Connect with us

Yaşam

Moda Sektörü Elini Taşın Altına Koyuyor!

Binlerce insanı meydanlara sürükleyen ırkçılık karşıtı gösteriler moda dünyasını da etkiledi…

Published

on

By

Amerika Birleşik Devletleri’nin Minneapolis şehrinde polis tarafından vahşice öldürülen George Floyd, binlerce insanı meydanlara sürükledi. Neredeyse her eyalette protestolara sebep olan bu olay, dünya çapındaki firmaların ve markaların anti-ırkçı kampanyalarıyla bizleri cesaretlendirdi.

Yüz yıllardır süren ten renklerinin kategorize edilmesi, moda endüstrisinin temelinde yatan problemlerden biridir. Sektörde, siyahi tasarımcıların, kreatif direktörlerin veya yayımcıların yok denilecek kadar az olması, sistematik bir şekilde yıllardır süre gelen fırsat eşitsizliğinden kaynaklanıyor. Meslek gruplarının bile sınıflandırıldığı noktada, hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız.

Sosyal medyayı etkisine alan durum, Vogue (İngiltere) dergisinde editörlük yapan Edward Enninful ve Londra belediye başkanı Sadıq Khan’ı canlı yayında buluşturdu. İnstagram üzerinden gerçekleşen yayın, Londralıların da bu akıma destek verdiklerini, aslında İngiltere’nin de Amerika’dan farksız olmadığını belirtti. Başkan Khan, Londra’da ten rengi siyah olan birinin, bir beyaza veya Asyalıya kıyasla daha farklı tecrübeler yaşadığını söyledi. Siyahi editör Enninful, “Geçtiğimiz günlerde yaşanılan olayı belirtmeden geçemem, Bay Floyd’un ölümü hepimizi derinden etkiledi. Hyde Park’ta gerçekleşen protestoya katıldım, farklı renk insanların ve çeşitli ırkların bir arada adalet için toplanması harikaydı.” yorumunda bulundu.

Spor giyimden- yüksek segment markalara kadar uzanan bu yolculukta herkesin dayanışma içinde olduğunu gördük. Örneğin Nike yeni reklam kampanyasında “Irkçılığa sırt çevirmeyin, masum hayatların kayıp gitmesine izin vermeyin, daha fazla bahane üretmeden değişimin parçası olmalıyız. Hep birlikte değişmeliyiz.” sözleri ile gündeme destek verdi.
Dijital platformlardan adalet için toplanan imzalar, kurumların senkronize bir şekilde yaptıkları bağışlar, insanların sokaklara akın etmesi değişimin temellerini atıyor. Çeşitliliğin zenginlik olduğunu düşünüyorum. Bu noktada hammaddesi yaratıcılık olan moda endüstrisi, umarım bu değişimi gelecek süreçte samimi olarak benimser ve geliştirir.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Hotdog yarışmaları insan kapasitesi sınırlarına dayandı: Bir insan tek seferde kaç tane yiyebilir?

Araştırmacılar 10 dakikada en fazla 84 hotdog yemenin mümkün olduğunu söylüyor

Published

on

By

Yeni bir araştırma hotdog yarışmacılarının insan kapasitesinin yalnızca 9 adım gerisinde olduğunu gösteriyor.

The Guardian’ın haberine göre ABD’nin North Carolina eyaletindeki High Point Üniversitesi’nde spor ve tıp ile ilgili konular üzerine çalışma yürüten James Smoliga, bahsi geçen araştırmada 10 dakika içinde 84 hotdog yemenin insan kapasitesinin sınırı olduğunu söylüyor.

Öte yandan mevcut hotdog rekoru bu ay 75 hotdog yiyen Joey “Jaws” Chestnut’a ait.

Bahsi geçen araştırma her yıl New York’taki Coney Island’da düzenlenen hotdog yeme yarışması sırasında kaydedilen verileri inceledi. 39 yıllık veriler, spor performansındaki eğilimleri tahmin etmek için matematiksel modelleme kullanan en son spor bilimi teorisiyle birleştirildi.

Yarışmacıların yemesi için hazırlanan hotdogların içeriğinin ve boyutunun yarışmanın tarihi boyunca sabit kaldığı aktarıldı. Bu da yarışmacıların yıllar içindeki performansını karşılaştırmak için geçerli bir temel sunuyor.

Koşudan sırıkla atlamaya kadar pek çok spordaki gelişmeler sigmoid eğrisi denen eğilimi takip ediyor. Bu eğriye göre önce bir süre hızlı gelişmeler yaşanıyor ve sonrasında bir dengeye oturuyor.

Smoliga, “Hotdog yeme konusunda kesinlikle ikinci düzlüğe ulaşıldı” diyor.

Smoliga, yarışmanın ilk yıllarında kazananların genellikle “büyük obez adamlar” olduğunu söylüyor. Ancak 1984 daha önce hayatında hiç hotdog yememiş Batı Almanya judo takımının üyesi 17 yaşındaki Birgit Felden yarışmayı kazanarak algıyı değiştiriyor.

Bununla birlikte 1990’lı yıllarda aşırı yemek konusunda ün salmış Japon yarışmacıların katılımıyla oyun alanı dönüşüm yaşıyor.

2001’de Takeru Kobayashi 50 hotdog yiyeyerek kendinden önceki 25,125 rekorunu kırıyor.

“Artık katılımcılar yalnızca büyük iştah sahibi kişiler değildi.”

Seçkin yarışmacılar kalorileri işlemek zorunda kalmadan mideyi genişletmek için muazzam miktarlarda sıvı veya jel tüketilen ayrıntılı programlar izlemeye başladı.

Bu yılın kazananı Chestnut, yarışma öncesinde 3 ay boyunca hazırlandığını belirtiyor. Chestnut haftalık egzersiz koşuları, dikkatli bir diyet, yoga ve nefes egzersizleri yaptığını söylüyor.

10 dakikanın sonunda birçok yarışmacının hala daha fazla sosis ve çörek yemeye çalıştığı gözlemine dayanarak, sınırlayıcı faktörün mide kapasitesi yerine çiğneme ve yutmaya bağlı olduğu belirtiliyor.

Biology Letters’te yayımlanan makalede diğer türlerle kıyaslandığında insanın yeme hızının hayli etkileyici olduğu ifade ediliyor.

Okumaya Devam Et

Yaşam

Araştırma: Haftada en az bir kez seks yapanların erken ölme riski çok daha az

Yeni bir araştırma, düzenli seks yapmanın erken ölüm riskini düşürdüğüne dair sonuçlara ulaştı.

Published

on

By

Washington Üniversitesi’nde yapılan araştırmada yaşları ortalam 39 olan 15 bin 269 kişinin yaşamı 11 yıl boyunca takip edildi. Araştırmaya göre haftada en az bir defa sevişen insanların kanser, kalp rahatsızlıkları ve diğer hastalıklardan ölme ihtimali yapmayanlara kıyasla daha düşük.

Araştırmaya katılanların yüzde 72’si ayda en az bir defa cinsel ilişkiye girerken, yüzde 36’sında bu oran haftada birdi.

11 yıllık çalışma boyunca 29’u kalp hastalığı ve 62’si kanser nedeniyle olmak üzere 228 kişi hayatını kaybetti.

İstatistikler üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda haftada en az bir defa seks yapanların erken ölüm riskinin diğerlerine kıyasla yüzde 49 daha düşük olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Okumaya Devam Et

Yaşam

Sosyal medyada tartışma yaratan fotoğraf! Hangi zebra kameraya bakıyor?

Vahşi yaşam fotoğrafçısı olan Sarosh Lodhi’nin çektiği bu fotoğraf sosyal medyayı ikiye böldü. Hangi zebranın kameraya baktığı konusunda uzun tartışmalar yaşandı.

Published

on

By

Hindistan’dan bir vahşi yaşam fotoğrafçısı olan Sarosh Lodhi, Kenya’daki Masai Mara ulusal parkını ziyaret etti ve burada çektiği iki zebranın fotoğrafı ile sosyal medyayı ikiye böldü. Fotoğrafı görenler hangi zebranın yüzünün kameraya baktığı konusunda bir türlü karar veremedi.

Bir yaban hayatı fotoğrafçısı tarafından tuhaf bir optik yanılsama yaratan iki zebra görüntüsü, Twitter’da viral olduktan sonra uzun tartışmalara sebep oldu.

Nagpur, Hindistan’dan Sarosh Lodhi, aslanlar, Afrika leoparları, çitalar ve Afrika çalı filler dahil olmak üzere sağlıklı hayvan popülasyonu ile tanınan Masai Mara ulusal parkını ziyaret etmek için Kenya’ya gitti.

Vahşi yaşamın çarpıcı görüntülerini yakalarken, çektiği zebra fotoğrafı viral hale geldi.

Arkadaşı orman görevlisi Parveen Kaswan, bu fotoğrafı sosyal medyada paylaştı ve iki hayvandan hangisinin kameraya baktığını belirlemek için sosyal medyada meydan okudu… Fakat uzun tartışmalara sebep olan fotoğrafta kimse aynı fikirde değildi.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar