Connect with us

Gündem

Tüm dünyaya duyurdular: Yeni bir salgın başladı!

Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, ülkenin kuzey batısında ‘yeni bir ebola salgını’ olduğunu duyurdu.

Published

on

By

Yeni vaka, salgının merkez üssünden 1000 kilometre uzaklıkta yer alan batı şehri Mbandaka’da tespit edildi. Gazetecilere açıklama yapan Sağlık Bakanı Eteni Longondo, yeni Ebola vakasını doğruladı.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ağustos 2018’den bu yana 3 bin 300’den fazla Ebola vakası görüldü, 2 bin 273 kişi yaşamını yitirdi. En az 340 bin kişiye Ebola’ya karşı aşı yapıldı.

2014-2017’de görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Eliaçık’tan Ayasofya önerisi: Cuma günü Müslümanlar, pazar günü Hristiyanlar kullansın

Ayasofya’nın Danıştay kararı ile cami olarak ibadete açılmasını değerlendiren ilahiyatçı İhsan Eliaçık ‘Cuma günü Müslümanlar, pazar günü Hristiyanlar kullansın’ önerisinde bulundu.

Published

on

By

Artı TV’de yayınlanan Haber Aktüel programına bağlanan televizyonun programcısı ilahiyatçı İhsan Eliaçık, Danıştay’ın Ayasofya kararını değerlendirdi. İslamiyet’te fetih adı altında işgalin olmadığına dikkat çeken Eliaçık, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek parti açıklamalarına da değindi.

‘BUGÜN DE TEK ADAM YÖNETİMİ VAR’

Türkiye’de mevcut durumda tek parti ve tek adam yönetiminin olduğunu söyleyen Eliaçık, “Ayasofya’nın cami yapılması cumhurbaşkanı tarafından ‘tarihe ihanetin giderilmesi ve bir hakkın yerine getirilmesi’ olarak ifade edildi. Tek parti döneminde alınan kararın müze yapıldığı söylendi, ancak aynısı yine yapılıyor. Bugün de tek parti yönetimi ve tek adam yönetimi var” ifadelerini kullandı.

‘İSLAMİYET’TE İŞGAL YOKTUR’

Farklı inançların mabetlerinin cami olarak kullanılmasının inançlara saygısızlık olduğunu dile getiren Eliaçık, İslam tarihine dair şu eleştirilerde bulundu:

“Tarihi geriye doğru saramayız, ancak yönünü değiştirebiliriz. İslam tarihinden günümüze doğru yanlış akıp gelen bir tarih var. Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar Müslümanlık adına ortaya çıkmış imparatorluklardır. Bunlar bölgelerinde yaşayan diğer dinlerin, halkların ve mezheplerin ülkelerini ele geçirip, mabetlerini onlara sormaksızın camiye çevirmişlerdir. Bu tarih yanlıştır, çünkü İslamiyet’te fetih adı altında işgal etmek diye bir şey yoktur. İnsanların mabetlerini camiye çevirmek onlara bir saygısızlıktır.”

‘ŞU ANDA FATİH’İN DÖNEMİNDE DEĞİLİZ’

Dinler ve mezhepler arası savaşların sona erdirilmesi ve barış mesajı verilmesi için Müslüman ve Hristiyanların Ayasofya’yı birlikte kullanabileceğini söyleyen Eliaçık, “Şu anda Fatih’in döneminde değiliz, yeni bir çağdayız ve yanlış akıp gelen tarihin akışını değiştirmek zorundayız. Dinler arasında ve mezhepler arasındaki savaşları sona erdirmek ve barış süreci açmak gerekiyor. Özü itibariyle müze olarak kalmak şartıyla, haftada iki gün cuma günü Müslümanlara, pazar günü de Hristiyanlara tahsis edilmeliydi. Bu dünyaya barış mesajı verir ve eski çağların bittiğini ve yeni bir dönemin başladığını ifade ederdi” önerisinde bulundu.

‘EN ZOR ANINDA AÇTI, ONU KURTARMAYACAK’

Ayasofya’nın ibadete açılması kararının siyasi olduğunu ve iktidar partisi AKP’nin çökmeye başladığını söyleyen Eliaçık, seçmenin cami kararı sonrası fikrinin değişmeyeceği görüşünü savundu. İktidar partisi lideri Erdoğan’ın Ayasofya kararını en zor ana sakladığını dile getiren Eliaçık sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meselenin dini boyutuna bakıldığı zaman camiye ihtiyaç yoktu. Caminin kilise yapılması, kilisenin cami yapılması doğru değildi. Bizden önce buralarda yaşayanlar yapmış bizler de böyle bir tarihi devralmışız. Devraldığımız tarihin yönünü değiştirerek barışa bakmalıydık, ancak bu karar ile tarih tekrar ettiriliyor. Hiçbir faydası yok, sadece iktidar partisinin çekirdek tabanının biraz toparlanmasına yarar. Halktan oy almaya bile yaramaz. Çünkü “Cami olsun” diyenlerin oranı yüzde 48’i geçmiyor.

İktidar partisinde parçalanma ve çözülme yaşanıyor. Üçüncü parti yolda, hatta dördüncü için bile hazırlık yapılıyor. Moral olarak parçalanmış haldeler. Bana göre iktidar partisi lideri Ayasofya’yı en sona sakladı. En zor anında açtı, ancak bu onu kurtaramayacak. Ayasofya’yı açtı diye de insanlar oy verecek değiller. Bunu bir siyaset malzemesi ile olarak epeyce kullanacaklar. Lazer ışıkları ile gösterecekler, Avrupalıların iddialarına cevaplar verecekler, “tek parti dönemi camileri ahır” yaptı diyerek bir süre daha götürecekler, ama bu yolun sonu yok.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Almanya’da koronavirüs aşı testine gönüllü denek akını

Tübingen’de yürütülen koronavirüs aşı çalışmalarına katılmak için 4 bin kişi gönüllü denek olarak başvurdu. Araştırma yöneticisi, böyle bir “lüks” ile daha önce karşılaşmadıklarını söyledi.

Published

on

By

Almanya’daki Tübingen Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yürütülen yeni tip koronavirüs aşısının klinik deneylerinde katılmak için yaklaşık 4 bin kişi gönüllü denek olarak başvuruda bulundu.

Araştırma yöneticisi Prof. Dr. Peter Kremsner, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, “Daha önce hiçbir klinik çalışmada karşılaşmadığımız bir lüks içerisindeyiz. Normalde harıl harıl denek aramak zorunda kalırız” diye konuştu.

Şu ana kadar yaklaşık 50 kişiye yapılan aşının toplamda 168 kişi üzerinde denenmesi planlanıyor. Aşı denemesi Almanya’nın Tübingen, Hannover ve Münih kentlerinin yanı sıra ve Belçika’nın Gent şehrinde yapılacak. “Birinci evre” çalışmalarında olumlu sonuç elde edildiği takdirde, çalışmalar daha fazla kişiyle yürütülecek.

Yan etki tespit edilmedi

Tübingen Üniversitesi’ndeki klinik çalışma, Haziran ayı ortasında başlamıştı. Çalışma kapsamında Alman biyoteknoloji firması CureVac’ın geliştirdiği aşının insanlar tarafından tolere edilip edilemeyeceği araştırılıyor. Araştırma yöneticisi Peter Kremsner tarafından aktarılan bilgilere göre, henüz herhangi bir yan etki gözlemlenmiş değil. “Şu ana kadar her şeyin yolunda olduğunu” belirten Kremsner, olumlu veya olumsuz herhangi bir sarsıcı keşfin söz konusu olmadığının altını çizdi.

Kremsner, klinik testlerin başlatılmasının ardından Haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada da, ilk sonuçların iki ay içinde alınabileceğini söylemişti.

Yapılan çalışmalarda, “mRNA” adı verilen aşı maddesi kullanılıyor. mRNA, insan vücudunun protein üretim sürecinde rol oynayan, bir tür haberci molekül.

CureVac firması, ABD Başkanı Donald Trump’ın firmanın geliştirdiği aşının haklarını satın almak istediği iddialarıyla gündeme gelmişti. Olay Almanya ile ABD arasında gerginliğe neden olmuş, Alman Ekonomi Bakanı Peter Altmaier “Almanya satılık değildir” açıklamasında bulunmuştu. Daha sonra Alman hükümeti, CureVac’a hissedar olmuştu.

CureVac, Mainz merkezli Biontech’in ardından koronavirüs aşısı için izin alan ikinci Alman firması.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kovid-19’dan iyileşenlerin sayısı 7,5 milyonu geçti

Koronavirüs salgını her gün binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açarken, virüsle mücadeleyi kazananların sayısı da yükseliyor

Published

on

By

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) iyileşenlerin sayısı 7,5 milyonu aştı.

Kovid-19 verilerinin derlendiği “Worldometer” internet sitesine göre, dünya genelinde virüs bulaşan 7 milyon 500 bin 755 kişi sağlığına kavuştu.

Listeye göre en çok vaka sayısının görüldüğü Amerika, iyileşen hasta sayısı bakımında da listenin ilk sırasında yer alıyor.

Amerika’yı Brezilya ve Hindistan takip ederken Türkiye’de listenin 9’uncu sırasında.

En çok hastanın koronavirüsü yendiği ülkeler ve sayıları şöyle:

Çin’de ortaya çıkan Kovid-19, kısa sürede 200’den fazla ülke ve bölgeye yayılarak salgına dönüştü.

Dünya genelinde Kovid-19 vaka sayısı 12 milyon 869 bin 79’a ulaşırken, virüs nedeniyle 568 bin 291 kişi hayatını kaybetti.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar