Connect with us

Dünya

Bilim insanları Omicron’un kökenini tartışıyor: Fareler mi, insanlar mı?

İlk kez Güney Afrika ve Botsvana’da tespit edildikten sonra tüm dünyada panik yaratan yeni Omicron varyantının nereden geldiği, nasıl ortaya çıktığı tartışmaları sürüyor.

Published

on

By

Uzmanlara göre ortaya atılan teoriler arasında varyantın bağışıklığı zayıflamış bir HIV hastasında ortaya çıktığı ve fareler ya da sıçanlarda evrimleşerek insana geri sıçradığı iddiaları yer alıyor.

TERS ZOONOZ: OMİCRON SIÇANLARDAN MI GELDİ?

Bazı bilim insanları, koronavirüsün önce insandan kemirgenlere geçtiğini, sonra da burada Omicron’un da dahil olduğu yeni varyantlara evrilerek yeniden insana sıçradığını düşünüyor. Bu teoriye “ters zoonoz” adı veriliyor.

Örneğin geçen yıl bu ihtimalin ortadan kaldırılması için Danimarka’da milyonlarca vizon itlaf edilmişti. Avrupalı yetkililer koronavirüsle enfekte olan vizonlarda yeni varyantların doğmasından endişelenmiş ve vizon çiftliklerini kapatma kararı almıştı.

Yeni varyantın ortaya çıktığı düşünülen kemirgenlerin virüsü ilk olarak 2020 ortalarında kaptığı tahmin ediliyor.

ABD’deki Scripps Araştırma Enstitüsü’nden immünolog Kristian Andersen, bu teoriyi destekleyen önemli bir kanıta dikkat çekti. Genetik incelemelere göre Omicron, diğer SARS-CoV-2 varyantlarından çok uzun süre ayrılmıştı.

Bunun yanı sıra Omicron, varyantın fareler ve sıçanlar gibi kemirgenleri enfekte etmesine olanak tanıyacak 7 mutasyon taşıyor.

ABD’deki Tulane Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde mikrobiyoloji ve immünoloji profesörü olan Robert Garry’ye göre Alfa gibi diğer endişe verici varyantlar bu 7 mutasyondan sadece bir kısmını taşıyor.

Omicron ayrıca bu mutasyonlara ek olarak, SARS-CoV-2’nin başka hiçbir suşunda görülmeyen bir dizi mutasyona da ev sahipliği yapıyor. Bazı bilim insanları bunu, varyantın bir hayvan konakçıda ortaya çıktığının potansiyel kanıtı olarak görüyor.

HIV TEORİSİ: BAĞIŞIKLIĞIN ZAYIFLAMASI VE YENİ VARYANTLAR

Öte yandan alanında yetkin birçok bilim insanı da varyantın bağışıklığı HIV enfeksiyonu vb. faktörler nedeniyle zayıflamış bir kişinin vücudunda dolaştıktan sonra ortaya çıktığına inanıyor.

Virüsün ilk kez tespit edildiği ülkelerden Güney Afrika’da HIV’in yaygın olması da bu teoriyi destekler nitelikte. Güney Afrika’dan 2018’den gelen istatistikler, HIV’in ülke içindeki yaygınlık oranının yüzde 13,1 olduğunu gösteriyor. Üstelik 15 ila 49 yaş arasındaki tüm yetişkinlerde bu oran yüzde 19.

Bu teoriye göre bağışıklığı baskılanmış bir kişi Kovid-19’a yakalanıyor ve vücudun uzun süre virüsten kurtarılamadığı kronik bir enfeksiyon gelişiyor. Virüs vücutta çoğalmaya devam ederken, birçok kez mutasyon geçiriyor.

Bağışıklık sistemini zayıflatan HIV gibi enfeksiyonların, bu senaryoya uygun olarak, aşısız hastalarda yeni koronavirüs mutasyonları üretebileceği biliniyor.

Örneğin haziranda biyoinformatikçi Tulio De Oliveira ve meslektaşlarının yürüttüğü bir araştırma, koronavirüs testi 216 gün boyunca pozitif çıkan Güney Afrikalı bir hastaya odaklanmıştı.

HIV pozitif olduğu belirtilen bu hastada 13 benzersiz koronavirüs mutasyonu tespit edilmişti.

İNSAN TEORİSİNE BİR DESTEK DAHA

ABD merkezli veri analiz firması Nference’in yürüttüğü yeni bir araştırma da varyantın bir insanda meydana geldiği teorisini destekliyor.

Firmanın kurucusu ve baş bilimsel görevlisi Venky Soundararajan’ın yönettiği araştırma, Omicron varyantının soğuk algınlığı virüsüyle bazı genetik materyalleri paylaştığı ve çocuklar arasında daha bulaşıcı olduğu için diğer koronavirüs suşlarından daha kolay yayılabileceğini öne sürüyor.

Bu senaryoya göre Omicron varyantının ortaya çıktığı kişi hem koronavirüsten hem de soğuk algınlığı virüsünden mustaripti ve hücreleri iki virüsün birleşimi için zemin hazırladı.

Öte yandan bu araştırma da henüz hakem onayından geçmedi.

Kaynak: Independent Türkçe

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar