Connect with us

Dünya

Göçmen krizi…

Published

on

By

Bu yıl şimdiye kadar 35.000’den fazla göçmen İngiliz Kanalı’nı geçerek İngiltere’ye ulaştı. İçişleri Bakanlığı’na göre, bunların yarısından fazlası Afganistan’dan (yüzde 18), Arnavutluk’tan (yüzde 18) veya İran’dan (yüzde 15) geldi.

Küçük teknelerle geçen göçmenlerin sayısı dört yılda birkaç yüz kişiden on binlerce kişiye yükseldi. Brexit referandumunda hükümet seçimleri kazanmak için Avrupalı vatandaşların ülkelerine yollayacağız demişti. İngiltere, Avrupa’dan ayrıldığı için Fransız polisi İngiltere’ye gitmek isteyenlere eskisi kadar engel olmuyor.

Aslına bakarsanız anketlere göre Britanyalılar ezici bir çoğunlukla mültecileri kabul etmekten yana. Britanya vatandaşlarına göre esas sorun ekonomik kriz, enflasyon ve artan elektrik ve gaz fiyatları.

HÜKÜMETİN HATALARI

Hükümet çiftçilere ve balıkçılara destek olmuyor. Sanayi, teknoloji alanlarında fabrikalar açmak yerine ürünler yurt dışından geliyor. Margaret Thatcher döneminde demir-çelik fabrikaları, limanlar ve kömür madenleri kapatıldı. Fabrika açmak yerine bankacılık üzerine yatırımlar yapıldı.

Tehlikeyi anlatmak içi basit bir örnek vermek istiyorum. 1980’lerde İngiltere’de tekstil fabrikaları vardı. Türkiye’den göç edenlerin çoğu bu fabrikalarda çalışırdı. Bugün bir tekstil atölyesi açsanız ve misal 100 kişi çalıştırsanız saat başı ortalama 10 sterlin ödemek zorundasınız. 40 saat çalışırsa aylık ödeme £1600 sterlin ediyor. 100 kişi çalıştırsanız aylık maaş ödemesi 160 bin sterlin eder ve artı devlete ödemeniz gereken vergiler var.

Çin’de ya da Pakistan’da bir fabrika açsanız işçilere 1600 sterlin yerine ayda en fazla 100 sterlin hatta çocukları çalıştırırsanız 50 sterlinden az ödeyeceksiniz. Sırf maaşlardan yapacağınız kar ayda 155 bin sterlin. Senede vergileri da katarsak İngiltere yerine Çin’de fabrika açarak 2 milyon sterlin kar yapmış oluyorsunuz. İş veren açısından çok mantıklı. Fakat tüm işler yurt dışına kaydığında üreten ülkeler büyür, eğitim seviyesi artar, teknolojisi gelişir, ordusu büyür ve muazzam bir ekonomik ve askeri güçle karşınıza çıkar.

Fabrikaların kapandığı Manchester, Liverpool ve Sheffield gibi şehirlerde 20 senedir yardımlarla geçinen İngilizler eğitimden ve gelişmelerden uzak kaldıkları için, ayrıca yaşları da ilerlediği için iş bulmakta zorlanıyorlar. Yardımlar da günlük 7 sterlin civarı.

İngiltere’nin finans merkezi olması için atılan adımlar bir nevi doğruydu. Kara paranın da İngiltere’ye gelmesi bir nevi doğru bir karardı. Amerika uyuşturucu satıcılarının ve diktatörlerinin paralarını kendi bankalarına yatırmasına izin veriyor. İngiltere’de bu şekilde hareket etmek istedi. Ama bankalar hata yaptığında halkı kurtarmak yerine bankaları kurtardı. Kendi ülkende üretim olmayınca vergi toplayamıyorsun. Bankalardan ve büyük şirketlerden de vergi almıyorlar. Durumu kurtarmak için devamlı para basıldı. Üretim yapmadan bol para basarsan paranın değeri düşer, faizleri artırırsan insanlar evlerini kaybeder ve iş yerleri kapanır.

Çözüm üretim.

Singapur, Hindistan ve Çin gibi ülkeler 50 sene önce fakir balıkçı kasabası gibi bomboştu. Üretimle bu hale geldiler.

Hükümet göçmenleri düşman gibi görmeyi bırakmalı ve elektrik – gaz faturalarını düşürmek için çalışmalı bence. Göçmenleri göndermek yerine fabrikalar açıp çalıştırabilirler. Meyve sebze toplayanlar yokmuş. Gelenlere fırsat verse çoğu çalışmaya razı. Göçmenler çalışkan ve azimli olur. İngiltere’de eğitimde Çin kökenli çocuklar birinci sırada. 2. sırada Hintliler geliyor. Sonrasında Bangladeş, Pakistan, Siyah Afrikalı ve İrlandalı çocuklar var. İngiliz öğrenciler kendi ülkelerinde başarı sıralamasında sonlara yakınlar. Türkleri merak ediyorsanız ülke olarak adımız geçmiyor. Gruplamaya göre ben kendime ‘diğer beyaz’ diyorum bazıları da Asyalı beyaz diyebilir. Bu iki grup da İngiliz öğrencilerinden daha başarılı. İngilizlerin altında İrlandalı ve Romenler var. İngilizler adına utanılacak bir durum bence.

Mete Murat Metin
Londra Gündem Yayın Koordinatörü
İngiltere Vize Danışmanı

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar