Connect with us

Londra

İngiltere’deki Azerbaycan Türkleri, Ermenistan’ın sivillere yönelik saldırısını protesto etti

İngiltere’de yaşayan Azerbaycan Türkleri, Ermenistan’ın son günlerde Azerbaycan’daki sivil yerleşim yerlerini bombalamasını ve Dağlık Karabağ’daki işgalini protesto etti.

Published

on

Başkent Londra’da Uluslararası Af Örgütünün bürosunun önünde bir araya gelen yaklaşık 200 kişi, Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’daki işgalini ve son saldırılarını protesto etti, Azerbaycan ordusuna destek mesajları gönderdi.

Türk ve Azerbaycan bayraklarını dalgalandıran göstericiler, ellerinde “Karabağ Azerbaycan’ındır”, “Hocalı için adalet”, “Ermenistan’a inanmayın” yazılı dövizler taşıdı ve “Karabağ Azerbaycan’ındır”, “Hocalı için adalet”, “Gence’de siviller katlediliyor”, “Terörist Ermenistan” sloganları attı.

Göstericiler adına konuşan Şahin Valisoy, Ermenistan’ın sivil yerleşim yerlerine saldırı düzenleyerek sivilleri katlettiğini ve birçok çocuğun bu saldırılar sonucunda yetim kaldığını söyledi.

Saldırılara karşı tüm Azerbaycan Türklerinin bir araya geldiğini ifade eden Valisoy, Ermenistan tarafından işgal edilmiş Azerbaycan topraklarının özgürleşeceğini belirtti. Valisoy, Ermenistan’a karşı mücadele eden Azerbaycan ordusuna da destek mesajlarını iletti.

Azerbaycan ordusu, Ermenistan ordusunun sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine 27 Eylül’de karşı saldırı başlatmıştı. Mevzilerini kaybeden Ermenistan ordusu, Azerbaycan’ın sivil yerleşim birimlerine top ve füzelerle saldırısını sürdürmüştü.

Ermenistan ve Azerbaycan, Moskova’da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim saat 12.00’den itibaren geçerli olmak üzere Dağlık Karabağ’daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören insani amaçlı “ateşkes” kararı almıştı.

Ermenistan ordusunun, ateşkesin üzerinden 24 saat geçmeden Azerbaycan’ın Gence kentine füzelerle saldırması sonucu 10 kişi ölmüş, 35 kişi yaralanmıştı.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Londra

İngiltere’de bar ve restoran çalışanları sokağa indi

Parlamento önünde ellerinde tavalarla buluşan kalabalık, Boris Johnson yönetiminin ilan etmeye hazırlandığı yeni koronavirüs önlemlerine karşı çıktı, kendilerine daha fazla finansal destek verilmesini istedi.

Published

on

İngiltere’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri nedeniyle yerel saatle 22.00’da kapanmak zorunda kalan restoran ve barların çalışanları gösteri düzenledi.

Başkent Londra’daki Parlamento Meydanı’nda toplanan yaklaşık 250 gösterici, yanlarında getirdikleri çeşitli mutfak malzemeleriyle yasakları protesto etti.

Ellerinde “BoJo(Boris Johnson) hamur yoğuruyoruz”, “Kısıtlamaları iptal edin”, “Konaklama sektörünü kurtarın”, “Sizi besleyen elleri ısırmayın” yazılı dövizler taşıyan göstericiler bar ve restoranların yerel saatle 22.00’dan sonra da çalışmaya devam etmesini istediler.

Göstericilerden biri AA muhabirine yaptığı açıklamada, hükümetin Kovid-19 politikalarını protesto etmek için bir araya geldiklerini ve “Tier sistem” olarak da bilinen yerel Kovid-19 uyarı seviyelerinin çalışmadığını söyledi.

Bir diğer gösterici ise hükümetin politikaları nedeniyle birçok kişinin işini kaybettiğini ve ülkedekilerin geçim sorunu ile karşı karşıya kaldığını belirtti.

YEREL KOVİD-19 UYARI SEVİYELERİ

Ülkede virüsün artış hızına bağlı olarak devreye girecek “orta”, “yüksek” ve “çok yüksek” olmak üzere 3 aşamalı kısıtlamalar hazırlanmıştı.

İlk aşama, kapalı veya açık alanlarda buluşmaların 6 kişiyle sınırlandırılması, barlar ve restoranların 22.00’da kapanmasını içeriyor.

İkinci aşamada farklı hane üyelerinin kapalı mekanlarda görüşmeleri yasaklanırken, üçüncü aşama ise bu önlemlerin yanı sıra barlar ve restoranların kapatılmasını öngörüyor.

Üçüncü aşama kısıtlamalar, sadece Liverpool’da uygulanırken, Manchester’ın da bu kapsama alınmasına ilişkin değerlendirmeler sürüyor.

Continue Reading

Londra

İngiltere, korona aşısı korkusunu gidermek için Kraliçe’ye başvurabilir

Koronavirüs aşısına ilişkin vatandaşlarının endişelerini gidermenin yollarını arayan İngiltere, çareyi Kraliçe’de buldu. İngiliz hükümeti danışmanı Heidi Larson, aşı karşıtlığının yükseldiği ülkede Kraliçe Elizabeth’in devreye girebileceğini ifade etti.

Published

on

By

Dünyayı saran koronavirüse karşı ülkeler aşıyla ilgili çalışmalarını yürütüyor. İngiliz hükümeti danışmanı Heidi Larson, aşı karşıtlığının yükseldiği ülkede Kraliçe Elizabeth’in devreye girebileceğini ifade etti.

İngiltere’de koronavirüs aşı tartışması

İngiltere, koronavirüs aşısına ilişkin vatandaşlarının endişelerini gidermenin yollarını arıyor. Hükümet Danışmanı Profesör Heidi Larson, Kraliçe Elizabeth’e koronavirüs aşısıyla ilgili yanlış bilgilerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olması için çağrı yapılabileceğini söyledi. Larson, aşının güvenliği konusunda artan endişelerin ele alınması yerine reddedilmesinden korktuğunu belirtti.

İngiltere’de sonuçları geçtiğimiz temmuz ayında paylaşılan bir araştırmaya göre, her 6 kişiden biri, koronavirüs aşısı bulunsa dahi yaptırmayacağını ifade etti.
İngiliz basını, sosyal medyada aşı karşıtlığının gün geçtikçe arttığına dikkat çekiyor.

Aşı için Kraliçe’ye başvurabilir

Heidi Larson, korkuları giderme konusunda Kraliçe Elizabeth’i işaret ederek, 94 yaşındaki ismin İngiliz vatandaşlarını aşıya ikna edebileceği görüşünü paylaştı.
Aşı Güven Projesi’nin kurucu direktörü olan Larson, fikrinin akıllıca olduğunu savunarak, “Gördüğüm bir şey varsa, bu da onun (Kraliçe) elindeki güvendir.” dedi.

Kraliçe’ye aşı uygulanacak mı?

Ancak Larson, Kraliçe’nin aşı olacağına dair hiçbir garanti olmadığını itiraf ederek, “Sanırım Kraliyet Ailesi’nin karar vermesi gerekecek: Kraliçe üzerinde yeni bir aşı riskine girmek istiyor musunuz? Yoksa onu tecritte tutmaya devam etmek mi istiyorsunuz? Bu riskleri tartmaları gerekecek.” ifadelerini kullandı.

‘Aşılar hayat kurtarıyor’

İngiliz hükümetinden bir sözcü, söz konusu durum konusunda Kraliçe’nin rolüne ilişkin yorum yapmadı ancak şöyle dedi: “Bilim açık. Aşılar hayat kurtarıyor. Bu nedenle koronavirüs aşısı bulmak için küresel çabaya liderlik ediyoruz. Aşıyla ilgili yanlış bilgiler kabul edilemez. Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) tavsiyelerine uymak herkesin sorumluluğundadır.”

Koronavirüs salgını nedeniyle İngiltere’de şimdiye kadar 705 bin 428 vaka ve 43 bin 579 ölüm yaşandı.

Continue Reading

Londra

İngiliz kadın, BAE Hoşgörü Bakanı Nahyan’ın kendisini taciz ettiğini iddia etti

The Sunday Times, Caitlin McNamara adlı kadının Abu Dabi Hay Edebiyat Festivali’nin açılış hazırlıklarını görüşmek üzere çağrıldığı Nahyan’ın villasında tacize uğradığını öne sürdü.

Published

on

By

Bir İngiliz kadının, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Hoşgörü Bakanı Şeyh Nahyan bin Mübarek Al Nahyan’ın kendisini taciz ettiği iddiasıyla polise gidip şikayetçi olduğu belirtildi.

The Times gazetesinin pazar günleri yayımlanan versiyonu The Sunday Times’ın haberine göre, 32 yaşındaki Caitlin McNamara, 69 yaşındaki Al Nahyan’ın cinsel saldırısına uğradığını iddia etti.

Saldırının 14 Şubat Sevgililer Günü’nde, Nahyan’ın özel bir adadaki villasında gerçekleştiğini öne süren McNamara, Abu Dabi Hay Edebiyat Festivali’nin açılış hazırlıklarını görüşmek üzere orada bulunduğunu ifade etti.

Olayın ardından villadan kaçtığını ve doktor annesini arayıp tıbbi tavsiye aldığını öne süren Caitlin Mcmara, “Korkmuştum. Kendilerini kaçıranlar ve hapis tutanların elinden kurtulmaya çalışan Dubaili prenseslere ne yaptıklarını biliyordum. Bu adam, hayatımın her yönünü kontrol ediyordu, uçuşlarım, vizem gibi. Gücünü ve etkisini bilecek kadar (BAE’de) yeterince zaman geçirmiştim” şeklinde konuştu.

Gazetenin haberinde Bakan Nahyan’ın McNamara’yı aramaya devam ettiği, telefon kayıtlarının, olaydan sonraki gün Nahyan’ın 14 kez aradığını ve 16 Şubat Pazar günü de mesaj gönderdiğini ortaya koyduğu iddiasına da yer verildi.

Travma sonrası stres bozukluğu yaşıyorCaitlin McNamara, görüştüğü konsolosluk yetkililerinin, kendisine ‘ülkeyi terk etmesi ve polise şikayette bulunmaması, aksi halde gözaltına alınabileceği’ yönünde uyarıda bulunduğunu öne sürdü.

Hazırlığında görev aldığı festivalin gerçekleşmesine iki gün kala, 23 Şubat’ta BAE’den ayrılıp Umman’a geçen McNamara, 5 Mart’ta Birleşik Krallık’a döndü.

Gazetenin ulaştığı tıbbi raporda, McNamara’nın, olayın ardından travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşadığı, geceleri tekrarlanan panik ataklar geçirdiği ve uyumakta zorlandığı ifadelerinin yer aldığı belirtildi.

Polise 3 saat ifade verdiİlerleyen günlerde başkent Londra’da polise başvuran kadın, 3 saat görüntülü ifade verdi. Güvenlik nedeniyle her hafta kadının kontrol edilmesi için bir polis görevlendirildi.

Korkusunu dile getiren McNamara, “Bakanın gücü ve etkisi, bu ülke (Birleşik Krallık) de dahil olmak üzere dünyanın büyük bir bölümünü kapsıyor” şeklinde konuştu. Dava açmak istiyorNahyan hakkında evrensel yargı yetkisi kapsamında Birleşik Krallık’ta dava açıp açılamayacağı araştırılmaya başlandı.

Bu konudaki hukuki görüşün Kraliyet Savcılık Servisi’ne gönderildiği ancak henüz açıklanmadığı belirtildi. Öte yandan McNamara, festival komitesini de kendisine destek olmamakla suçladı.

Nahyan iddiaları yalanladıNahyan, iddialara ilişkin gazetenin sorularını cevapsız bırakırken kendisini temsil eden hukuk bürosundan “Müvekkilimiz, iddia edilen olaydan 8 ay sonra ulusal bir gazete aracılığıyla gelen bu iddia karşısında şaşırmış ve üzülmüştür” denildi.

Dünyanın en zengin kraliyet ailelerinden 69 yaşındaki Nahyan, Abu Dabi emiri ve BAE Devlet Başkanı olan Halife bin Zayid Al Nahyan’ın da üyesi olduğu aileye mensup.

Business Insider’a göre, dünyanın en zengin dördüncü kraliyet ailesi olan Nahyan ailesinin İngiltere’de birçok mülkü bulunuyor. Ailenin diğer bir üyesi Şeyh Mansur bin Zayed El Nahyan, Premier Lig kulüplerinden Manchester City’nin sahibi.

Continue Reading
Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar