Connect with us

Dünya

İngiltere’de ‘protesto hakkını kısıtlaması’ yasa tasarı protesto edildi.

Gösteriler ‘Kill the bill’ (Yasayı öldür) çağrısıyla düzenlendi. Londra’da öğle saatlerinde toplanmaya başlayan binlerce kişi “Yasayı öldür” ve “İngiltere masum değil” sloganları attı.

Published

on

By

Bugün İngiltere’deki Kill the Bill protestolarına yüzlerce kişi katıldı. Gösteriler İngiltere genelinde 40 farklı bölgede aynı anda gerçekleşti.

Protestolar yasal mı?

İngiltere’de kısıtlamaların hafifletilmesinin ardından protestolar yasal olarak kabul edildi. Polis, organizatörlerden risk değerlendirmesi sunmaları ve toplantıların güvenli olmasını sağlamak için adımlar atmalarını istedi.

21 Mart’ta Bristol’daki ilk Kill the Bill protestosu, polis ve protestocular arasındaki çatışma bir isyana dönüştü. 23 ve 26 Mart’taki müteakip mitinglerde polis ve protestocular arasında çıkan çatışmalarla sonuçlandı. 30 Mart’ta bir başka gösteri barışçıl bir şekilde geçti. Protestocuların bir polisin kaburgasını kırdığı ve başka bir polisi yaraladığı haberleri çıktı fakat, Bristol Polis teşkilatı hiçbir polisin kaburga kemiği kırılmadığı ve yaralanmadığını bildirdi. SKY TV haberlerinde de yüzlerce kişi protesto eylemine katıldı haberi çıkarken BBC de binlerce kişi katıldı açıklaması yapıldı.

Polis Yasası

Yasa Tasarısı’nda polise verilecek yetkiler arttırılıyor. Yasa onaylanırsa ileride insanların yaşanacak haksızlıklara karşı protestoları yasa dışı kabul edilebilecek. İzinsiz protestolara katılanlar tutuklanabilecek. İzin verilen yürüyüşlerde çok fazla ses çıkaranlar tutuklanabilecek. Sesin hangi seviyede fazla olduğuna içişleri ve polis karar verecek. Bu şekilde megafonlarla yapılan bildiriler engellenebilecek.

İngiltere’de Kraliyetin güçlü olduğu dönemlerde Afrika ve Hindista’da insanları köle olarak kullanmış askerlerin ve işinsanlarının heykelleri yapıldı. 2020 yılında yapılan protestolarda ırkçıların heykelleri sökülmüştü. Bazı belediyeler duyarlılık gösterip ırkçıların heykellerini kaldırdılar. Bu heykellere zarar verenlere para cezası ve en fazla 3 ay hapis cezası verilebiliyordu. Tasarıya göre hapis cezası 10 seneye çıkarıldı.

Tasarıya işçi grevleri gibi işletmeleri etkileyen protestoları dahil edildi. Tasarı aynı zamanda Çingene, Roman ve Gezgin (GRT) toplulukları suç işlemeseler bile polisin tutuklama yetkileri arttırıldı.

İfade özgürlüğü (ya da konuşma özgürlüğü) Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ilan edilen, birçok ülke tarafından kabul edilen bir haktır. İnsan haklarının 11. Maddesi: Bireylerin diğer insanlarla bir araya gelerek toplanmaları ve topluca seslerini duyurmaları düzgün işleyen bir demokrasinin temel unsurlarındandır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bireylere ve kuruluşlara Avrupa kıtasının her yerinde protesto hakkını kullanmalarında yardımcı olmuştur.

Göstericiler polis yasasının yukarıda belirtilen temel insan haklarını kısıtladığı iddiasıyla protesto ediliyor.

Londra’daki gösteride konuşan muhalif İşçi Partisi milletvekili Bell Ribeiro-Addy, yasa tasarısının ‘hükümetin otoriter tutumunun bir parçası’ olduğunu söyledi ve “Yoğun mücadelelerle kazanılmış demokratik haklarımızı elimizden almaya çalışıyorlar, onları durdurmalıyız” dedi. Konuşmacılar arasında İşçi Partisi millet vekillerinden Jeremy Corbyn de vardı.

Mete Murat Metin

Kaynak: BBC

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar