Connect with us

Magazin

Avokadonun insan bedenine 10 faydası

Avokado bütün dünyada sağlık ve cilt sağlığı aşısından faydalarıyla bilinen bir meyve. Daha çok Meksika, Guam ve Orta Amerika’ya has bir meyve olan avokado birçok yemeğe hacim kazandırır, besin değerini yükseltir, farklı şekillerde tüketilir. Yağ oranı yüksek olmakla birlikte içerdiği yağlar son derece sağlıklıdır.

Published

on

San Diego’lu beslenme uzmanı Laura Flores, avokadoda yüksek oranda omega 3, yani alfa- linolenik asit formunda faydalı yağ bulunduğunu belirtiyor. Bu yağ, avokadonun kalorisinin üçte birini oluşturur. Tekli doymamış yağlar kolesterolün azalmasına yardımcı olduğu gibi kalp sağlığını da korur. Avokadonun protein oranı da (yaklaşık 4 gram) başka meyvelere oranla daha fazla, şeker oranı ise oldukça azdır.

Vitamini ve minerali bol

Avokadoda birçok önemli vitamin ve mineral de bulunur. Flores, avokadonun önemli bir pantotenik asit (B5 vitamini), K vitamini ve sindirime yardımcı olan ve düzenli tuvalete çıkmaya yardımcı olan lif kaynağı olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda avokadoda yüksek oranda magnezyum, fosfor, demir ve potasyum bulunuyor. New York Üniversitesi Langone Tıp Merkezi’ne göre avokadoda muzdan bile daha fazla potasyum bulunuyor.

Taze avokado, likopen ve beta karoten gibi önemli karotenoid antioksidanlara sahiptir. Antioksidanların en yoğun bulunduğu kısım, kabuğun hemen altındaki koyu yeşil bölgedir. Antioksidanlar, hücre hasarının azaltılmasına yardımcı olur.

Sağlığa faydaları

Kalp hastalıklarına karşı korur: Waşingtonlu diyetisyen Anne Mauney, avokadoda yüksek oranda tekli ve çoklu doymamış yağ bulunduğunu belirtiyor. Bu yağlar kan kolesterol seviyesinin düşürülmesine ve kalp hastalıkları riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor.

Vücutta yüksek oranda homosistein amino asidi bulunması kalp hastalıkları riskini arttırırken avokadoda bulunan B6 vitamini ve folik asit, bu amino asidi dengeliyor.

Nutrition dergisinde 2013 yılında yayımlanan yedi yıllık bir araştırmaya göre avokado, metabolik sendrom riskini de azaltıyor. Metabolik sendrom, beyin kanaması, koroner kalp hastalığı ve diyabet riskini artıran bir grup semptoma verilen addır.

İltihap oluşumunu engeller: Flores, avokadonun iltihaba karşı oldukça etkili bir besin olduğunu söylüyor. Flores’e göre avokadoda bulunan fitosteroller, karotenoid antioksidanlar, omega 3 yağ asitleri ve polihidroksolat yağ alkolleri hem romatizmal eklem iltihabına hem de osteoartride (eklem çevresindeki kıkırdakta bozulma) iyi gelmektedir.

Kolesterolü düşürür: Avokado yalnızca kötü kolesterolü düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda iyi kolesterolü de yükseltiyor. Archives of Medical Research dergisinde yayınlanan 1996 tarihli bir araştırmada kolesterol düzeyi hafif yüksek hastaların bir hafta boyunca diyetlerine avokado katmaları sonucunda kötü kolesterollerinde ve trigliseritlerinde yüzde 22 oranında bir düşüş, iyi kolesterollerinde ise %11 oranında bir artış yaşandığı görüldü. Avokadonun en fazla yarar sağladığı kişiler hafif kolesterol sorunu yaşayanlar. Avokadonun bu alanda etkili olmasının sebebi, içerisinde yüksek miktarda bulunan ve kolesterolü düşürdüğü bilinen beta sitosterol bileşenidir.

Kan şekerini düzenler: Reader’s Digest’e göre avokadoda bulunan tekli doymamış yağlar insülin direncinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Bunun sonucunda kan şekeri seviyesi normal sınırlar içinde kalır. Dahası, avokadodaki çözünebilir lifler sayesinde kan şekeri seviyesi sabit tutulabilir. Diğer meyvelerle karşılaştırıldığında avokadonun düşük karbonhidrat ve şeker seviyesi de kan şekerini düzenler.

Tansiyonu düzenler: Avokadoda bulunan yüksek potasyum, tansiyonun kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Amerikan Kalp Derneği’ne göre potasyum, tuzun tansiyon yükseltici etkilerini ortadan kaldırır.

Görme yetisi: Hass Avokado Kurulu’nun internet sitesi Avokado Merkezi’ne göre bu meyvede yüksek oranda karotenoid lutein bulunmakta, bu da maküler dejenerasyon ve katarakt riskini azaltır.

Bağışıklık sistemi: Glutatyon, bağışıklık sistemini etkileyen çok güçlü bir antioksidandır. Proceedings of the Nutrition Society dergisinde yayınlanan 2000 tarihli bir rapora göre bağışıklık sistemi hassas bir şekilde dengelenmiş glutatyon seviyesi olmadan doğru çalışmaz. Amerika Ulusal Üniversitesi’ne göre avokado önemli bir glutatyon kaynağıdır.

Hamilelik ve doğum kusurlarının önlenmesi: Kaliforniya Avokado Komisyonu’na göre anne adaylarının avokado tüketmesi son derece faydalı. Avokadoda önemli oranda bulunan folik asit, spina bifida (omurganın doğumsal olarak açık olması) gibi durumların önlenmesinde önemli bir rol oynuyor.

Kanser: Flores, avokadonun özellikle ağız, deri ve prostat kanserlerine yakalanma riskini azalttığını belirtiyor. Bu durum, avokadoda alışılmadık şekilde karışık hâlde bulunan antioksidanlardan ve iltihap karşıtı özelliklerinden kaynaklanıyor.

Sindirim: Avokadoda bulunan lif, sindirime yardımcı olur, bağırsak hareketlerini düzenler, bağırsak sağlığına ve sağlıklı bir vücut ağırlığına katkıda bulunur.

Cilt: Oregon Devlet Üniversitesi’nde Linus Pauling Enstitüsü’nden bilim insanlarına göre avokadoda bulunan C ve E vitaminleri cildin beslenmesine ve parlak görünmesine yardımcı olur. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi’ne göre avokado ve B12 kremi, sedef hastalığının tedavisinde oldukça faydalıdır.

SAĞLIĞA ZARARLARI

Diğer birçok meyvede olduğu gibi avokadonun zararları da çok fazla tüketilmesi durumunda ortaya çıkıyor. Flores, çok fazla avokado tüketmenin, her ne kadar doymamış yağ da olsa içerisindeki yağ oranı sebebiyle kilo almaya sebep olabileceğini söylüyor. Aynı zamanda yağ vücutta daha yavaş sindirildiğinden ve diğer besinlere göre daha uzun süre tokluk hissi yarattığından fazla avokado tüketimi beslenme yetersizliklerine de sebep olabilir.

Buna ek olarak her ne kadar çok fazla görülmese de avokado alerjisi diye bir durum da mevcut. Avokado yedikten sonra bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda avokadoyu beslenme alışkanlığınızdan çıkartarak bu belirtilerin kesilip kesilmediğini kontrol edin.

Kaynak: Herkese Bilim Teknoloji

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar