Connect with us

Sağlık

Uzmanlardan çağrı: Grip aşısı olmak Covid-19 salgını döneminde çok daha önemli

Koronavirüs salgınında ikinci dalga olasılığının gribal enfeksiyonların yaygın olduğu döneme denk gelmesi vaka ve ölüm sayılarında artış olacağı endişelerini de körükledi.

Published

on

By

Koronavirüs salgınında ikinci dalga olasılığının gribal enfeksiyonların yaygın olduğu döneme denk gelmesi vaka ve ölüm sayılarında artış olacağı endişelerini de körükledi. Sağlık uzmanları salgının dört bir yanı sardığı bu yıl, grip aşısına daha çok önem verilmesini istiyor.

Emory Üniversitesi Aşı Merkezi’nden Proseför Walter Oresntein de Covid-19 ile influenzanın benzer semptomlar oluşturduğundan hem gripten korunmak hem de kaygıları azaltmak için grip aşısı olunması gerektiğini söyledi. İnternet üzerinden yapılan bir konferansta konuşan Orenstein, “Grip aşısı iki türlü koruma sağlar; aşı olanın hastalanmasını engellerken, virüsün yayılmasını da durdurur” dedi.

Uzmanlara göre influenzadan dolayı hastaneye kaldırılanların sayısını en az seviyede tutmak, henüz aşısı bulunmayan ve her ülkenin sağlık sistemini zorlayan koronavirüs ile mücadelede kritik öneme sahip. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl 3 ila 5 milyon kişi ağır seyreden gribe yakalanırken, yarım milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor.

Sağlık

“Koronavirüs ve grip birlikteliği ölüm riskini yüzde 30 artırıyor.

Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin, “Koronavirüs ve grip birlikteliği ölüm riskini yüzde 30 artırıyor. Eylül ayında artış göstermeye başlayan koronavirüs vakaları ile birlikte mevsimsel geçiş nedeniyle grip vakalarında artış bekleniyor” dedi.

Published

on

By

Riskli grupların grip aşısı yapmasını öneren Prof. Dr. Tekin, “Bakanlık da bunun için sıkıntı yaşanmaması açısından gerekli tedbirleri ve çalışmaları yapıyor. Aşıyı, özellikle riskli gruplar dediğimiz 65 yaş üstü olanlara, şeker hastalığı, diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalığı olanlara öncelikle tavsiye ediyoruz” dedi.

Türkiye’de eylül ayında artış göstermeye başlayan koronavirüs vakaları ile birlikte mevsimsel geçiş nedeniyle grip vakalarında artış bekleniyor. Tek başına öldürücülük oranlarının düşük seviyelerde seyrettiği bu hastalıkları aynı anda geçiren hastaların ölüm riskinin arttığını belirten Dicle Üniversitesi Enfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kovid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin, grip aşısının bu dönem daha çok önem kazandığını söyledi.

Prof. Dr. Tekin, hastalarına özellikle bu mevsimde grip aşılarını olmalarını tavsiye ettiklerini belirterek, “Covid-19 ve grip birlikte olduğu zaman ölüm riski daha fazla oluyor. Bunun önüne geçebilmek için grip aşısı bizim için önemli bir fayda sağlıyor. Sezon açıldı. Grip aşısı bu ay itibarıyla ülkemize gelmeye başlayacak. Biz daha çok ekim sonu kasım başı grip aşısını öneriyoruz. O yüzden özellikle risk faktörü olanlara, yaşlı hastalara, şeker hastalığı olanlara, tansiyonu olanlara, böbrek hastalığı olanlara özellikle grip aşısı olmalarını tavsiye ediyoruz. Bunun yanında bir de zatürre aşımız var. Zatürre aşısını aynı bu şekilde riskli hastalara, özellikle 65 yaş üstü, kalp, böbrek, şeker hastalığı olanlara yapmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

Covid-19 hastasının grip aşısıyla, gripten korunduğunu ve bu şekilde hastalığı daha rahat atlatacağını vurgulayan Prof. Dr. Tekin, “Ama olur da hasta hem Covid-19 hem grip geçirirse maalesef ki bu hastanın ölüm riski çok daha artıyor. Ölüm riskini tahmini en az yüzde 20- 30 artırıyor. O yüzden özellikle Covid-19 geçiren ve riskli olan kişilerde grip aşısı olunmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü Covid-19 ve grip birlikte olduğu zaman maalesef ki hastanın tedavisi ve kurtulma şansı daha da zor olabiliyor. Bu mevsimde özellikle eylül ayından sonra grip aşılarını olmalarını tavsiye ediyoruz. Özellikle ekim sonu kasım başı riskli grupların grip aşılarını yapmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Tekin, geçen yıl Covid-19 pandemisi sonrası alınan tedbirlerle birlikte görünen grip vakalarında ciddi bir düşüş olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Çünkü kişiler maske taktı, mesafeye, izolasyona dikkat etti ve bu da doğal olarak grip sayısında da azalmaya neden oldu. Umarım bu yıl da beklentimiz bu yönde gerçekleşecektir. Özellikle riskli hastaların hem grip açısından hem de Covid-19 açısından kendilerini korumalarını tavsiye ediyoruz. Özellikle kalabalık ortamlara girmesinler. Mesafeye, maskeye ve hijyene dikkat etsinler. Grip aşısına öyle tahmin ediyorum ki talep çok daha fazla olacak. Hem pandemiden dolayı üretimde hem de talepteki artıştan dolayı grip aşısında bir sorun olabilir mi? Bilmiyoruz ama bakanlık bunun için sıkıntı yaşanmaması açısından gerekli tedbirleri ve çalışmaları yapıyor.”

Continue Reading

Sağlık

‘İltihap sökücü ilaç Covid-19 tedavi sürecini kısaltabilir’ iddiası

ABD’de bir ilaç şirketinin yaptığı araştırmaya göre, yeni tip koronavirüs vakalarında kullanılan bir ilaca ek olarak iltihap sökücü bir hapın kullanılması durumunda iyileşme süresi bir gün kısalıyor.

Published

on

By

Eli Lilly ilaç firmasınca yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Covid-19) hastaları için kullanılan Remdesivir isimli virüs ilacı ile piyasada bir eklem iltihabı hapı olarak satılan Baricitinib de kullanılması durumunda tedavi süresinin bir gün kısaldığı iddia edildi.

ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü tarafından desteklenen araştırmanın sonuçlarını paylaşan firma, eczanelerde Olumiant ismiyle bulunabilen bir hap olan Baricitinib kullanılan Kovid-19 hastalarının tamamının 4 gün yerine 3 günde iyileştiğini belirtti.

Eli Lilly, binden fazla hasta üzerinde etkisi test edilen ve Kovid-19 hastalarının iyileşme sürecinin hızlanmasına katkı yapan Baricitinib hapı için ABD Gıda ve İlaç Dairesine (FDA) acil kullanım izni için başvuruda bulunmayı planladığını duyurdu.

Continue Reading

Sağlık

Nitril eldiven dolandırıcılığına dikkat!

Koronovirüs küresel salgını, ekonomik krizle boğuşan birçok kişiyi yeni alanlarda kazanım aramaya yöneltti. Bununla birlikte fırsatçı ve dolandırıcılar da harekete geçti. Özellikle nitril eldiven satışı yaptığını söyleyen dolandırıcılar, yurt içi ve yurt dışından talepte bulunan alıcılar için büyük tehlike oluşturuyor.

Published

on

By

Koronavirüs küresel salgını, tüm dünya ekonomisinde büyük olumsuz etkiler yarattı. Tüketim ve satış stratejileri, bazı alanlarda pandemi dönemi ve salgının olumsuz etkileriyle bağlantılı olarak yeniden şekillendi. Salgınla doğru orantılı olarak bazı ürünler hiç olmadığı kadar önem kazandı, fiyatları artışa geçti. Temizlik ürünleri, dezenfeksiyon ürünleri ve medikal ürünler ilgi odağı oldu. Stokçulukla birlikte bu ürünlere yönelik rant ve dolandırıcılık haberleri de gündeme düşmeye başladı. Uluslararası ticaretle ilgili hiçbir yetki ve prosedür yetkinliği olmayan birçok kişi, medikal ürün ve nitril eldiven ticaretine soyundu. Yurt içi ve yurtdışından özellikle nitril eldiven satışına dair dolandırıcılık girişimleri gündeme geldi.

Konuyla ilgili olarak,  LETİAD Yönetim Kurulu Üyesi, Matilda Turizm ve Ticaret şirketinin genel müdürü Burak Bilgit, uyarılarda bulundu.

Nitril eldiven nedir, nerede kullanılır, neden önemlidir?

Bileşiminde lateks bulunmayan temizlik, muayene ve iş eldiveni. Özellikle temizlik alanında önemli bir yere sahip. Bileşiminde lateks bulunmadığından kullanım açısından alerjik maddelere hassasiyeti olanlar için çok ideal bir alternatif. Ayrıca pudrasız olması muhtemel pudra alerjisini de engelliyor. Hafif pütürlü yapısı dokunma hassasiyeti kuvvetlendirdiği gibi sürtünme direnci düşük olduğundan daha rahat giyilip çıkartılabiliyor. Ele ergonomik bir şekilde oturuyor ve ciltler için güvenli. Yırtılma, delinme ve parçalanma gibi durumlarda kendisiyle aynı kalınlıkta olan lateks ve vinil eldivenlere göre en az 2 kat daha dayanıklı. Bu dayanıklılığı sayesinde tek kullanımlık olmasına rağmen bir defadan fazla da kullanılabiliyor. Sağlık ve temizliğin dışında endüstride çok geniş alanlarda kullanılıyor. Örneğin su sızdırmazlığı sağlamak için iş eldivenlerinin altına giyiliyor. Uzun raf ömrü de endüstriyel açıdan başka bir artı. Önemli bir diğer farkı ise bahsettiğim diğer eldiven türlerine göre kimyasallara karşı olan direnci. Bu noktada da diğer eldiven türlerinden çok daha güçlü bir koruma sağlıyor.

Bu eldivene yönelik ilgi, gerçekten ihtiyaç olduğu için mi yoksa arkasında başka nedenler mi aramalıyız? 

Elbette Kovid-19 salgınıyla koruyucu ekipmanlara karşı artan bir ihtiyaç ve ilgi bu. Ancak beraberinde bunu fırsatçılık da takip ediyor. Pandemi öncesi Türkiye’de 100’lü paketi 13-15 TRY’ye satılan eldivenler şimdi 70-80 TRY civarında. Bazı platformlarda 200 TRY’ye kadar fiyat görüyoruz. Virüsün kontrol altına alınamaması kişisel koruyucu ekipmanlara olan ilgiyi her geçen gün daha da artırıyor. Alınan önlemlere istinaden çeşitli sağlık kuruluşlarının yanında kuaför, güzellik salonu, restoran ve alışveriş merkezleri gibi yerlerde kullanımın zorunlu olması da tüketimi hızlandırıp yine ihtiyacı artıyor.

Koronvaris salgını sürecinde çok sayıda kişinin yetkinliği olmadığı halde medikal ürün satışı yapmaya çalıştığını, çeşitli dezenfeksiyon ürünlerinin pazarlandığını veya pazarlanmaya çalışıldığını, maske ve eldiven ihracatından söz edildiğini duyuyoruz. Neler oluyor? Gerçek üreticiler ve ithalatçılar bu duruma ne diyor?

Uluslararası ticaretle hiçbir bilgisi ve yetkisi olmadığı halde krizleri avantaja çevirmek isteyenler, fırsatçılar var maalesef. Fiyatların artışında da bunların payı büyük. Dün tezgâhında karpuz satan bir tanıdığınız bugün sizi medikal eldiven satmak için ararsa şaşırmayın. Burada denetim yetersizliği de ayrı bir sorun. Yeterli denetimin olmaması merdiven altı üretimin artmasına da sebep oluyor. Bir değer sorun da online satış platformaları. Bu alanlarda herhangi bir denetimli fiyat limiti olmadığından aynı ürün pek çok farklı satıcıdan farklı fiyatlara tüketiciye sunuluyor. Türkiye’de medikal eldiven üreticisi yok. İthalatçı firmalar ise taleplere yetişmeye çalışıyor. Tedarik sorunlu olduğundan öncelik de sağlık çalışanlarına veriliyor.

Son dönemde eldiven ve maske satışına ilişkin çok sayıda dolandırıcılık haberi gelmeye başladı? Nasıl dolandırıyorlar? 

Birçok farklı metot duyuyoruz. Stoklarında milyonlarca eldiven olduğunu söyleyerek hemen depozito isteyip ortadan kaybolanlar, başkasının stokta olan malını kendi malı gibi gösterip sahte sözleşmeler yapanlar, belgesiz ürünleri sertifikalı gösterip satmaya çalışanlar bunlardan birkaçı.

Neden sıradan insanlar nitril eldiven ve Medikal ürün ithalatı yapamaz? 

Ticari bir firmaya sahipseniz ve ithalat yapma yetkiniz varsa bunu yapabilirsiniz ancak artan dolandırılıcıktan ötürü üretici firmaları kendi ülkelerinde üye oldukları meslek odaları, yasal dernekler ve dış ticaret ajans kayıtları gibi kanallarla kontrol etmekte fayda vardır. Stokta malı olan ürün sahipleri ile de ürünün sertifikaları ve sözleşme süreçleri dikkatle yürütülmelidir.

Yabancıların da dolandırıldığına ilişkin bilgiler geliyor. 

Evet. Salgından ötürü sadece Türkiye’de değil dünya genelinde yaşanan bir talep artışı var. Bu artış sebebiyle ürün tedariğinde sorun yaşanıyor. Birçok üretici firma taleplere yetişmekte zorluk çekiyor. Bazen yeni taleplere cevap veremedikleri gibi teslimat için de oldukça uzun bekleme süreleri veriyorlar. Fiyatların da eskisine göre birkaç kat artmış olduğunu eklerseniz dünya genelinde eldiven ithalatı noktasında yoğun ve sıkıntılı bir ortam var. Bu ortamda yabancı alıcılar da dolandırılıyor. Ben aynı zamanda LETIAD yönetim kurulu üyesiyim. Ne yazık ki yakın zamanda yaşadığımız canlı bir örnek var. Letonya’da faaliyet gösteren bir medikal ürün satıcısı Türkiye’den stokta malı olduğunu iddia eden birine ulaşıyor. Şahıs sahte sertifika ve diğer bazı belgelerle hemen depozito istiyor. Ne yazık ki ödenen kapora sonrası ortadan kayboluyor. Bu ülkemiz adına da büyük bir imaj kaybına neden oluyor tabii.

Büyük Türk üreticiler mal üretmekte sıkıntı mı yaşıyor? Neden nitril eldiven Malezya gibi ülkelerden alınıyor? 

Türkiye’de nitril eldiven hammaddesi bulunmuyor. Yüksek işçilik maliyetleri ve stoklu ürün tedariğinin zorlukları sebebiyle de Türkiye eldivenleri özellikle dünyanın bir numaralı eldiven üreticisi konumunda olan Malezya’dan ithal ediyor. Malezya’yı daha düşük maliyetlerle yüksek üretimler yapabilen Çin, Endonezya ve Tayland gibi ülkeler takip ediyor.

Güvenli mal tedariki hem Türkiye hem yurt dışı için nasıl sağlanır ve güvenli satım işlemi nasıl gerçekleştirilir?

Öncelikle mal tedariki sağlayacak firmaları tanımanız ve haklarında referans almanız gerekiyor. Bundan sonra süreç alıcının resmi bir niyet/talep mektubuyla başlıyor. Ardından tüm işlemler yazılı olarak sözleşmelerle yürütülüyor. Son aşama ise müşterinin alım gücünü satıcının ise ürün ispatını göstermesiyle son buluyor. Ardından güvenli bir satın alım ve teslimat gerçekleşiyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar