Connect with us

Magazin

Burak Sergen: Öbür tarafa gittim, geldim

Geçtiğimiz yıl koronavirüse yakalanan Burak Sergen o dönemlerle ilgili, “İki hafta yoğun bakımda kaldım ama şimdi buradayım. Öbür tarafa gittim, bir baktım. Geri geldim” ifadelerini kullandı

Published

on

Hülya Koçyiğit, ‘Film Gibi Hayatlar’ adlı programında oyuncu Burak Sergen’i ağırladı. Geçtiğimiz yıl koronavirüse yakalanan ve uzun süre hastanede tedavi gören Sergen, geçirdiği zor günler hakkında konuştu.

“ÇOK AĞIR GÜNLER GEÇİRDİM”

61 yaşındaki oyuncu, “Çok ağır günler geçirdim. İki hafta yoğun bakımda kaldım ama şimdi buradayım. Öbür tarafa gittim, bir baktım. Geri geldim.” dedi.

Ayrıca oyunculuk kariyerine ödüllerle başlayan Burak Sergen, bu durumunun kendisini hiçbir zaman şımartmadığını ifade ederek, “Önemli olan devam ettirmek. Tiyatrodan sonra birçok sinema filminde ödül aldım. ‘Asansör’de bir tek sahnem vardı, onunla bile ödül aldım. Ödül tabii ki ölçüdür, tabii ki sanatçıyı kamçılar. Sanat yaşantımda oynayacağım rolleri, karakterleri, dizileri ve filmleri hep seçerim. ‘Bu da olsun, o da’ diye hiç yapmadım.” ifadelerini kullandı.

Sergen, 1984 yılından itibaren kötü adam rollerinde oynamasıyla ilgili de “Herhalde karşılıklı, empati ile yapılan bir şey. Sanırım senaristler ‘Bunu yazıyoruz ama bunu Burak Sergen oynar’ diyorlar. Ben de oynuyorum.” şeklinde konuştu.

“TİYATRO İYİLEŞTİRİR”

Bir dönem Konya Selçuk Üniversitesi ve Ankara Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak eğitim veren Burak Sergen, öğrencilerine tiyatroyu bırakmamaları konusunda tavsiyelerde bulundu. Ünlü isim, konuya ilişkin şunları söyledi:

Öğrencilerime hep ‘Ne olur tiyatroyu bırakmayın. Dizi film ne yapıyorsanız yapın ama tiyatroyu bırakmayın’ dedim. Çünkü tiyatro, yükseltimiz ve mahremimiz. O sahne öyle kutsal bir yerdir. İbadethanedir orası. Oranın belirli kuralları vardır. Tiyatro iyileştirir. Konservatuvara geliyorsunuz, ‘Dizi, film yapayım bir tane meşhur olayım’ düşüncesi güzel. Olsun ama ‘Ondan sonra bırakayım’ olmasın. Çünkü güzel sanatlar dediğimiz zaman sinema da bunun içine giriyor, resim de, heykel de, tiyatro, bale de giriyor ama televizyon girmiyor. Bunu bir türlü genç arkadaşlara anlatamadım. ‘Bir yerde meşhur olup, o meşhurluğu televizyonda kullanmayın. Lütfen orada devam edin’ dedim.

Ünlü oyuncu, “Bakın Broadway’de, Londra’da tiyatrocu tiyatrocudur. Bunun çok basit bir denklemi var. Buradan meşhur olayım, televizyonu da kullanayım. Hayır, televizyonu kullanma. Bırak televizyondakiler sen orada meşhur olduğun için seni çağırsınlar. Tam tersi. öğrenciler bir an evvel hemen meşhur olmak istiyorlar. Benimle fotoğraf çektirsin, ben imza vereyim… Şimdi bu kadar çok ünlü olursa kimden fotoğraf isteyeceğiz? Lütfen ne yapıyorsanız iyisini yapın. Tiyatro mu? Lütfen tiyatroda iyi olun. Ben şuradan bir basayım, bu tarafa geçeyim… Tabii ki geç. Ama düzgün yol varken bir şeyin üzerine gitmek, bir yere basmak, hemen çabucak bu işi yapmak. Bana ters geliyor.” şeklinde konuştu.

“TİYATRO ÇOK MEŞAKKATLİ BİR YOL”

Kısa bir süre önce kendi tiyatrosunu kuran Burak Sergen, “Umarım bu senenin sonunda, eylül gibi hem akademi olarak hem oyuncu yetiştirme olarak hem de oyunlar oynayan bir tiyatro olarak hayata geçirmeye çalışacağız. Çok meşakkatli ve zor bir yol ama hem öğrenci hem de oyuncu olacak insanları da alacağız. Amacımız hakkaniyetli olmak. Tüm derdimiz tiyatroların çoğalması.” dedi.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar