Connect with us

Yazar

Canımıza tak etti…

Published

on

Şu koronadan ve onun etkilerinden hala bir türlü kurtulamadık. Hala maskelerimizi atamadık, hala istediğimiz gibi gezip dolaşamıyor ve seyahat edemiyoruz.

Salgının ilk başında olduğu gibi sınırlar kapalı değil, bir çok ülkeye bir çok uçuş var ama öyle eskiden olduğu gibi biletini al, vizeni al, atla uçağa zamanı yok artık. Her ülkenin kendi kuralları var. Çoğu PCR testi istiyor, ülkeye varınca karantina zorunluluğu koşulu koşuyor vs.

Ama sanırım bu kurallar konusunda en katı olanı Birleşik Krallık. Yola çıkmadan önce PCR testi yapıp, negatif sonuç almak şart ama yola çıkmadan, bir de 2. ve 8. gün evde yapılmak üzere test paketi satın almanız gerekiyor. Bunun maliyeti de £250 civarı. Bilet fiyatları ise İzmir’den, Ankara’dan çıkışlı bile, test ücretinden çok daha ucuzdu (tek yön bilet fiyatı).

Ben de epeydir Türkiye’deydim ve artık Londra’ya, evime gideyim istiyordum. Aşı olmam da gerekiyordu. Bu yüzden artık durumlar iyileşsin, bu gereksiz, zoraki test uygulaması kalksın diye bekliyorken, daha fenası oldu.

Birleşik Krallık 12 Mayıs’tan itibaren Türkiye’yi uyguladığı trafik lambası renklerine göre, risk durumuna göre ayırdığı kırmızı listeye aldı ve 2 zorunlu test uygulamasının yanı sıra bir de otel karantinası zorunluluğu çıkardı. Hem de kendi belirledikleri otellerde ve ücreti de £1,750 olan. Yani yaklaşık 21,000TL. Üstelik bu uygulama sadece turistler veya yabancılar için değil, kendi vatandaşları da dahil olmak üzere herkes için geçerli.

Salgının ilk başında uyguladığı yanlış politikalar yüzünden Covid’e bir çok kurban veren, kısıtlamalar ve yaptırımlar için oldukça geç kalan, Avrupa’da ve dünyada salgınla mücadelede en başarısız olan ülkelerden biri olan Birleşik Krallık, hızlı aşılama, testler, ülkeye giriş çıkış kontrolleri sayesinde 2021’de epey toparlandı ve şu an dünyadaki en iyi durumda olan ülkelerden biri haline geldi. Tabi ki bu yüzden aslında ülkeye girişte uyguladığı kurallar her ne kadar hoşumuza gitmese de işe yaramış görünüyor. Gerçi son günlerde ortaya çıkan Delta varyantı oldukça azalmış olan vaka sayılarını yine maalesef yükseltmeye başladı. Kuralların gevşemesi, normalleşme yine ertelendi.

Bu sebeple ben de bu şartlarda Londra’ya gidişimi biraz ertelemek zorunda kaldım ve rotamı birazcık değiştirip, sarı listedeki İtalya’ya geldim. Burada 10-15 günlük karantina dönemimi geçirip sonrasında 2 aşamalı test ve ev karantinasına razı olarak Londra’ya, evime kavuşmak üzere yola çıktım.

Bu İtalya yolculuğum, Brexit sonrası yaptığım ilk Avrupa yolculuğum oldu. İtalya, kendi vatandaşları ve Avrupa Ülkeleri vatandaşları dışında, özel sebep olmadıkça pek giriş kabul etmiyordu. Britanya vatandaşı olmam sorunsuzca İtalya’ya girmeme yardımcı oldu ama ilk kez farklı bir uygulama ile karşılaştım. Pasaport kontrolüne Avrupa Birliği kısmından değil de, diğerleri kısmından geçip, pasaportuma ülkeye giriş damgası basıldı. Oysaki eskiden pasaporta doğru dürüst bakmıyorlardı bile. Ayrıca İtalya’da sadece ve en fazla 3 ay kalabileceğim hatırlatıldı.

Bundan sonraki durağımda İngiltere olacak. Umarım ben gidene kadar durumlar biraz daha düzelir de, normalleşme adımlarımız hızlanır. Şu minicik ama etkisi dünyalara bedel virüsten bir an önce kurtulsak da normal hayatımıza dönsek bir an önce. Canımıza tak etti artık.

Sağlıklı ve güzel günler sarsın etrafımızı.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar