Connect with us

Londra

Johnson, ırkçılık karşıtı protestolarda Churchill heykelinin tahrif edilmesine dayanamadı: Saçma ve utanç verici

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ırkçılık karşıtı eylemlerde ünlü selefi Winston Churchill’in heykelinin tahrif edilmesine tepki gösterdi. Churchill’i ‘kahraman’ olarak anan Johnson, “Bu ulusal anıtın bugün hiddet dolu protestocular tarafından saldırı riski altında olması saçma ve utanç vericidir” dedi.

Published

on

By

George Floyd ’un öldürülmesinin ardından Avrupa’ya da yayılan eylemlerde, kıtanın sömürgecilikle ve ırkçılıkla özdeşleşen isimlerine yönelik saldırılardan İngiltere’nin eski Başbakanı Winston Churchill’in de nasibini alması aynı koltuğun şimdiki sahibi Boris Johnson ’ın hoşuna gitmedi.

Twitter’dan bir dizi paylaşımda bulunan Johnson, eylemcileri ‘vahşi’ diye niteledi ve “Winston Churchill heykeli, bu ülkeyi ve tüm Avrupa’yı faşist ve ırkçı bir tiranlıktan kurtarmaya yönelik başarısının kalıcı bir hatırlatıcısıdır. Bu ulusal anıtın bugün hiddet dolu protestocular tarafından saldırı riski altında olması saçma ve utanç vericidir” dedi.

‘Kabul edilemeyecek görüşleri vardı ama…’

Beyaz ırkın üstünlüğünü savunmasıyla bilinen Churchill’in ‘o dönemde ve şu anda kabul edilemeyecek bazı görüşleri olduğunu’ kabul eden Johnson, buna rağmen eski başbakanın bir kahraman olduğunu ve anıtını hak ettiğini savundu.

Johnson, “Şu anda geçmişimizi düzenlemeyi ya da sansürlemeyi deneyemeyiz. Farklı bir tarihe sahipmiş gibi davranmamalıyız. Şehirlerimizdeki ve kasabalarımızdaki heykeller önceki nesiller tarafından oralara konuldu. Onların farklı bakış açıları, doğru ve yanlışa dair farklı kavrayışları vardı. Ancak bu heykeller bize geçmişimizi öğretiyor, tüm hatalarıyla birlikte. Onları yıkmak, tarihimiz hakkında yalan söylemek ve gelecek nesillerin eğitimini fakirleştirmek olur” ifadelerini kullandı.

‘Şiddete kafayı takmış aşırılıkçılar’

George Floyd’un öldürülmesi nedeniyle yaşanan öfkeyi ve protesto etme ihtiyacını anladıklarını belirten Johnson, eylemcilerin ‘kötü niyetli kişilerce’ kandırıldığını savundu.

Johnson, “Bu ülke ırkçılıkla mücadelede ne kadar ilerleme kaydetmiş olursa olsun – ki bu çok muazzam oldu – hepimiz daha yapılacak çok iş olduğunu biliyoruz. Ancak ne yazık ki protestoların Şiddete kafayı takmış aşırılıkçılar tarafından ele geçirildiği aşikâr. Geçen hafta şahit olduğumuz polise yapılan saldırılar ve ayrım gözetmeyen şiddet eylemleri kabul edilemez ve nefret uyandırıcı. Yapılabilecek tek sorumlu hareket protestolardan uzak durmak” dedi.

İsmi çizilip ‘ırkçıydı’ yazılmıştı

İngiltere’deki ırkçılık karşıtı eylemlerde Winston Churchill’in başkent Londra’daki Parlamento Meydanı‘nda bulunan heykelinin kaidesinde bulunan ismi çizilmiş ve yerine “bir ırkçıydı” yazılmıştı. Bunun üzerine etrafına iskele kurularak heykel korumaya alınmıştı.

Köle taciri Edward Colston ‘ın Bristol kentinde bulunan heykeli de iple devrilerek nehre atılmış, başka bir tacir Robert Milligan’ın Londra’da bulunan heykeli de başlatılan imza kampanyasının başarılı olmasıyla sökülmüştü.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Londra

İngiltere’de korkutan rapor: “Yahudi ve Müslümanlara bilerek koronavirüs bulaştırın”

Birleşik Krallık (BK) Aşırılıkçılıkla Mücadele Komisyonu’nun hazırladığı raporda, aşırılıkçıların pandemiyi suistimal ettiği, Neo-Nazi lerin de takipçilerini Yahudi ve Müslüman lara “kasten koronavirüs bulaştırmaya” teşvik ettiği uyarısı yapılıyor.

Published

on

By

Birleşik Krallık (BK) Aşırılıkçılıkla Mücadele Komisyonu’nun hazırladığı raporda, aşırılıkçıların pandemiyi suistimal ettiği, Neo-Nazi lerin de takipçilerini Yahudi ve Müslüman lara “kasten koronavirüs bulaştırmaya” teşvik ettiği uyarısı yapılıyor.

Komisyon, her türden aşırılıkçı grubun “nefret üretmeyi” ve dünya görüşlerini besleyen komplo teorileri yaymayı amaçladığını belirtiyor.

Perşembe günü yayımlanan raporda, “Britanyalı aşırı sağcı aktivistlerin ve Neo-Nazi grupların, kullanıcıları Yahudi toplulukların da arasında yer aldığı söz konusu gruplara kasten virüs bulaştırmaya teşvik ederek azınlık karşıtı söylevleri ön plana çıkardığına; ayrıca İslamcıların da antidemokratik ve Batı karşıtı söylevlerini yaymak amacıyla Kovid-19’un Allah tarafından ‘yozlaştığı’ iddia edilen Batı’ya ilahi bir ceza olarak gönderildiğini söylediğine dair haberler aldık” deniyor.

“İslamcılar Kovid-19’un Uygur Müslümanlarına yaptıkları muamele için Çin’e gönderilmiş bir ceza olduğunu da iddia ediyor. Diğer komplo teorilerindeyse virüsün Yahudi komplosunun bir parçası veya suçlunun 5G olduğu öne sürülüyor.”

The Independent, aşırı sağ sosyal medya kanallarının, BK’daki siyahi ve etnik azınlıkların koranavirüs kaynaklı ölüm oranının orantısız biçimde yüksek olduğu haberlerini kutladığı sayısız paylaşıma denk geldi.

Bir Neo-Nazi grubu, Müslümanlara dağıtılan sağlık tavsiyeleri için “Umarız bu bildirimi dikkate almazlar” yorumu yapmıştı.

Diğerleriyse virüsün yayılımından dolayı Müslümanları suçlamaya çalışırken, ibadethanelerin tecrit kurallarını ihlal ederek açık kaldığını göstermek için sahte görüntüler paylaştı.

Aşırılıkçılıkla Mücadele Komisyonu, aşırı sağcı politikacıların ve internet sitelerinin pandemiden, “göçmen karşıtı ve popülist mesajlarına dikkat çekmek” amacıyla faydalandığını, etnik, ırksal veya dini topluluklara karşı hoşgörüsüzlüğü ve nefreti normalleştirdikleri uyarısını yaptı.

Raporda, “Doktorlar bize, bazı İslamcı aktivistlerin, topluluklar ile Britanya devleti arasında kasti bir ayrılığa yol açmak amacıyla güvenlik önlemlerine dair meşru kaygıları suistimal ediyor olabileceğini anlattı. Bazıları da, tecrit döneminde önemli aşırılıkçılıkla mücadele çalışmalarını yerine getirmenin zorluklarından bahsetti” dendi.

Aşırılıkçılıkla mücadele programı Prevent’in başkanı daha önce yaptığı açıklamada, öğretmenler, sosyal hizmet çalışanları, Ulusal Sağlık Servisi (NHS) görevlileri ve benzeri kimselerin teması azaltmak zorunda kaldığı bir dönemde, tecrit süresince müracaatlarda keskin bir düşüş yaşandığını belirtmiş ve potansiyel bir tehdit unsuru olan kişilerin tespit edilemeyeceği kaygısını dile getirmişti.

Okumaya Devam Et

Londra

Boris Johnson, Türk işletmeciyi ziyaret etti

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, koronavirüs (Covid-19) çerçevesinde alınan önlemleri denetlemek için başkent Londra’nın Uxbridge bölgesindeki bir Türk işletmeyi ziyaret etti.

Published

on

By

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, koronavirüs (Covid-19) çerçevesinde alınan önlemleri denetlemek için başkent Londra’nın Uxbridge bölgesindeki bir Türk işletmeyi ziyaret etti. Türk kafesini ziyaret eden Başbakan Johnson, kafenin çalışanlarıyla kahve içip, sohbet etti.

TÜRK KAFEYE ZİYARET

Ziyaretini resmi sosyal medya hesabından da paylaşan Başbakan Johnson “Bugün Uxbridge’deki bazı yerel işletmeleri ziyaret etmek ve işletmecilerin, işletmelerini Covid-19’a karşı güvenli hale getirmek için nasıl çalıştıklarını görmek harikaydı. Eğer bu hafta sonu dışarı çıkmayı planlıyorsanız sosyal mesafeyle ilgili yönergeleri takip ettiğinizden emin olun. #Dikkatli ol” ifadelerini kullandı.

İngiltere Başbakanı esnafla sohbet ett…

“BAŞBAKAN İŞLER NASIL DİYE SORDU”

Demirören Haber Ajansı’na (DHA) Başbakan Johson’un ziyaretiyle ilgili konuşan kafe işletmecisi Balıkesirli Tolga Verim ise Johnson’ın ziyaretiyle ilgili olarak “Başbakan kafemize gelir gelmez bizimle sohbet etti. İşlerin durumunu sordu. Ben de işlerin durgun olduğunu ve yapılan yardımlarla ilgili sıkıntılarımızı ilettim kendisine. Başbakan da bana bazı garantiler verdi. ‘Meraklanma. Hükümetimizin bu konuda planları var. Siz hizmetinize devam edin. Döner harika görünüyor’ dedi” ifadelerini kullandı.

vatandaşlar Johson’ı karşılarında görünce cep telefonlarına sarılıp selfie çekti.

Okumaya Devam Et

Londra

Britanya’da koronavirüs sebebiyle ‘yasal olarak var olmayan bebekler’

İngiltere’de koronavirüs kısıtlamaları sebebiyle ‘yasal olarak var olmayan’ binlerce bebeğin ailesi, kayıt bürolarının açılmasını bekliyor

Published

on

By

İngiltere’de yeni doğanların en fazla 42 günde belediyeye kaydının yapılması gerekiyor. Ancak koronavirüs salgını sebebiyle birçok belediye, doğum sertifikalarını ve yeni nüfus kayıtlarını durdurdu. Kayıtlar bu ay yeniden başlıyor.

Binlerce bebeğin ailesi de, çocuklarının kayıtlara geçmesi için sıra bekliyor. Bazı aileler de bebeklerinin kimlik kartı olmadığı için yurt dışındaki ailelerini görmeye gidemediğini ya da bebek sahibi olduktan sonra faydalanabilecekleri yardımlardan faydalanamadığını söylüyor.

İskoçya’da yaşayan Emma Pratt, ülkede sokağa çıkma kısıtlamaları başlamadan bir hafta önce bebeğini dünyaya getirdi.

Bebeği Skye neredeyse 4 aylık, ancak hâlâ bir kimlik kartı yok.

Emma Pratt ve bebeği Skye

Pratt, “Kızımın yasal olarak var olmadığını düşünmek çok garip geliyor” diyor. Pratt, bebeği için bir birikim fonu oluşturmak istediğini ancak kimlik kartı olmadığı için bunu yapamadığını söylüyor.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar