Connect with us

Gündem

Nevşin Mengü: Devletin İngiltere’ye gönderdiği malzemelerde sorun yok. Sorunlu ürünler Selegna firmasının ürünleri, Heathrow Havalimanı’nda tutuluyor.

Gazeteci Nevşin Mengü iki gündür gündemi meşgul eden İngiltere’ye gönderilen sağlık ürünleri tartışmaları hakkında bir yazı kaleme aldı. Mengü yazısında, “Türkiye’nin ilk gönderdiği yardım niteliğindeki malzemelerde değil, ürünleri taşeron ürettiren firmanın ürünlerinde problem var. Bu ürünler havalimanında tutuluyor” iddiasını ortaya attı…

Published

on

Gazeteci Nevşin Mengü iki gündür gündemi meşgul eden İngiltere’ye gönderilen sağlık ürünleri tartışmaları hakkında bir yazı kaleme aldı. Mengü yazısında, “Türkiye’nin ilk gönderdiği yardım niteliğindeki malzemelerde değil, ürünleri taşeron ürettiren firmanın ürünlerinde problem var. Bu ürünler havalimanında tutuluyor” iddiasını ortaya attı…

İşte o yazı…

Birleşik Krallık Büyükelçisi Dominick Chilcott, 7 Mayıs gecesi Guardian ve BBC’nin haberlerini yalanlayarak trolleri coşturdu. Haberlerde, Britanya’nın Türkiye’de özel bir firmadan 400 bin özel koruyucu önlük aldığı ancak bu kıyafetlerin kullanılamaz halde olduğu, bunun nasıl büyük bir skandal olduğu yazılıyordu. ‘Chilcott attığı tweet’lerle Türk trolleri coştururken, aslında kendi devletinin imza attığı skandalı örtmeye çalışıyor’ diye not düşeyim ve devam edeyim.

Britanya Covid-19 salgınını Avrupa’da en ağır geçiren ülke, ölü sayısı hem İtalya hem İspanya’yı geçti. Virüs hem çok yayıldı, hem de sağlık çalışanlarının yeterli maske ve koruyucu önlüğü olmaması ayrı skandal olarak tarihe geçti.

Türkiye bu noktada sahneye giriyor. Devlet Britanya’ya yardım olarak maske ve koruyucu önlük yolladı, bu ayrı. Yollanan malzemeyle ilgili sorun yok. Ancak bu yardım Britanya’nın haliyle tüm gereksinimini karşılamadığı için, yönetim piyasada tıbbi koruyucu önlük aramaya başladı. Telegraph gazetesi detayları ayrıntılı yazmış. İsteyenler için link de bırakıyorum.

Telegraph’in haberi, tweet’leriyle atıp tutan sayın Büyükelçi Chilcott’a da cevap niteliğinde. Daha önce AKP’den milletvekili adayı olmuş, 2000’li yıllarda bir süreliğine de İngiltere’de yaşamış Mehmet Düzen, Britanya makamlarına ulaşıyor ve gerekli malzemeleri sağlayabileceğini söylüyor.

Bu aşamada Türkiye’ye dönüp görüyoruz ki Düzen’in bir nevi sözcülüğünü yaptığı Selegna firması 31 Ocak’ta, üretim faaliyeti olmayan bir firma. Şirketin sahibi Mehmet Düzen’in kardeşi, Naile Düzen AKP Esenler Kadın Kolları üyesi, şirketin üretim yetkisi de makine üretimi üzerine.

Zaten anlaşılan firma Britanya’ya yollanan önlükleri de kendi üretmiyor. 30 kadar farklı atölyeye işi taşere ediyor. İşin taşere edildiği atölyelerin birçoğu bu konuda uzmanlığı olmayan üreticiler.

Chilcott attığı tweet’te “Özel tedarikçiden az sayıda cerrahi önlük testi geçemedi ancak aynı tedarikçiden daha çok cerrahi önlük testi geçmiş bulunuyor… Gönderilen ürünlerin çoğunluğu halen Birleşik Krallık ve Türkiye’deki depolarda test edilmeyi bekliyor” diye yazdı. Sayın Chilcott rakam vermemiş, Telegraph’tan okumadıysa, buradan okusun. 400 bin adedin bir kısmı Britanya’ya gitti, önce 2 bin 400’ü sonra da 4 bin 500’ü testi geçemedi. Binlerce önlük de halen başkent Londra’daki Heathrow Havalimanı’nda tutuluyor. Bu önlüklerin 170 bin adeti de halen Türkiye’de.

Gazetenin haberine göre bu önlükler, Türk Standartları Enstitüsü’nün test ve denetiminden geçmiş. Testi Britanya mı talep etmiş belli değil, ancak ürün teslimatından sonra test yapılması da çok alışılageldik bir durum değil. Ortada bir acelecilik, özensizlik ve işi kılıfına uydurma olduğu anlaşılıyor.

Britanya’nın bu önlüklere 300 bin sterlin kadar ödediği tahmin ediliyor.

Britanya basını şimdi devlete soruyor: Nasıl oluyor da daha dün kurulmuş bir şirkete güvenip böyle bir iş veriyorsunuz? Muhalefet de soruşturma istiyor.

Basınının ulaştığı Mehmet Düzen, “Bize bir şikayet gelmedi” diyor. Ancak Britanya Sağlık Bakanlığı, Düzen ile iletişim içinde olduklarını, şikayetlerini ilettiklerini açıklıyor. Biri yalan söylüyor.

Böyle tecrübesiz bir firmanın boyundan büyük işlere kalkışması hem Britanya hem Türkiye için çok kötü. Bu skandal aslında sadece Selegna firmasına değil tüm Türk üreticilere zarar veriyor. Peki neden bütün bir trol ordusu bu firmayı koruyor, bir daha yazmama gerek var mı? Sanırım yok, zira anahtar kelime ‘AKP’yi şirketle ilgili detayları verirken yazdım. Bu firma Türkiye’de hastanelere de önlük sağladı mı acaba, umarım cevap olumsuzdur. Zira sağlık çalışanlarımızın güvenliği benim için Britanyalılardan önemli.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Wuhan’ı şimdi de sel vurdu

121 kişi kayboldu, 875 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldı…

Published

on

Yeni tür korona virüsü salgınının çıkış noktası olan ve iki aydan uzun süre çok sıkı karantina tedbirlerine sahne olan Çin kenti Wuhan’ı kez de yağmur vurdu. Yetkililer sel nedeniyle evden çıkılmamasını istedi.

Wuhan’a pazar günü ile pazartesi sabahı arasında 426 milimetre yağmur düştüğü belirtilirken, acil durum seviyesi ikinci en yüksek kategoriye yükseltildi. Çin Acil Durum Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, şu ana dek en az 121 kişiden haber alınamıyor. Bölgede nehir kıyısında kalan 50’den fazla noktada suyun aşırı yükseldiği, 875 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı açıklandı.

Öte yandan, Çin Ulusal Meteoroloji Servisi önümüzdeki 31 gün boyunca yağmur uyarısında bulundu. Devlet gazetesi Halkın Günlüğü ise ülkende böylesi bir yağmurun nadiren görüldüğünü yazdı.

Çin sosyal medyası Weibo’da ise kullanıcılar, devlet medyasını selin boyutunu hafife almakla ve haberlerinde yardım görevlilerinin mahsur kalan vatandaşları kurtardığı ‘kahramanlık’ görüntülerine odaklanmakla eleştirdi.

Wuhan, 1998 yılında da Yangtze Nehri’nin taşması sonucu yıkıcı bir sele maruz kalmıştı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Düğünde virüs önlemi: Takılar cansız mankenlere takıldı!

Karabük’te bir düğünde takılar kutuya atılmak yerine cansız mankenlere takıldı.

Published

on

Coronavirüs nedeniyle düğünlere ara verilmesinin ve 1 Temmuz itibariyle düğün salonlarına sosyal mesafe kuralı, maske ve dezenfektan kullanma şartı ile izin verilmesinin ardından yapılan düğünler, farklı uygulamalara sahne oluyor.

Yunus Emre ile Ezgi Uslanmaz çiftinin kentteki bir düğün salonunda yapılan düğününde alınan tedbirler, davetlileri ilk başta şaşırtsa da görenleri mutlu etti.

Düğünde sosyal mesafe kuralına uyularak takılar gelinlik ve damatlık giydirilen cansız mankene takıldı.

Yeni tip Coronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında yapılan düğünde davetliler gelin ve damada temas etmeden tebrik etti.

Düğün salonu işletmecisi Ersin Aslan, gazetecilere yaptığı açıklamasında, 1 Temmuz’dan itibaren sosyal mesafe kuralına uyularak düğün salonlarının açıldığını hatırlattı.

Kapasitelerinin bin kişi olduğunu belirten Aslan, Covid-19 tedbirleri kapsamında kapasiteyi 300 kişiye düşürdüklerini anlattı.

Aslan, düğün salonunda sosyal mesafe açılarını ve masalar arası mesafeleri ayarladıklarını ifade ederek, kapı girişlerinde ateş kontrolü yapıldığını, el dezenfektanı ve maskesi olmayan misafirlere maske verdiklerini dile getirdi.

Genelgeye göre damat ve geline takı takmanın yasaklandığını vurgulayan Aslan, “Kutu veya sandık içerisine konulması gerekiyor. Türk gelenek ve göreneklerinde geline ve damada takı takıldığı için kutu bize biraz tuhaf geldi. ‘Nasıl bir çözüm bulabiliriz?’ diye düşündük. Kendi aramızda konuşurken ortağım böyle bir fikir sundu bize de uygun geldi. Hem sosyal mesafeyi koruyoruz hem de gelin ile damada takı takılıyormuş gibi bir ortam oluştu” dedi.

Okumaya Devam Et

Gündem

İngiliz bilim insanı: Coronavirüs Çin’den gelmedi, hep buradaydı

Oxford Üniversitesi’nden Dr. Tom Jefferson, yeni tip coronavirüsün (Covid-19) Çin’in Vuhan kentindeki laboratuvardan çıkmadığını belirterek, “Dünyanın her yerinde uyku durumundaydı” dedi.

Published

on

Oxford Üniversitesi Kanıta Dayalı Tıp Merkezi uzmanı Dr. Tom Jefferson, The Daily Telegraph’a açıklamasında, Covid-19’un Vuhan’daki laboratuvardan çıkmadığını, uzun zamandır dünyanın her yerinde uyku durumunda bulunduğunu söyledi.

Jefferson, “Bence virüs hep buradaydı, ‘burada’ derken ‘her yerde’ kastediyorum. Muhtemelen uyku durumundayken çevre koşulları tarafından aktif hale getirilen bir virüsle karşı karşıyayız” ifadesini kullandı.

Virüsün Çin’de ortaya çıkmadan çok önce Avrupa’da görüldüğüne dair delillerin olduğunu söyleyen uzman, İspanyol epidemiyoloji uzmanlarının 2019 Mart ayında Barcelona’nın atık sularında yeni coronavirüse rastladıklarını bildirdiklerini hatırlattı. Covid-19’un izlerine ayrıca geçen yılın Aralık ayında İtalyan’nın Milano ve Torino kentlerinde ve Kasım ayında Brezilya’nın Florianopolis kentinde rastlandığı ifade edildi.

Ayrıca 1918-1920 döneminde 100 milyona yakın can alan İspanyol gribiyle kıyaslayan Jefferson, “1918’de Batı Samoa’nın her 3 sakininden biri İspanyol gribi yüzünden hayatını kaybetti. Oysa bu halkın dış dünyayla hiçbir teması yoktu. Bunun açıklaması ancak şu olabilir ki, bu virüsler hiçbir yerden gelmiyor ve hiçbir yere gitmiyor. Onlar hep burada ve bazen bir şey onları aktif hale getiriyor, dünya nüfusunun yoğunluğu veya çevre koşulları olabilir” yorumunda bulundu.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar