Connect with us

Türkiye

Prof. Dr. Koçak’tan kuraklık için ‘tek çözüm’ önerisi: Akılcı bir şekilde yönetmeliyiz

İklim değişikliğinin sonucu olarak İstanbul’da barajların doluluk oranı yüzde 20’ye düştü. Küresel iklim değişikliğinin su kaynaklarına olan olumsuz etkilerinin kendini göstermeye başladığını ifade eden İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Kasım Koçak, su tasarrufunun sadece kurak dönemlerde gündeme getirilmemesinin ve halkın bu konuyu davranış biçimine dönüştürmesinin altını çizdi. Koçak, ”Su kaynaklarımızı sürekli olarak korumalı, geliştirmeli ve akılcı bir şekilde yönetmeliyiz. Tek çözüm budur” dedi.

Published

on

Sıcaklık, mevsim normallerinin üzerinde seyrederken İstanbul’un aralık yağış ortalaması geçen senelere oranla yüzde 80 azaldı. İBB yetkililerinin yaptığı açıklamalara göre, geçtiğimiz aralık ayında metrekareye 21 kilogram yağış düştüğü belirtildi.

Türkiye’nin su varlığı ile su sıkıntısı çeken ülkeler arasında yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Kasım Koçak, “İstanbul için yapılan bir çalışmada şiddetli yağışların kış aylarından, buharlaşma riskinin daha fazla olduğu yaz aylarına doğru kaydığı gözlenmiştir” dedi.

“İNSANLARIN BİLİNÇLENDİRİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ”

Gazete Kolektif’ten Deniz Ogan’ın haberine göre, tarım, sanayi ve bireysel amaçlı kullanılan suyun aynı kalitede olmasının yanlış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Koçak, “Su kıtlığının çözümünde su tüketiminin sektörler arası dağılımı dikkate alınmalıdır. Türkiye genelinde toplam suyun yüzde 72’si tarımda, yüzde 12’si sanayide, yüzde 16’sı da içme ve kullanma amaçlı olarak tüketilmektedir. Gerek tarımsal, gerek sanayi ve gerekse bireysel amaçlı olsun suyu kullanan sonuçta insandır. Bu nedenle kullanıcıların bilinçlendirilmesi son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Kasım Koçak

Prof. Dr. Koçak sözlerine şöyle devam etti:

Su tasarrufu konusu sadece kurak dönemlerde gündeme getirilen bir konu olmamalı, suyun idareli kullanımı konusu sürekli olarak gündemde tutulmalı, suyun idareli kullanımı insanımızda kalıcı bir davranış biçimine dönüştürülmelidir. Deprem uzmanları yıllarca hep şu gerçeği haykırmışlardır: ‘Ülkemiz bir deprem ülkesidir, depremle yaşamaya alışmalıyız’ Ben de diyorum ki: Ülkemiz su zengini bir ülke değildir. Tersine yarı-kurak iklime sahip bir ülkedir. Zaman zaman yaşadığımız kuralıklara hazırlıklı olmalıyız. Su kaynaklarımızı sürekli olarak korumalı, geliştirmeli ve akılcı bir şekilde yönetmeliyiz. Tek çözüm budur.

Su kullanımının sektörel dağılımında içme ve kullanma suyunun yüzdesi sadece yüzde 16’dır. Su tasarrufu elbette önemlidir. İSKİ’nin önlemleri de büyük önem taşır. Ancak su kullanımında aslen payın diğer sektörlerde olduğu gerçeği de unutulmamalı.

SU KAÇAKLARI EN AZA İNDİRİLMELİ

Suyun barajdan çıkıp kullanılacağı yere gelene kadar çeşitli kayıplara uğradığını söyleyen Prof. Dr. Koçak, “Bunlar sırasıyla buharlaşma kayıpları, sızma kayıpları, şebeke kayıpları ve bilinçsiz su tüketiminden kaynaklanan kayıplardır. Bu kayıpların dünya standartlarına çekilmesi sağlanmalıdır. Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinden hareketle barajların yapımı için yer seçimi dikkatlice yapılmalıdır. Şehir şebekesinin periyodik bakım ve yenilemesi asla ihmal edilmemelidir. İstanbul’da şebekeden kaynaklanan su kaçakları ortalama yüzde 25 civarındadır. Bu kaçaklar minimum bir düzeye indirilmelidir” dedi.

 

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar