Connect with us

Yazar

Kişisel gelişimden bütünsel gelişime geçiş ve tecrübe yazarlığı

Published

on

By

Yıllardır kitaplarımda ve seminerlerimde “Yaşadığımız başarıları, başarısızlıkları, mutlulukları veya mutsuzlukları kişisel algılayıp sadece kendimiz için yaşadığımızı düşünmek bencil ve kibirli bir bakış açısı. Devamlı yaptığımız veya derinden yaşadığımız her olayda farkında olmadan uzmanlaşırız. Bu da sizi o konuda diğerlerine yardım edebilecek kişi yapar. Yaşadığınız başarı veya başarısızlıkları başkalarına rehberlik etmek amacıyla yaşadığınızı fark ettiğiniz anda Kişisel Gelişim aşamasından Bütünsel (Holistik) Gelişim aşamasına geçtiniz demektir. Bu nedenle, ben yaşadığım her şeyi sadece kendim için değil başkaları içinde yaşadığımı düşünüyorum” diyorum.

Bunu söylediğim seminerlerden birinde bir hanımefendi, “Aydın bey hayatım boyunca ben hiçbir şey yapmadım. Hiçbir şeyde uzman değilim” dediğinde, bende kendisine “Sizde, hayatı boyunca hiçbir şey yapmamak konusunda uzmanlaşmışsınız” demiştim.

SONRADAN GÖRME!

Aşı vücudun gelecekteki muhtemel hastalıklara dayanıklılığını artırmak için, o hastalık mikrobunun vücuda az bir miktarda verilerek vücudun bu hastalığı tanıması ve ona karşı savaşmayı öğrenmesi içindir. Gün gelip hastalık mikrobu daha yüksek dozda bulaştığında, vücut aşı sayesinde daha önce öğrendiği savaşma yöntemiyle vücuda giren hastalık mikrobuyla mücadele eder ve kısa sürede iyileşir.

Bunu lütfen sadece acı olaylarla ilişkilendirmeyin. Bu aşı durumu yaşadığınız başarılar ve mutluluklar içinde geçerlidir. Çoğu insan başarıyı ve mutluluğu taşımakta zorlanır “görgüsüz, sonradan görme” dediğimiz kişilere dönüşür. Başarı veya mutluluğu taşıyabilenler arkadan gelenlere rol model olarak sevgi ve saygı görürler.

Klasik bakış açısıyla mutsuzluk veya olumsuz diye adlandırılabilecek hastalıklarla ilgili bir örnek vermek istiyorum. Yakın bir arkadaşım birkaç ciddi hastalığı hastalığın her aşamasını derinden yaşadı ve tedavi sürecinde de Türkiye’nin en iyi hastanelerinde en iyi doktorlarına tedavi oldu.

HASTA KOÇU

Kendisine aynen şunu söyledim. “Sevgili arkadaşım, sen bu hastalıklar konusunda müthiş bir tecrübeye sahipsin. İnsanların internetteki abuk sabuk tavsiyelerden yararlandığı bir ortamda, senin bu yaşadığın tecrübenin çok büyük önemi var. Hastalığı fark etme aşamasından, teşhis, tedavi aşamalarının her birinde yaşadıklarını yazıp paylaşarak bu konuda ciddi bir farkındalık yaratabilirsin. Yüzlerce hasta görmüş ve bu konuda hastalarına tavsiyelerde bulunan bir doktor bile, o hastalığı yaşamış birinin vereceği tavsiye kadar etkili olamayabilir. Sen, hastalığı yaşamış biri olarak hastalığı yaşamakta olanlarla daha iyi empati yapabilir, onun her aşamadaki sorusunu cevaplayabilirsin. Bazen senin bu hastalığı geçirdiğini bilen kişiler, seni arayıp bu konuda bilgi almıyorlar mı? Verdiğin tavsiyeler, söylediklerin işe yaramıyor mu?” dediğim de

“Hem de nasıl” diye cevaplıyor. “İşte benim de tam söylemek istediğim bu. Sen bu hastalıkları sadece kendin için mi yaşadın sanıyorsun? Senden mükemmel Hasta Koçu olur. Lütfen bunları yaz ve kitap olarak yayınlayalım.” Gelen cevap, “Ben yazar değilim ki, nasıl yazacağım?” dediğinde cevabım,

“Buna tecrübe yazarlığı deniyor. Herhangi bir süslemeye gerek yok. Sadece yaşadığını ve hissettiklerini her detayıyla yazacaksın. Şu anda sadece sana ulaşanlarla konuşup, tavsiyelerde bulunup streslerini azaltıyorsun. Kitap yazarsan Dünya çapında binlerce kişiye destek olursun.” İşte bu Bütünsel, bütünü kapsayan aşamaya geçiş olur. Maalesef o kitabı henüz yazmadı ama ben hala yaz lütfen diye hatırlatıyorum. Belki bu yazı onu harekete geçirir.

Bu konuya önemsiz veya sıradan gibi gözüken bir örnek vereyim. Diyelim ki bir başka ülkeye gittiniz ve birçok deneyimden sonra bir düzen kurdunuz. O ülkeye gidişte hiçbir yerde yazmayan püf noktası dediğimiz detaylar. Örnek havaalanından şehre ulaşım, konaklama bulma imkanları resmi olarak yapılması gereken başvurular vb. aklınıza gelebilecek her konuda işlerinizi tamamladınız. Eğer bunları sosyal medyada grup kurarak veya kurulmuş gruplarda paylaşarak insanların hayatına sağlayacağınız katkıyı düşünebiliyor musunuz? Fakında olmadan hiç tanımadıkları binlerce kişinin hayatını kolaylaştırıyorlar.

Sonuç olarak; kişisel gelişim, kişinin kendi bireysel bütünlüğünü kendindeki nitelikleri uyandırarak, temel karakterini kendi özü etrafında toplayıp, düşünce ve eylem birliğini gerçekleştirmesidir. Yaşadığınız zorluklar, karşılaştığınız insanlar başarma inancınızı ve azminizi zayıflatırsa kişilik bölünmesi yaşayabilir ve bütünlüğünüz parçalanabilir.

Uzakdoğu’da buna Mandala (Çember) yani bütünlük denir. İnsan önce kendi bütünlüğünü kurmalıdır. Aile, mahalle, şehir, ülke, dernek, ırk, din de bir bütünlüktür. Dünya boyutunda en üst bütünlük insanlık ve tüm canlı/cansız varlıklardır. Kendi merkezini bulan insan, insanlık birlik ve bütünlüğüne ulaşmış, artık kâmil insan olmuştur. Kâmillik başkasına veya diğer canlılara kullanılacak bir üstünlük değil, inancını kaybetmeden, adil ve mütevazı olup yararlı olma halidir. Kişisel bütünlüğü korumanın en iyi yolu bütünün yararına hareket ettiğimiz Bütünsel Gelişim aşamasıdır. “Bütünsel Gelişim” geride kimsenin bırakılmadığı hep birlikte gelişimdir.

 

Herhangi bir konuda bilgi ve tecrübeye sahip olup, bunu diğer insanlarla paylaşmak isteyen “Tecrübe Yazarı”, “Hasta Koçu” olmak isteyen herkese yardıma hazırım. Bütünsel gelişim aşamasına geçip bütünün yararına çalışan, bilgi ve tecrübelerini paylaşanlara sonsuz sevgi ve teşekkürlerimle.

 

Aydın Türkgücü

http://www.aydinturkgucu.net

Yorumlarınızı aydinturkgucu22@gmail.com adresine yazabilirsiniz

 

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar