Connect with us

Gündem

Kuzey Kıbrıs’ta vatandaş olmayanların ülkeye girişlerinde uygulanacak koşullar belirlendi

Kuzey Kıbrıs Maliye Bakanlığı, vatandaş olmayan ancak ülkede ikamet, oturma, çalışma ve öğrenci iznine sahip kişilerin 8 Haziran’dan itibaren ülkeye girişlerinde uygulanacak koşulları açıkladı.

Published

on

By

Enformasyon Dairesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, 8 Haziran itibarıylaKuzey Kıbrıs’a giriş yapacak kişiler iki hafta karantinaya alınacak.

Ülkeye giriş yapacaklar, konaklama, yemek ve karantina sonrası yapılacak PCR testi dahil kişi başı 4 bin 400 lira ödeyecek.

Kuzey Kıbrıs’taki üniversite ve dengi okullarda eğitim alan öğrenciler ise karantina sürecini kendi üniversite yönetimlerinin belirleyeceği yurtlarda geçirecek ve karantina ücretine tabi olmayacak.

Bakanlar Kurulu, 8 Haziran’dan itibaren Kuzey Kıbrıs vatandaşı olmayan ancak ikamet, çalışma ve öğrenci izni bulunanların karantina koşuluyla ülkeye gelebileceği yönünde karar almıştı.

Gündem

Amerika Birleşik Devletleri ordusu Kıbrıs askerlerine eğitim verecek

Amerika Birleşik Devletleri, Kıbrıs’ı Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim (IMET) programına dahil etti. Ankara’nın sert tepki gösterdiği söz konusu eğitim, 2021 mali yılı başlangıcından itibaren yürürlüğe girecek.

Published

on

By

ABD’nin Kıbrıs Büyükelçiliği’nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “ABD, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim (IMET) sağlama niyetimizi ilan etmekten memnuniyet duyar” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “IMET, profesyonel askeri eğitim ve talim yoluyla bölgesel istikrarı ve savunma kabiliyetlerini destekleyen güvenlik yardımlarının önemli bir parçasıdır. Profesyonel ve teknik kurslar ve özel eğitim yoluyla IMET, dost ve müttefik ülkelerden öğrencilere ABD askeri uygulamaları ve standartları ile ilgili eğitim sağlıyor.” denildi.

Ulusal güvenlik çıkarlarını desteklemek ve askeri ortaklıkları ve uluslararası koalisyonları güçlendirmek için etkili bir araç olarak hizmet verdiği belirtilen IMET’in aynı zamanda ‘uluslararası zorluklara karşı ortak bir anlayış geliştirmeye katkı sağladığı ve bu zorluklarla işbirliği içinde mücadele etmek için gerekli ilişkileri teşvik ettiği’ aktarıldı.

Washington’ın güvenlik ilişkileri kapsamında Kıbrıs’a sağlayacağı askeri eğitim ve öğretim fonunu dün ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, düzenlediği bir toplantıyla duyurmuştu.

Pompeo, “ABD Dışişleri Bakanlığı, Kongre ödeneklerine ve bildirimlerine bağlı olarak, artan ikili güvenlik ilişkileri kapsamında Kıbrıs’a uluslararası askeri eğitim vermeyi ve öğretim fonu sağlamayı planlıyor. Bu adım, Doğu Akdeniz’de istikrarı sağlama adına kilit bölgesel ortaklarla ilişkileri geliştirme çabalarımızın bir parçasıdır.” ifadelerini kullanmıştı.

Çelik’ten ABD’nin kararına tepki:

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, karara ilişkin, “ABD’nin attığı bu son adım çözüme değil, çözümsüzlüğe destek verecektir.” ifadesini kullandı.

Çelik, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Doğu Akdeniz’i istikrarsızlaştırmaya dönük adımlardan kimse fayda görmeyecek. ABD’nin, Güney Kıbrıs Rum yönetimini ‘Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim’ programına dahil etmesi, istikrar arayışlarını bozan bir adımdır. Adadaki her iki tarafa eşit davranmayan her adım, hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Rum kesimini tek muhatap kabul eden yaklaşımların şimdiye kadar sonuç almadığı görüldü. Bundan sonra da sonuç almayacaktır. Yunan tarafı ve Rum kesimi, Türkiye’yi ve KKTC’yi başka ülkelere şikayet ederek hiçbir sonuç alamaz. Haksızlık ve hukuksuzluk yoluyla şimdiye kadar hiçbir sonuç alamadılar. Türkiye ve KKTC, kendi çıkarlarını sonuna kadar koruyacaktır.” sözleriyle Ankara’nın tepkisini dile getirdi.

KKTC Başbakanı Tatar’dan ABD’ye IMET tepkisi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, ABD’nin Güney Kıbrıs’ı IMET programına dahil etmesini yanlış bir karar olarak niteleyerek, bunun Rum tarafının uzlaşmaz tavrını pekiştireceğini kaydetti. Başbakan Tatar, yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin 2020 mali yılına ilişkin tahsisat yasaları uyarınca Rum tarafını IMET programına dahil etme kararına tepki gösterdi.

Tatar, “Türkiye ve KKTC olarak Doğu Akdeniz’deki haklarımızı koruma kararlılığımızı somut adımlarla ortaya koydukça birileri kendi menfaatlerine dokunulduğu için çeşitli karşı oyunlar içine giriyor.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İşte corona virüsünü etkisiz hale getiren teknoloji!

İTÜ ARI Teknokent’te faaliyet gösteren teknoloji firması Smarte, geliştirilen Vironance teknolojisi ile corona virüsünü etkisiz hale getirdiklerini açıkladı.

Published

on

By

İTÜ ARI Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren ve AR-GE tabanlı sensör, uzaktan kontrol ve raporlama sistemleri geliştiren Smarte, corona virüsü etkisiz hale getiren Vironance teknolojisini hayata geçirdiklerini duyurdu. Smarte’nin corona virüsü etkisiz hale getiren teknolojisinin detayları gerçekleştirilen online basın toplantısında Smarte Kurucu Ortağı Melih Ballıkaya ve Smarte Yönetim Kurulu Üyesi Nazım Yavuz’un katılımlarıyla açıklandı.

“HAREKETE GEÇMEK İSTEDİK”

Hayata geçirdikleri teknoloji hakkında konuşan Ballıkaya, “Evlerde ve ofislerde enerji verimliliği sağlamak amacıyla kurulan şirketimiz, yerli ve patentli sensör teknolojileri ile sıcaklık, nem, ışık, basınç, hava kalitesi gibi insan sağlığı ve ortam konforu için hayati öneme sahip bilgilerin gerçek zamanlı ölçümünü yapıyor. Yaşadığımız topluma duyarlı bir marka olarak corona virüs pandemisi ortaya çıktığında insan sağlığını doğrudan tehdit eden bu virüse karşı harekete geçmek istedik. Dünyada bir ilk olan bu teknolojiyi binalarda virüs tespiti ve yok edilmesi amacını içeren AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdik.” dedi.

NASIL ÇALIŞIYOR?

Ballıkaya Vironance teknolojisinin nasıl çalıştığını da anlattı; Kapsam alanına göre havada asılı, yüzey ve yüzeyin altına tutunmuş olan virüsler, elektromanyetik enerji ile saniyede milyarlarca kez titreştirilip rezonansa sokularak etkisiz hale getiriliyor. Ayrıca Vironance, H1N1, H3N2, SARS, MERS gibi virüsleri etkisiz hale getirmek için büyük umut vaat ediyor” dedi.

PATENT ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI

Elde ettikleri başarının, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’ndan ISO/IEC Standard 17025 akreditasyonuna sahip ve virüs deneyleri için akredite edilmiş laboratuvar tarafından raporlandığını belirten Ballıkaya, patent başvurusu yaptıklarını belirterek şunları söyledi; “Çalışmamızın hem Türk Patent ve Marka Kurumu hem de Avrupa Patent ve PCT nezdinde çok sayıda patent başvurularını gerçekleştirdik. Ortaya koyduğumuz teknolojinin en güçlü yanı insan sağlığına zarar vermeden, virüsleri inaktif hale getirmesidir. Kimyasallardan farklı olarak gıda ile temasında gıdaya herhangi bir zarar vermez. Sadece uygulanan yüzeyde değil nesnenin derinliklerine iner ve kısa bir süre içerisinde ilgili hacimde virüsü inaktif hale getirir”

KULLANILACAĞI MEKANLAR

Ballıkaya, “Vironance teknolojisinin ülkemizde kullanılmaya başlanmasıyla birlikte tüketicilerin özellikle mağaza, otel, kafe ve restoran gibi ortak alanlarda sağlık endişelerinin azalacağına inanıyoruz. Bu önemli teknolojinin HORECA, perakende ve turizm sektörlerine katkı sağlayacağını, ihracat gelirlerimizi de artıracağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“BULAŞ RiSKİNİN YÜKSEK OLDUĞU ALANLARA ODAKLANDIK”

Vironance teknolojisinin kullanım alanlarına ilişkin detayları aktaran Smarte Yönetim Kurulu Üyesi Nazım Yavuz ise şu bilgileri verdi; “Tüm dünyayı tehdit eden koronavirüs pandemisine karşı önemli bir teknolojiyi hayata geçirdik. Vironance teknolojisi koronavirüsü etkisiz hale getiriyor. Bu teknolojiyi hayata geçirirken öncelikli olarak bulaş riskinin yüksek olduğu ve insanların toplu olarak vakit geçirdiği kamu binaları, ofisler, okullar, restoranlar, kafeler, AVM ve perakende zincirleri gibi sosyal alanlardaki sorunu çözmeye odaklandık”

VİRÜSLERİ ETKİSİZ HALE GETİRİYOR

Toplantıda yerli teknoloji ve yerli üretim olan Vironance ile ilgili şu bilgiler de paylaşıldı; “Hava, yüzey ve katmanlı yüzey fark etmeden uygulandığı tüm ortamda bulunan virüsleri etkisiz hale getiriyor. Çevre dostu olan Vironance aynı zamanda düşük enerji ile çalışıyor. Farklı kullanım alanları ve teknolojilere uyarlanabilen Vironance, dezenfekte işlemini 7/24 kesintisiz olarak yapabiliyor. Otomasyon sistemlerine entegre edilerek kontrol edilebiliyor ve raporlanabiliyor.”

Okumaya Devam Et

Gündem

İngiliz Kraliyet ailesine ait mücevherlerin değeri açıklandı

İngiltere Kraliyet ailesi üyelerinin taktıkları takılar gündemden düşmezken, İngiliz medyası mücevherlerin değerinin 3 milyar sterlinden fazla olduğunu duyurdu. En ünlü eşyanın ise St. Edward’ın tacı olduğu ifade edildi.

Published

on

By

İngiliz Kraliyet ailesi üyelerinin taktıkları takılar gündemden düşmüyor. İngiliz medyası, saray mücevherlerinden, cübbelere, kılıçlardan taçlara kadar 140’tan fazla eşyadan oluşan kraliyet mücevherlerin değerini paylaştı.

İngiliz medyası, kılıçlardan taçlara kadar 140’tan fazla eşya ve 2 bin 758 değerli taş içeren kraliyet mücevherlerinin değerinin 3 milyar sterlinden fazla olduğunu yazdı.Satılma şansının neredeyse olmadığı mücevher koleksiyonuna fiyat biçmenin zor olduğu ifade eden İngiliz medyası, dünyanın en büyük biçimli elması da olan Cullinan I’i de içeren 23 bin 758 değerli taş içerdiğini kaydetti. Koleksiyona en son eklenen mücevherin ise 1953’te taç giyme töreninde Kraliçe Elizabeth’e sunulan bir dizi 22 karat altın bilezik oldu.

EN ÜNLÜSÜ ST. EDWARD’IN TACI

Kraliyet mücevherlerinin en ünlü eşyasının ise som altından yapılmış, 444 değerli ve yarı değerli taşla dekore edilmiş 240 gram ağırlığındaki St. Edward’ın tacı olduğu ifade edildi. Tacın, 1661’de Charles II’nin taç giyme töreni için yapıldığı kaydedildi. Çoğunlukla resmi taç giyme törenlerinde hükümdar tarafından giyilen taç, 1953’teki taç giyme töreninde Kraliçe Elizabeth tarafından giyildi. Hükümdarın taç giymesini gerektiren resmi görevler için İmparatorluk Devlet Tacı kullanıldığı için Kraliçe Elizabeth’in o zamandan beri tacı giymediği belirtildi.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar