Connect with us

Yazar

‘Cecil Otel’in laneti…

Published

on

By

Son zamanlarda alternatifleri çıksa da oteller en çok tercih ettiğimiz konaklama yerleridir.
Peki ama hiç bilmediğimiz bir şehirde geceyi geçireceğimiz oteli yeterince tanıyor muyuz? Güvende miyiz?
Netflix’in melekler şehri Los Angeles’in belki de en tehlikeli en karanlık oteli hakkında çekilen belgeseli seyrettiniz mi?

İzlerken bile kanımızı donduran intiharlar, cinayetler hatta paranormal aktiviteler… Daha neler neler… Akla bile gelemeyecek olaylara tanıklık eden tarihi bir otel.

Otel 1924 yılında 1 milyon dolara mal olmuş. Zamanın en ihtişamlı ve lüks otellerinden biri iken 1929’da dünyada yaşanan ekonomik bunalımdan sonra evsizlerin, hayat kadınlarının, seri katillerin, uyuşturucu bağımlılarının, ruh hastalarının kaldığı batakhaneye dönüşmüş. Bu otelde dehşetler yaşanmış, kanlar akmış… İnsanın aklına hemen bir soru geliyor. Neden bir çok suçlu, pisikopat bu oteli seçmiş? Sadece ucuz ve merkezi konumu yüzünden mi? Şöhreti mi? Yoksa gerçekten lanetlenmiş mi?

Yaşanan bazı olaylara bakarsak otelin kötü şöhretinin şehir efsanesi olmadığını anlarız. Doğal sebeplerden hariç otelde 12 intihar vakası gerçekleşmiş. Bunlardan belki de en ilginç olanı 1962 yılında yaşanan….

27 yaşında genç bir kadın kocasıyla kavga edip alır valizini otele gelir. Arkasından ayrı kalmaya dayanamayan kocası da gelir ama yine barışmazlar kocası gittikten sonra bunalıma girerek camdan atlar. O anda aşağıdan geçen orta yaşlı bir adamın üstüne düşünce ikisi de aynı anda hayatını kaybederler. Yolda yürüyen bir adamın kafasına insan düşmesi nasıl bir talihsizliktir?..

İlk başta kocası tarafından işlenen bir cinayet sonrasında ise ölen kişiyle ilişkisi olduğu süpheleri olsa da sonrasında ölen adamın ellerinin cebinde ve ayakkabılarının hala ayağında olmasından intihar olduğu anlaşılmıştır.

Yine ilginç bir olay; otelde kalan 19 yaşındaki bir kadın gece yarısı sancılanır hamile olduğundan habersiz tuvalette doğum yapar. O anda yaşadığı endişe ve korkuyla bebeği camdan aşağı atarak tekrar yatağa girerek kendisinden yaşça büyük sevgilisinin yanına yatar. Neyse bebek kimsenin başına düşmemiş. Akıl sağlığı yerinde olmadığı için cezaevine girmemiş.

1964 yılında gerçekten tüyler ürpertici bir cinayet işlenir. Güvercin beslemeyi çok sevdiği için “Güvercin Goldie” lakaplı kadın odasında boğulmuş, bıçaklanmış, tecavüze uğramış ve değerli eşyaları çalınmış olarak otel odasında ölü bulunur ama katili hiçbir zaman yakalanmaz.

Cecil Ootel’de seri katillerde yaşadı. “Night Stalker” olarak bilinen azılı ve acımasız seri katil Richard Raminez de 1984 ile 1985 yılları arasında cinayetlerini işlerken bu otelde kalıyordu. Hatta sonrasında üstü başı kan içinde gelip kıyafetlerini çöp konteynırına atarken kimsenin umuru olmuyormuş.

İlk kez 79 yaşında ki bir kadına tecavüz edip hunharca öldürdükten sonra Los Angeles’ta korku yaratan katil yakalanana kadar 13 kişiyi öldürmüş. Ayrıca 5 cinayet girişimi, 11 tecavüz ve 14 ev soygunu var. Linç edilirken yakalanıp idama mahkum edilse de infaz edilmeden öldü. Ramirez; yaşlı, genç, kadın, erkek, çocuk demeden tecavüz edip sadistçe işkence ile hayatlarına son veriyordu.

Cecil Otel’deki seri katillere birde Avusturya’dan gelen yazar ve gazeteci Jack Unterweger’de eklendi. Richard Raminez’in ayak izlerini takip etmek için Los Angeles’e gelmekle kalmamış aynı zamanda aynı otele de yerleşmişti. Kitap yazma bahanesi ile şehrin polisi ile devriye gezip hayat kadınları ile roportaj yapıyordu. Aynı zamanda da odasına çağırıp sütyenleriyle onları boğup ilmik atıp imza bırakıyordu. Polis olayları çözdüğünde çok geçti… O Viyana’ya kaçmıştı bile. Yine bir cinayet işleyip yakalandığında hapiste ilk gün kendini pantolonuyla astı.

Bence insanlık tarihinin belki de en hunharca işlenen ve faili bulunamayan cinayetin Cecil Otel ile ilişkisi tam olarak kanıtlanmamış. Kurbanın en son meşhur otelin barında bir kadın ve iki erkekle görüldüğü ispatlanmadı. Black Dahlia 1947 yılında bir parkta belinden ikiye bölünmüş, kanı boşaltılmış, göğüsleri doğranmış, üzerinde sigara söndürülmüş, dili dilimlenmiş, anal ilişkiye girilmiş bir halde oradan geçmekte olan anne ve kızı tarafından bulunmuştu.

Katilin tıp bilgisi nedeniyle doktor olduğundan süphelenilmişti. 22 yaşında ki genç kadının dili parçalanırken hala hayatta olduğu tespit edildi ama asla yakalanamadı.

Yıl 2013’e gelindiğinde üniversite öğrencisi Elisa Lam Cecil Otelin en çok konuşulan misafiri oldu. O kadar çok komple teorileri ortaya atıldı ki hala da devam ediyor. Elisa, otelden ayrılacağı gün ortadan kayboldu CCTV kameralar incelendiğinde oteli terk etmediği anlaşıldı.

Sonrasında genç kızın asansördeki birinden saklanıyor yada kaçıyormuş gibi garip hareketleri herkeste merak uyandırsa da şüpheli bir kimseye rastlanmadığı için bir ilerleme olmadı. Ortadan kaybolması hala otelde olduğunu gösteriyordu ama nerede?

Kisa bir süre sonra gerçek ortaya çıkacaktı. Otel misafirleri suyun tadından ve renginden şikayet edince tankı kontrole giden görevli Elisa’nın çıplak ve cansız bedeniyle karşılaştı. Ama bunun bir cinayet olduğuna dair hiçbir ipucu yoktu. Sonunda kızın bipolar bozukluğu nedeniyle alması gereken ilaçları almadığı ve o nedenle halüsinasyon görüp takip edildiğini sanması nedeniyle tanka girdiği sonucuna vararak dosya kapatıldı.

Aileye tazminat ödendi aile Hong Kong’a geri taşındı. Cecile Otel’in adı değişti ama LANETİ hala devam etti.

Kendi kendine açılıp kapanan kapılar, kahkaha sesleri ve bunun gibi neler neler…
Bakıma alınan otel bu yıl Ekim ayında tekrar halka açılacak.
Peki bu sırlarda eski Cecil ile sonsuza mı gömüldü yoksa yeni misafirleri bekleyen sürprizler olacak mı? Bekleyip görelim…

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar