Connect with us

Dünya

Prens Harry: Her gün çocuklarıma baktığımda annemin mirasını görüyorum

Prens Harry, henüz 12 yaşındayken kaybettiği annesi Lady Diana anısına düzenlenen ödüllerin açıklandığı gün samimi ve dokunaklı açıklamalar yaptı.

Published

on

“Geçtiğimiz 25 yılda sadece benim ve kardeşimin üzerinde değil hayatımızın tamamında bıraktığı izi düşünmediğim tek bir gün bile olmadı. Hepinizde onun mirasını görüyorum ve her gün kendi çocuklarıma baktığımda onun mirasını görüyorum.”

DOKUNAKLI SÖZLER

Bu dokunaklı sözler, İngiliz kraliyet ailesinin son dönemdeki en olaylı üyelerinden biri olan Prens Harry’ye ait… Henüz 12 yaşındayken kaybettiği annesi anısına düzenlenen ödüllerin açıklandığı gün işte bu sözlerle andı büyük olasılıkla sevgisine bir türlü doyamadığı Prenses Diana’yı.

YAŞASAYDI 1 TEMMUZ’DA 61 YAŞINA GİRECEKTİ

1997 yılında sevgilisi Dodi El Fayed ile birlikte Paris’te geçirdiği bir Trafik kazasında hayata veda eden Diana Spencer ya da herkesin kalbinde yer eden adıyla Galler Prensesi Diana, eğer yaşasaydı 1 Temmuz’da 61 yaşına girecekti. 25 yıl önce hayata veda eden Prenses Diana adına 1999 yılından bu yana düzenlenen ve gençleri teşvik amacını taşıyan Prenses Diana Ödülleri, yeni sahiplerini buldu. Kazananlar bir yana Prenses Diana’nın, araları giderek açılan iki oğlu Prens William ve Prens Harry’yi de kendi gölgesinde bir araya getirdi bu ödüller.

Hem Hem Harry hem de William ödül sunuş konuşmasında birbirine benzer sözler sarf etti ve artık hayatta olmasa bile annelerinin kendilerini nasıl etkilediğini gözler önüne serdi.

‘DÜŞÜNMEDİĞİM TEK BİR GÜN BİLE OLMADI’

Prens Harry konuşmasında, 1 Temmuz’un annesinin doğum günü olduğunu ve ölümünün üzerinden 25 yıl geçtiğini hatırlattı. Harry “Geçtiğimiz 25 yılda annemin sadece benim ve erkek kardeşimin değil hayatımızın tamamında bıraktığı izleri düşünmediğim tek bir gün bile olmadı. Hepinizde onun mirasını görüyorum, onun mirasının birden fazla nesli kapsadığını görüyorum” diye konuştu.

‘ÇOCUKLARIMDA ONUN MİRASINI GÖRÜYORUM’

Harry sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın her köşesinden gençlerle ve çocuklarla buluştuğumda onun mirasını görüyorum. Ve her gün kendi çocuklarıma baktığımda onun mirasını görüyorum.”

‘DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN SAVAŞMA GÜDÜSÜ’

Annesinin kendisine ve herkese daha iyi bir dünya için savaşma dürtüsü aşıladığını belirten Prens Harry “Şimdi bir eş ve bir baba olarak annemin sesi, hayatımda çok daha güçlü” diyerek sözlerini sürdürdü. Prens Harry’nin ağabeyi Prens William da ödül hakkında düşüncelerini anlattığı videoda benzer sözler sarf etti.

‘HEPİMİZ İÇİN DAHA İYİ BİR GELECEK YARATTINIZ’

Ödül kazananların ilham kaynağı bir neslin parçası olduğunu vurgulayan William, bu gençlerin eylemleriyle dünyayı değiştireceklerini belirtti. Bütün bu girişimleri hayranlıkla karşıladığını sözlerine ekledi. William ödül kazananlara “Hikayeleriniz olağanüstü. Bir çoğunuz zor zamanlarda büyük meydan okumalarla yüzleştiniz.  Ama yine de yorulmadan bariyerleri yıkıp hepimiz için daha iyi bir gelecek yarattınız” dedi.

‘YAŞASAYDI SİZİNLE GURUR DUYARDI’

“Siz annemin mirasının canlı örneğisiniz” diyen Prens William sözlerini “Biliyorum annem hepinizle gurur duyardı” diyerek  tamamladı.

PRENSES DIANA ÖDÜLLERİ:

Diana Ödülü, başkalarının hayatlarını iyileştirmek için çalışan gençleri onurlandırıyor. Adını Galler Prensesi Diana’dan alan ödül, 1999 yılında Gordon Brown başkanlığındaki bir kurul tarafından verildi. Ödül, 9-25 yaş arası bir gencin sosyal eylemleri veya insani çalışmaları için alabileceği en prestijli ödüldür.

ARİSTOKRAT BİR AİLEDE DÜNYAYA GELDİ

Diana Frances Spencer, 1 Temmuz 1961 tarihinde İngiliz aristokrasisi içinde doğdu. Edward John Spencer’in en küçük kızıydı. Annesi Frances, babasının ilk eşiydi. Eşinden boşanan Frances Spencer, Diana’yı ve bir kardeşini de alarak Londra’da Knightsbridge’deki bir apartman dairesine taşındı. Aynı yılın Noel’inde babalarını görmeye giden Spencer kardeşleri, Edward John Spencer annelerinin yanına göndermeme kararı aldı. Frances Spencer dava açsa da eski eşinin nüfuzu nedeniyle çocukları geri alamadı.

LADY UNVANI ALDI

1975 yılında büyük babaları Albert Spencer’ın ölümünden sonra babaları 8. Earl yeni Kont olunca, Diana da Lady unvanını kazandı. 1976 yılında Edward John Spencer romantik kitaplarıyla ün yapmış Barbara Cartland’ın tek kızı Raine ile evlenince, Diana için Glasgow, İskoçya’ya taşınan annesinin ve İngitere’deki babasının evleri arasında gidip gelen parçalanmış bir yaşam başlamış oldu. Okula gittiğinde Diana’nın babası ve annesi ayrılmıştı, bu Diana’ya çok zor geldi.

BAŞARISIZ ÖĞRENCİ

Diana 7 yaşındayken okula başladı. Fakat bir türlü istediği başarıyı elde edemedi. Ablası, Lady Sarah, gibi davranmaya çalıştı, biraz yaramazdı ama çok arkadaşı vardı. 1977 yılında Rougemont, İsviçre’de bulunan Institut Alpin Videmanett’e kaydoldu. Eve dönmek istedi, babasına sürekli mektuplar gönderdi ve birkaç hafta sonra eve döndü.

CHARLES, ABLASININ SEVGİLİSİYDİ:

Bu sırada henüz 16 yaşında olan Diana, ileride eşi olacak kişiyi ilk kez ablası Lady Sarah’ın flörtü olarak tanıdı.

18 YAŞINDA EVDEN AYRILDI

Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi. Lady Sarah onun için bir apartman dairesi buldu ve babası orayı satın aldı.

EVLERE TEMİZLİĞE GİTTİ:

Okuldan arkadaşları, Carolyn Pride, Virginia Pitman ve Anne Bolton ile bu apartmanı paylaştı. Londra’da kalırken yemek yapmaktan nefret etmesine rağmen yemek kursuna ve Kensington’daki Madame Vacani’s Dance Academy’ye giden Diana, daha sonra Young England Kindergarten hemşirelik okulunda iş buldu. Evli arkadaşlarının evlerinde temizlik yaptı.

YENİ BİR HAYAT KURMAK İSTİYORDU

Sonra kader onu Prens Charles ile bir araya getirdi. İlk anda bir peri masalı gibi başlayan evlilikleri iki çocuklarına rağmen karanlık bir kabusa dönüştü ve çift sonunda boşandı. Diana kendine yeni bir hayat kurmaya uğraşsa da o da olmadı. Hala üzerindeki sır perdesi tam olarak aralanmayan bir trafik kazası sonucunda henüz 36 yaşındayken hayata veda etti.

HAYAT ONA BAŞKA SÜRPRİZLER HAZIRLADI

Diana Spencer, 1980’lerin başında Büyük Britanya tahtının bir numaralı varisi Prens Charles’ın kalbini çalınca bütün dünya da onu tanıdı. O bir tür modern peri masalı kahramanıydı. Kısa sürede halkın sevgisini kazanan Diana’ya herkes geleceğin  İngiltere kraliçesi gözüyle bakıyordu. Fakat hayat ona bambaşka sürprizler hazırlamıştı.

EVLİLİK PERİ MASALI DEĞİLDİ

Lady Diana Spencer ile Prens Charles, 1981 yılında evlendi. Önce Prens William ardından da Prens Harry dünyaya geldi. Fakat, evlilikleri hiç de öyle peri masallarındaki gibi gelişmedi. Prens Charles, evli sevgilisi Camilla Parker Bowles’tan bir türlü kopamadı. Evlilikten sonra “Galler Prensesi” unvanı alan Diana’nın da onu aldattığına dair iddialar yayıldı.

1996’DA BOŞANDILAR

Evlilik, 1996 yılında Prens Charles’ın isteği üzerine bitti. Prenses Diana, iş adamı Dodi El Fayed ile birlikte olmaya başladı. Ancak 1997 yılında henüz 36 yaşındayken bugün gizemi hala çözülemeyen bir trafik kazası sonucu Paris’te son nefesini verdi.

DÜĞÜN ÖNCESİ DE ENDİŞELİYDİ

Bu konu sık sık belgeselciler ve araştırmacılar tarafından da masaya yatarılıyor. Bu konuyu ele alanlardan biri de bir süre önce TV ekranlarına gelen Charles & Camilla: King and Queen in Waiting adlı belgesele konuşan kraliyet uzmanı araştırmacı gazeteci Jennie Bond, Diana Spencer’ın düğünü öncesi hissettiği endişeleri anlattı.

MEZBAHAYA GİDER GİBİ

Kraliyet muhabiri olarak çalıştığı 1989 ile 2003 yılları arasında Prenses Diana ile de çok yakınlaşan Jennie Bond’un anlattıkları 1981’deki kraliyet düğünün kapalı kapılar ardında yaşanan ve peri masalına hiç benzemeyen gerçeklerini gözler önüne serdi. Bond, Prenses Diana’nın düğünün ardından kendisine söylediği sözleri aktardı. Bond şöyle konuştu: “Diana, özel konuşmalarımızdan birinde bana, düğün sırasında kendini mezbahaya giden koyun gibi hissettiğini anlattı.”

 

 

 

 

Haber: Hürriyet

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar