Connect with us

Gündem

Venüs’te yaşam izi bulundu!

Venüs’ün atmosferinde yaşam izi olarak kabul edilen fosfin bileşeni bulundu.

Published

on

By

Uluslararası astronomlardan oluşan bir grup bilim insanı, bugün tarihi bir açıklama yaparak Venüs’ün atmosferinde önemli yaşam izleri keşfedildiğini duyurdu. Konuyla ilgili bir toplantı düzenleyen Kraliyet Astronomi Topluluğu, Venüs’te bulunan yoğun miktardaki fosfinin biyolojik bir mekanizmaya işaret ettiğini belirtti.

Ne anlama geliyor?
Fosfin bileşeni astronomi dünyasında uzun yıllardır önemli bir biyo-işaret, yani bir yaşam izi olarak kabul ediliyor. Fosfin Dünya’da, yalnızca organik yaşam formlarının bozulmasıyla çok küçük miktarlarda ortaya çıkıyor. En azından Dünya’da tamamıyla doğal yaşamla ilişkili bir bileşen. Ancak fosfinin abiyotik mekanizmalar sonucu oluşması da elbette imkansız değil. Örneğin Jüpiter gibi yaşam beklenmeyen yerlerde de daha önce fosfin keşfi yapılmıştı. Ancak bugünkü haberimizde çok daha farklı bir durum var; bilim insanları Venüs’te çok yoğun miktarlarda fosfin bulunduğunu ve abiyotik bir mekanizmanın bu seviyede fosfin üretmesinin şu anda pek mümkün görülmediğini söyledi.

Venüs boyutları ve kütlesi itibarıyla aslında Güneş Sistemi’nde Dünya’ya en çok benzeyen gezegen olarak biliniyor. Ancak inanılmaz yoğun atmosferi (Dünya’nın 100 katı) ve ekstrem yüzey sıcaklıkları (ortalama 450 santigrat derece) nedeniyle Venüs yaşam arayışlarında Mars kadar ilgi odağı olamadı. Yine de Venüs’ün yoğun bulutlarında sıcaklıkların ve atmosfer basıncının çok uygun aralıklarda olduğunu biliyoruz. Bu nedenle yaklaşık 50 km yükseklikte Venüs bulutlarında bir şehir inşa etme fikri hala bilim dünyasında popülerliğini koruyor.

İlginizi Çekebilir Venüs’te yaşam izi bulundu! Astronomlar bugün tarihi açıklamayı yapacakBugün duyurulan keşif bu yüzden oldukça heyecan verici. Keşfedilen fosfinin yüzeyden 50-60 kilometrelik yüksekliklerde yer aldığı belirtildi. Dünya’da bazı anaerobik mikrobik yaşam formlarının fosfinin üretiminde önemli rol oynadığını biliyoruz. Bilim insanları benzer organizmaların Venüs’te de olabileceğini düşünüyor.

“Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıtlar gerektirir”
Tabi fosfinin keşfedilmesi kesin olarak yaşamın varlığını kanıtlayan bir şey değil. Bilim insanları, Venüs hakkında bilmediğimiz hala çok fazla şeyin olduğunu söylüyor. Şu anda açıklayamadığımız bambaşka bir mekanizma Venüs’teki fosfin varlığının açıklaması olabilir. Araştırmacılar şu ana kadar şimşek çakmaları ve meteor bombardımanı gibi bazı olasıkları modellediklerini ancak bu hesaplamaların, bulunan bu yoğun fosfini açıklamada yetersiz kaldığını söyledi.

Bilim insanları şimdi bu fosfinin tam olarak ne anlama geldiğini anlamak için yoğun araştırmalara başlayacak. Bugünkü keşif elbette önemli ancak sadece bir başlangıç. Konuyla ilgili konuşan Londra Üniversitesi araştırmacıları,”Olağanüstü iddialar olağanüstü kanıtlarla desteklenmeli. Şu anda iyi bir kanıtımız var, ancak olağanüstü değil.” ifadelerini kullandı.

Venüs’teki fosfin keşfi Şili’de yer alan Atacama Büyük Milimetre/milimetre-altı Dizgesi (ALMA) ve Hawaii’deki James Clerk Maxwell teleskobu kullanılarak yapılmış. Araştırmayı gerçekleştiren ekipte Manchester Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Cardiff Üniversitesi’nde görev yapan araştırmacılar var. Ünlü bazı bilim insanlarını da içeren araştırmanın tam makalesi bugün Nature Astronomy’de yayınlandı.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Üçlü zirve sonrası açıklama: Türkiye-Yunanistan görüşmeye hazır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel ile video ferans görüşmesi yaptı. Görüşme sonrası sonrası yapılan açıklamada, Türkiye ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki gelişmelerle ilgili görüşmeye hazır olduğu ifade edildi.

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile üçlü formatta bir video konferans görüşmesi gerçekleştirdi.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, üçlü zirvede, Türkiye-AB ilişkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin de değerlendirildiği zirvede, Türkiye ve Yunanistan’ın istikşafi görüşmelere başlamaya hazır olduğu ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Doğu Akdeniz’de gerginliğin azaltılması ve diyalog kanallarının işletilmesi için yakalanan nispi ivmenin karşılıklı adımlarla korunması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin daima diyaloğa ve müzakereye vurgu yaptığını, onca tahrike rağmen sağduyulu ve soğukkanlı tavrından taviz vermediğini ifade etti.

ALMANYA’YA TAKDİR

Almanya’nın arabuluculuk çabalarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikşafi görüşmelerin ve diğer diyalog kanallarının canlandırılması noktasında sağlanan mutabakatın nasıl ilerleyeceği hususunda Yunanistan’ın atacağı adımların önemli olacağını belirtti.

BÖLGESEL KONFERANS ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz‘de Kıbrıs Türkleri dahil, tüm tarafların katılımıyla düzenecek bölgesel bir konferanstan herkesin yararına olacak olumlu ve yapıcı kararlar çıkacağına inandığını söyledi.

Perşembe günü başlayacak AB Liderler Zirvesinin Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir soluk getirmesini umduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyi niyetle Gümrük Birliği anlaşması, vize serbestisi ve göç mutabakatı konularında somut adımlar atılması halinde Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden olumlu bir mecraya taşınabileceğinden şüphe duymadığını ifade etti.

AB’nin Türkiye ile sağlıklı bir iş birliği geliştirilmesinin bölgesel sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel ve Michel’in Türkiye-AB ilişkilerine pozitif gündem kazandırma gayretlerinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Michel ve Merkel ile gerçekleştirdiği üçlü zirvede, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan da hazır bulundu.

Continue Reading

Gündem

Japon bilgisayar Fugaku: Siperlik virüsün yayılmasını engellemiyor

Dünyanın en hızlı bilgisayarı olan ve korona virüsüne karşı araştırmalarda kullanılan Fugaku, siperliklerin virüsün yayılmasını engellemekteki rolünü ölçtü. Simülasyon sonuçlarına göre, enfekte bir kişinin sadece siperlik takması halinde damlacıkların neredeyse tamamı etrafa yayılıyor.

Published

on

By

Japonya’da üretilen ve ‘dünyanın en hızlısı’ olarak bilinen süper bilgisayar, siperliklerin korona virüsünün yayılmasını engellemekte neredeyse tamamen etkisiz olduğunu tespit etti. ‘Fugaku’ isimli süper bilgisayarın simülasyonlarına göre, enfekte bir kişinin maske yerine siperlik takması, virüsün hapsolmasını ve yayılmasını engellemiyor. Virüs taşıyan damlacıklar, yüz ile siperlik arasındaki boşluktan dışarı çıkıyor.

Fugaku’nun simulasyonuna göre, 5 mikrometreden (bir metrenin milyonda biri) küçük damlacıkların neredeyse yüzde 100’ü siperliklerden dışarı kaçıyor. 50 mikrometrelik daha büyük damlacıların da yaklaşık yarısı siperliğin dışına çıkıyor.

‘MASKE TAKMAK ÇOK DAHA ETKİLİ’

Araştırmanın gerçekleştirildiği hükümet destekli Riken Araştırma Enstitüsü’nden Makoto Tsubokura, simülasyonda bir mikrometreden birkaç yüz mikrometreye kadar farklı boyutlarda on binlerce damlacık için inceleme yaptıklarını belirterek, maske yerine sadece siperlik takılmaması için uyarıda bulundu. Tsubokura, “Simülasyonun sonuçlarına bakıldığında, enfekte bir kişinin ağzından çıkan damlacıkların yayılmasını engellemek açısından, yüz siperliklerinin etkisi maskelere göre ne yazık ki kısıtlı” dedi.

“Bu özellikle 20 mikrometreden küçük damlacıklar için geçerli” diyen Tsubokura, daha küçük damlacıkların neredeyse tamamının yüz ile siperlik arasında kalan alandan dışarıya sızdığını söyledi. Japon bilim insanı, taşıyıcı olma potansiyeli taşıyan kişilerin virüsü yaymamak için siperlikle yetinmemesi gerektiğini belirtti.

Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte birçok ülkede gözler kapalı alanlarda bulaş ihtimaline ve havalandırma sistemlerine çevrilmiş durumda. Uzmanlar, bu tip ortamlarda sürekli olarak maske takmamanın virüsün yayılmasına yol açabileceğini vurguluyor.

Continue Reading

Gündem

Almanya’da ilk kez bir Türk ülkenin en zenginleri listesine girdi

Listede, koronavirüs aşısı geliştiren BioNTech CEO’su ve kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin 3.9 milyar dolarla 93’üncü sırada yer aldı.

Published

on

By

Koronavirüs aşısı geliştiren BİonTech’in CEO’su ve kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, Almanya’nın en zenginleri listesinde 93’üncü sırada yer aldı.

Dün açıklanan “En Zengin Almanlar” listesinde ilk sırada 41,8 milyar avroluk servesüpermarket zincirleri Lidl ve Kaufland’ın kurucusu 80 yaşındaki Dieter Schwarz yer aldı.

Listenin ikinci sırasında 21,45 milyar euro servetiyle Coty ve Jacobs Douwe Egberts’in sahibi yer alırken, üçüncü sıradaki isim 20 milyar euroluk servetiyle Wolfgang Porsche ailesi (Porsche, Volkswagen) olarak açıklandı.

Ülkedeki zenginler listesine ilk kez bir Türk girdi. Kovid-19 aşısı geliştiren BioNTech’in CEO’su Uğur Şahin’in serveti 3.9 milyar dolar olarka kaydedildi.

Aşı üretim kapasitesini artırdı. Biontech, aşının üretimi için İsviçreli ilaç şirketi Novartis’in Marburg’daki tesisini satın aldığını açıkladı. Birkaç hafta içinde aşı üretimine başlamayı planlayan Biontech, konuyla ilgili basın toplantısında satış işlemlerinin bu yılın sonuna kadar tamamlanacağını duyurdu.

Mainz merkezli Biontech, gereken resmi izinleri alınması halinde, Marburg’daki tesiste 2021’in ilk yarısında 250 milyon doz aşı üretmeyi planlıyor. Tesisin tam kapasite ile çalışması durumunda şirketin yılda 750 milyon doz aşı üretebilmesi öngörülüyor. Tesis, Biontech’in üzerinde çalıştığı aşının temel maddesini oluşturan mRNA üretimi açısından Avrupa’daki en büyük merkez olacak.

Söz konusu üretim tesisinin ne kadara satıldığı konusunda Biontech de Novartis de bilgi vermedi. İki şirket arasında Çarşamba akşamı imzalanan sözleşmeye göre, üretim tesisinde görevli yaklaşık 300 çalışan, satış işlemlerinin tamamlanmasının ardından Biontech için çalışmayı sürdürecek.

Continue Reading

En Çok Okunanlar