Connect with us

Magazin

Yok artık! ‘Nusr-et’de şimdi de 37 bin sterlinlik fatura ortaya çıktı!

Londra’da açılan Nusr-et restoranındaki fiyatlar hem Türkiye’de hem İngiltere’de çok tartışılıyor. Son bomba ’37 bin sterlinlik fatura’ “Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar” derler. Nusr-et’in fiyatlamayı çok doğru belirlediğini düşünüyorum. Neden mi gelin anlatayım…

Published

on

By

Londra’da açılan Nusr-et restoranındaki fiyatlar hem Türkiye’de hem İngiltere’de çok tartışılıyor. “Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar” derler. Nusr-et’in fiyatlamayı çok doğru belirlediğini düşünüyorum. Neden mi gelin anlatayım…

Green Lanes ile Knigstbridge fiyatları aynı değil. Olması da mümkün değil. Nusret açtığı restoranda fiyatı normal dediğimiz seviyede tutsaydı (ki buda Green Lanes ile bölge farkını göz önüne alırsak kira vs.), misal Green Lanes’e göre 3 ya da 4 misli fazla tutsaydı büyük hata yapmış olurdu. Dünya markası Nusr-et açıldığı gibi kapanırdı!

Dünyadaki en pahalı el çantası 3.8 milyon dolar.

El çantalarına 1, 2 ya da 3 milyon dolar para verenler var. Bazılarında ne altın ne elmas taşlar var sadece deri! Ve benim evimden daha pahalı. Bu çantayı taşıyanlar “Ben en üst sınıftanım” diyor. Çantanın değeri 300 dolar bile olsa 300 bin dolar verenler; çanta 300 dolara satılırsa o çantayı almaz. Çünkü o fiyata satılan bir ürün onların sınıfını temsil etmiyor olurdu.

Nusr-et alt ya da orta sınıfa hitap etmiyor, en üst sınıfa hitap ediyor. Gecede, 4 kişilik bir masadan 37 bin sterlin alabiliyor. Bu para orta sınıf bir İngiliz ailesinin yıllık kazancına denk geliyor. Bir yılda kazanılan parayı bir gecede kazanmak bir başarıdır. Bu dünya markası olabilmektir!

Nusret’i eleştiren ama benim gibi İngiltere’de yaşayanlara sesleniyorum: ‘Kapitalist bir ülkeye geldik. Genel olarak da kapitalizmi kurallarına göre oynuyoruz.’ İş kuran, ev alan ve evini kiraya veren insanlar var. Olmayanlar da olması için mücadele ediyor. Bu parayı bir gecede kazanabilecek bir marka oluştursaydınız size de herkes şapka çıkarırdı!

Nusret’e veryansın edenleri anlamıyorum.  3 milyon dolara el çantası satılıyor. Bu adamları eleştirenler pek yok. Çünkü Türk değiller. ‘Nusret şanslıydı ya da birileri yardım etti’ diyenler var ama Türkiye çok ünlü olmadan önce bile Nusret iyi bir şef olarak biliniyordu zaten. Nusret bir masandan 37 bin dolar kazanabiliyorsa fiyatları doğru belirlemiş bence.

Nusr-et faktörü

İngiliz TV yıldızı Gemma Collins: “Nusret’te bir biftek için 1450 sterlin ödedim” dedi. Bu kadın kim duymamıştım ama birçok gazetede haberi çıktı. Milyonlar onun fotoğraflarını gördü ve haberini okudu. Gemma Collins kendi haberini yayınlayan gazetelere ilan vermek istese aynı etkide bir reklam için belki toplam 10 milyon sterlin isteyeceklerdi. Tüm bu tanıtım reklamını 10 milyon sterlin yerine Nusr-et’de et yiyerek 1450 sterline halletti.

Ego faktörü

Ben Nusr-et’e gidip bin, “5 bin ya da 37 bin sterlin harcayabiliyorum” demek ve bunu faturanın fotoğrafını çekip paylaşarak herkese duyurmak insanın ego ihtiyacından kaynaklanıyor. Dubai’de bir adam D5 araba plakası için 7 milyon 324 bin pound ödemiş. Araba dahil değil. Sadece plaka!

Sınıf faktörü

Benim bir plaka için ya da sırt çantası için o kadar ödeyecek param yok. 2. el ürünler alan çevreci orta sınıf bir vatandaşım. Ama bir çanta için biri milyon dolar ödenmesini, bir et yemek için 37 bin dolar ödenmesini eleştireceksek bu ürünleri yapanı ya da alanı değil de sistemi eleştirmek gerekiyor. Sistemi eleştirmekle kalmayıp düzeltmek için uğraş vermek gerekiyor. Oturduğumuz yerden ‘yuh’ deyince sistem düzelmiyor.

Sistem ‘halkı ne kadar zorlayabiliriz ne kadar ezebiliriz’ diye test ediyor. Poll-tax kelle vergisini araştırın. Fakirlerden kelle başına daha fazla vergi alınması önerildi. Halk birleşti ve Thatcher istifa etti. Halkın birleşmesi her zaman bir plakaya 7 milyon verenleri korkutur. İngiltere’de yapılacak genel seçimlerde önümüzde iki lider var. Al birini vur ötekine. İlla da bir parti bulmak zorunda değiliz. Halk sokaklara çıktığında sistem geri adım atıyor. Halk birleştiğinde güzel şeyler oluyor.

Siz insanları sağcı, solcu, şu milliyetten, şu dinden diye ayırınca sistem kazanıyor. Misal emeklilik yaşı git gide uzatılıyor. Öğrenci yardımları kesildi ve üniversiteler paralı oldu. Elektrik ve gaz fiyatları 3 misli arttı. Gıda ve petrol sıkıntısı olacak. Dilin, dinin ve rengin ne olursa olsun bu durum herkesi etkiliyor. Boş eleştiri yapmak yerine birlik olalım ve sistemi düzelmek için uğraşalım… Yoksa Nusret’e ödenecek fiyattan ziyade marketten alınacak ete verecek parayı bulamayabiliriz…

 

Mete Murat Metin

Londra Gündem Yayın Koordinatörü

İngiltere Vize Danışmanı

Advertisement
Advertisement

En Çok Okunanlar