelerde istedikleri oranda antikor üretimini tetiklediklerini aktaran yetkili aşı hakkında detay vermekten kaçındı.

Çin’de inşaatı devam eden aşı üretim tesisinde 2021 yılı sonuna kadar yaklaşık 200 milyon doz aşının üretilmesi bekleniyor.

Çin’deki ilk aşı çalışmaları Mart ayında başlamıştı.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar