Connect with us

Kültür Sanat

Doç. Dr. Tuncay Bilecen, “Bu kitapta herkes kendi hikâyesinden bir parça bulacak”

Birleşik Krallık’ta yaşayan Türkiyeli topluma ilişkin hikâyelere yer verdiği kitabını yayımlanan Doç. Dr. Tuncay Bilecen, “Türkiye’den Birleşik Krallık’a Göçler’de bizim hikâyemiz anlatılıyor. O yüzden herkes bu kitapta kendi hikâyesinden bir parça bulacak” diyor…

Published

on

By

12 Mart’ın, 12 Eylül’ün zulmünden kaçanların, Maraş, Sivas, Kayseri, Antep’ten göç yollarına dökülenlerin, tekstilde gece gündüz ter döküp biriktirdiği paralarla “Best Kebab”ları açanların, memleket hasretini dükkân tabelalarına taşıyanların, TIR altında gizlenerek yollar aşıp gelenlerin, köyünde üç katlı evini diktiği için gururlananların, dil kursunu garsonluk yaparak tamamlayanların, çocuk bakma vizesiyle gelip evlenip çocuk sahibi olanların, kariyerinde yeni bir sayfa açanların, “çocuklarımın geleceği için geldim” diyenlerin, Türkiye’nin politik ikliminden kaçan beyaz yakalıların, etnik ekonomi içinde düşük saat ücretiyle çalıştırılan Ankara Anlaşmalıların, gidenlerin, dönenlerin, gidip de dönmeyenlerin hikâyeleri anlatılıyor bu kitapta…

2013’ten bu yana İngiltere’deki Türkiyeli toplumla iç içe olan gazeteci ve akademisyen Doç. Dr. Tuncay Bilecen, hikayeleri kaleme aldığı kitabını anlattı.

Bilecen, “Hayatımı yazsam roman olur!” sözünü çok duymuş, belki zaman zaman siz de söylemişsinizdir. 2013’ten bu yana gelip gittiğim Londra’da gazeteci ve akademisyen olarak yazılsa her biri roman olabilecek yüzlerce göçmen hikâyesi biriktirdim.

Biriktirdiğim bu hikâyeleri, görüşme notlarında veya dar bir çevreye hitap eden akademik metinlerde kalmaması için bir kitapta toplamaya karar verdim. “Bizim hikâyemizi bize anlatmak.” Politik Sığınmacılardan Ankara Anlaşmalılara üst başlığını taşıyan Türkiye’den Birleşik Krallık’a Göçler adlı kitabı yazmamın temel nedenidir.” diyor.

Peki, bu kitapta hangi tür hikâyeler var? Bu bakımdan kitabı birçok alt başlığa ayırabiliriz. İlk olarak, insanları göç etmeye iten sebepler var kitapta. Çünkü hiç kimse durup dururken doğup büyüdüğü ya da yaşadığı yeri terk etmez. Tek tek bireylerin hikâyesi üzerinden baktığımızda, “neden göç ettiniz?” sorusunun cevabı aslında düşünüldüğü kadar basit değildir. Ekonomik gibi görünen sebeplerin arkasında politik nedenler, ailevi gibi görünen nedenlerin arkasında psikolojik nedenler, bazen tam tersi, bazen de bunların hepsinden biraz olabilir.

Kitabın içinde birçok Ankara Anlaşmalının hikâyesini de okuyabilirsiniz. Bir genelleme yapmam gerekirse, son yıllarda gelen Ankara Anlaşmalılarda temel göç etme nedeni, Türkiye’de hissedilen “güvensizlik” duygusu… Bu güvensizlik ifadesinin içini politik, ekonomik, toplumsal, psikolojik gibi birçok etkenle doldurabiliriz. Aile göçü niteliği taşımaya başlayan Ankara Anlaşmalıların göçünde, görüşmecilerden “çocuklarımızın geleceği için geldik!” lafını çok defa duydum.

YENİ GELENLER “UCUZ VE UYSAL İŞGÜCÜ”

Göç ettikten sonra yaşanan uyum süreci, ayrımcılık deneyimi, ayrımcılıktan ne anlaşıldığı, dil yetersizliği nedeniyle yaşanan sorunlar, sosyal ilişkiler, ekonomik olarak ayakta kalmak için verilen mücadele tipik göçmenlik halleri olarak kitapta önemli bir yer tutuyor. Kitapta çokça bahsi geçen bir başka konu ise, yeni gelen göçmen grubunun “ucuz ve uysal emek gücü” olarak aynı toplum üyesi eski göçmenler tarafından sömürülmesi… Sadece bize özgü olmayan, diğer göçmen gruplarında da sıkça rastlanan bu durumu, “etnik ekonomi içindeki emek sömürüsü olarak” tanımlamak mümkün. Saati 5 pounda iş arayıp bulamayan, bu yüzden özgüvenini ve egosunu sıfırlayan beyaz yakalı Türklere ilişkin birçok anekdot yer alıyor kitapta.

Kitabın alt başlığını “gidenler, dönenler, gidip de dönmeyenler” şeklinde olmasının nedeni ise, bu çalışmada ağırlıklı olarak geri dönüş göçünü ele almamdan kaynaklanıyor. Göçmenleri ülkesine geri dönmeye itenler sebepler nedir? Bunu gerçekleştirenler ne umuyor, ne buluyor? Görüşmeciler; yalnızlık, nostalji duygusu, ekonomik olarak amacına ulaşamama, yatırım yapma isteği gibi birçok neden sıralıyor geri dönüş kararı almalarına ilişkin. Kimisi “tam oh çok şükür rahata kavuştum derken birdenbire memleket hasreti başladı, o yüzden döndüm” diyor, kimi ise “altı ay orada, altı ay burada yaşarım, temelli geri dönmeye niyetim yok” diyor. Ama “bir gün geri döneceğim” düşüncesi hep akıllarının bir köşesinde kalıyor.

Kısaca Türkiye’den Birleşik Krallık’a Göçler’de bizim hikâyemiz anlatılıyor. O yüzden herkes bu kitapta kendi hikâyesinden bir parça bulacak.

tuncaybilecen@gmail.com

 

Kitabı; Fieldseat Cafe’den (665 High Rd, Tottenham, London N17 8AD) ve

https://pressdionysus.com/ internet adresinden edinebilirsiniz.

 

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar